21 Eylül 2020 Pazartesi / 3 Safer 1442
Gece modu

Çin'de devrimin başladığı kentte devrimin partisi sorgulanıyor

Çin'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) toplum sağlığını etkilemeye devam ederken, virüse müdahale şekli ve hükümetin şeffaf olmadığı eleştirileri hızla yayılıyor. Ağır bürokrasi ve yerel yetkililerin sorumluluk almaması nedeniyle hem virüsün ciddiyetine geç varıldı hem de bilgi ve veri akışı gecikti. Merkezi yönetimin salgınla mücadele söylemi kamuoyuna göre sadece göstermelik.

AA / Ali İhsan Çam / Tevfik Durul19 Şubat 2020 Çarşamba 11:18 - Güncelleme: 19 Şubat 2020 Çarşamba 11:32

Çin'in modern tarihinin şekillenmesinde önemli yeri olan Vuhan, ülke tarihindeki en yıkıcı günlerini yaşıyor. Çin'de binlerce yıllık imparatorluğun devrildiği milliyetçi devrim 1911'de bu şehirde başlamış, sonrasında Çin Halk Cumhuriyeti'ni kuran Mao Zıdong yine bu şehrin Yangzı Nehri kıyılarında 72 yaşında yüzerek poz vermişti. Çin'in yakın tarihindeki en büyük siyasi kargaşalardan "Kültür Devrimi"nin ilk adımları bu şehirde 1966'da Mao'nun ziyaretinde atılmıştı.

Bir asırdır ülke siyasi tarihinin kritik dönüm noktalarının yaşandığı yerlerden Vuhan'da 12 Aralık 2019'da canlı hayvan pazarından çıktığı söylenen Kovid-19 salgını ile dünyanın en büyük karantina uygulaması ve korku bulutu yaklaşık 60 milyon nüfuslu eyaletin üzerine çöktü.

Virüsle ilgili birçok veri ve bilginin bölgenin parti yetkilileri ile yöneticileri tarafından geç paylaşılması, partinin şeffaf olmayan yapısını tekrar sorgulattı. Zira yetkililerin her veriyi paylaşmak için bir üst makamdan onay alarak sorumluluktan kaçınması, anlık paylaşılması gereken basit veriler için bile merkezi yönetimden onay almaya çalışılması gibi ağır bürokrasi virüsün ciddiyetinin geç farkına varılmasına neden oldu. Sistemi herkesten iyi tanıyan halk, bu ağır işleyişin farkına vardığında ise virüs eyaletin her köşesine yayıldı. Virüsün ilk çıkış anında durumun vahametinin farkına varılmaması Bahar Bayramı nedeniyle dünyanın en büyük iç göçünün yaşandığı ülkede, milyonlarca potansiyel taşıyıcının yaklaşık 1,4 milyarlık ülkeye yayılmasıyla katastrofik bir duruma dönüştü.

Virüs yayılmadan önce bölgedeki birçok bürokrat, parti yöneticisi, sağlık personeli ya da kolluk gücünün Bahar Bayramı tatili için eyaletten ayrılması, zaten hayatın durma noktasına geldiği eyaleti çaresiz durumda bıraktı. Bölgede sadece acil durumlar için sınırlı sayıda sağlık ve kolluk gücünün olması, hantal bürokrasinin bilgi paylaşımında ağır hareket etmesi virüsün kaynağından yayılmasına neden oldu. Halk nezdinde bu durum merkezi yönetimin kendini korumak için bürokrasiyi kullandığı ve "harcanabilir yetkililer" ile kendi bekasını sağlayacağı inancının oluşmasına neden oldu.

- "HÜKÜMET BİR ÖZÜR BİLE DİLEMEDİ"

Halkı doğrudan bilgilendirmeye çalışan ve virüsü ilk kez duyuran Dr. Li Vınliang hakkında soruşturma açılması, Li'nin sonrasında da virüse yakalanıp ölmesi de kamuoyunda öfke ve güven sorununa neden oldu. Merkezi yönetim, kamuoyu tepkisini hafifletmek ve Li'nin ölümünü soruşturmak için ekip gönderse de halk nezdinde itibarı olmadı.

AA muhabirinin ülkede yaygın kullanılan devlet kontrolündeki sosyal medya aracı WeChat üzerinden irtibat kurduğu Çinliler, Çin Komünist Partisi (ÇKP) yönetiminin krizin ilk patlak verdiği andan bu yana konuyu ele alış şekline ilişkin şikayetlerini dile getirdi.

Şıncın'da enerji sektöründe çalışan Cang soyisimli bir vatandaş, temel ihtiyaç ürünlerinin tedarikini internet üzerinden sipariş yoluyla yapabildiğini belirterek şunları söyledi:

"İlk başta yetkililer, virüsün insandan insana bulaşmayacağını açıklamıştı. Bu nedenle insanlar çok rahattı. Vuhan'da sosyal hayat normal seyrinde devam etti. İnsanlar sokaklarda, restoranlarda, eğlence yerlerinde keyifle vakit geçirmeye devam etti. Bahar Bayramı tatili nedeniyle ülke genelindeki seyahat trafiğini de bu duruma ekleyince şu andaki duruma geldik. Şu anda, gerçek bir ev hapsindeyiz. Bazen hava almaya çıkabiliyoruz. Bu da hapishaneden farksız."

Cang ayrıca görevden alınan yerel yetkililerin sadece "günah keçisi" olduğunu belirterek "Salgın tehlikesine karşı insanları uyaran doktorları halkta panik ve korkuya yol açtıkları için tutukladılar. Dr. Li öldü ve hükümet şimdiye kadar bir özür bile dilemedi." şeklinde konuştu.

Sistemin çarkları çalışmaya başladığında ise bu ay başında Hubey eyaletinde virüsten en çok etkilenen Huanggang şehrinde 337 görevli, virüsün kontrol edilmesinde başarısız oldukları gerekçesiyle sorumlu tutuldu. Sonrasında çok sayıda yerel yetkili başarısızlığından ötürü ya teşhir edildi ya da görevden alındı. Geçen hafta pazartesi, önce eyaletin en üst düzey iki sağlık yetkilisi, sonrasında da eyaletin parti sekreteri Ciang Çaoliang'ın görevine son verildi.

ÇKP'nin propaganda sistemi her ne kadar virüs krizinde yaşananları ülkenin "gücünü sergileyen bir gösteriye" dönüştürmeye çalışsa da kamuoyu nezdinde çok karşılık bulamıyor.

- "ÇİN MEDYASININ HABERLERİNE İNANMIYORUM"

Ülkede devlet sistemi henüz virüsle mücadeleye başlamadan, virüs olduğuna ilişkin kanıtlar sunan yetkili isimlerin açıklamaları ve sosyal medya haberleriyle mücadeleye girişti.

Virüs tedbirlerini gereken hızda alamayan sistem, sosyal medyada parti ve liderlik mekanizmasını suçlayan paylaşımlarla mücadelede kolları çoktan sıvamıştı. Virüsün çıktığı günden itibaren sosyal medya tartışmalarının ülkenin "dijital Çin Seddi" tarafından sansürlenmesi kamuoyunun tepkisini çekti.

Partinin virüs salgınını ele alış şeklinin sıklıkla eleştirildiği Çin sosyal medyasında bu tür paylaşımlar her yerde gözü olan "büyük birader" tarafından hızla silinirken, Pekin'in enformasyon kontrolünü her geçen gün sıkılaştırması dikkatten kaçmıyor.

Pekin'de yaşayan reklam sektörü çalışanı Liu soyisimli bir vatandaş, günlerdir evden çıkmadığını anlattı. Devletin krizi çözmek yerine örtbas etmeye çalıştığı görüşünü savunan Liu, "Vuhan'dan Çin medyası aracılığıyla gelen haberlere açıkçası çok inanmıyorum. Taraflı haber sunuyorlar ve her şeyi sürekli iyi gösteriyorlar." ifadelerini kullandı.

Şanghay'dan Song soyadlı bir finans sektörü çalışanı de "Virüsü ilk kapan kişinin kim olduğu, nerede kaptığı, kimlerle görüştüğü, nasıl yayılmış olabileceği sorularına doğru dürüst cevap veren bir yetkili hala yok." dedi.

- "HERKES ANCAK KENDİ ATTIĞI MESAJI OKUYABİLİYOR"

Vuhan'da şu anda tam olarak neler olduğunu bilmediklerinin altını çizen Song, "Burada (WeChat) konuşmaktan korkuyorum. Salgınla ilgili mesajlar paylaştığımız bazı sohbet gruplarını kapattılar. Herkes kendi attığı mesajın gittiğini sanıyordu ama sonra fark ettik herkes sadece kendi attığı mesajı okuyabiliyordu." ifadelerini kullandı.

Song, Çinli yetkililerin salgın tehlikesine karşı önlem almaktansa sansür uygulamayı öncelediğini vurgulayarak "Vuhan'da virüs tehlikesinin büyüklüğüne dikkati çeken 8 doktor halkta yersiz korku ve panik oluşturdukları için geçen yıl aralıkta tutuklandı. Onlardan biri olan Dr. Li virüse kurban gitti." diye konuştu.

Hükümetin şeffaflıktan uzak, gücün parti ve devlet başkanlığı makamında yoğunlaştığı, halka ideolojinin aşırı vurgulandığı disiplinli tavrı, bu krizde halkı Pekin yönetiminin etrafına kenetleyemedi.

Ulusal ya da uluslararası birçok krizde partinin yanında duran ve destekleyen halkın salgında merkezi yönetime geçmişe oranla aynı şekilde destek vermemesi dikkati çekiyor.

- Şİ'NİN TOPLUM ÖNÜNE GEÇ ÇIKMASI SORGULANIYOR

Çin geleneksel kültüründe halk her zaman imparator yerine yerel otoriteyi suçlar ancak bu sefer kamuoyu ilk kez doğrudan merkezi yönetimi suçladı. Virüs krizinin başından bu yana Devlet Başkanı Şi Cinping'in toplum karşısına çıkmaması uzun süre sorgulandı. Geçen haftaya kadar medyada ya da "halkın arasında" görünmeyen Şi Cinping, yüzünde maskesiyle Pekin'deki bir hastanede alınan önlemleri denetleyen görüntüsüyle poz verdi. Şi'nin yetkililerden bilgi alırken ve ateşi ölçülürken çekilen maskeli fotoğrafları kamuoyunda beklenen karşılığı bulmadı.

Virüsle nasıl mücadele edileceğine dair Politbüro merkezi komitesiyle 3 toplantı yapan Şi, birçok önlemin alındığını, alınmaya devam edeceğini söyledi. Şi'nin salgınla mücadelede daha fazla çaba harcanması ve salgının önlenmesine yönelik çalışmaların güçlendirilmesi gerektiği yönünde açıklamaları ise halk nezdinde sadece retorik olarak değerlendirildi, kamuoyunda merkezi yönetime karşı öfkeyi dindirmedi.

Çin'in gecikmiş de olsa virüs salgınına karşı milyonlarca kişinin yaşadığı eyaletin kapatılması, 10 günde iki dev hastanenin inşası, on binlerce kişinin mobilize edilmesi gibi devasa tedbirleri takdir toplarken, salgının başından bu yana uyguladığı sansür politikaları da eleştirilmeye devam ediliyor.

Dolayısıyla yeni tip koronavirüs salgınının devam etmesi Çin'in yaşadığı en büyük sağlık sorunlarından biri olmanın ötesinde, ülkenin siyasal ve idari sisteminin içine de yayılarak halkın partiye olan mutlak inancını ve ideolojiye bağlılığını sarsan politik bir sorgulamayı da beraberinde getirebilir.