14 Nisan 2021 Çarşamba / 2 Ramazan 1442
Gece modu

2019'da Rusya ile ABD ilişkileri daha da kötüye gitti

Geride bıraktığımız 2019 yılında Rusya ve ABD silah kontrolü, Türkiye, Orta Doğu, Avrupa, Latin Amerika ve gaz tedariki gibi birçok meselede karşı karşıya geldi.

30 Aralık 2019 Pazartesi 14:16 - Güncelleme: 30 Aralık 2019 Pazartesi 14:23

ABD ile Rusya arasındaki bazı kronik anlaşmazlıklar  2019 yılında daha da derinleşti. 2020'de yapılacak başkanlık seçimleri yaklaşırken, iki ülke arasında uzlaşının sağlanacağı sıcak bir atmosfer henüz yok.

SİLAH KONTROLÜ


2019'da ilişkilerin iyiden iyiye kötüleşmesindeki önemli etkenlerden biri 'silah kontrolü' meselesi... Dünyanın en önemli iki silahlı gücü ABD ve Rusya arasında silah kontrolünü sağlayan temel anlaşmalardan biri olan Orta Menzilli Kuvvetler (INF) anlaşması, bu yıl tamamen yürürlükten kalktı.


INF anlaşmasının bitmesinden sonra Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşması (START), iki nükleer gücü karşılıklı olarak sınırlayan tek anlaşma olarak kaldı.


2021'de sonra erecek START anlaşması ile ilgili son dönemlerde açıklamalarda bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, START'ın uzatılması ile ilgili Washington yönetimine tekrar tekrar çağrıda bulundu. Ancak Putin'in davetlerine herhangi bir cevap gelmedi.


Rusya her ne kadar anlaşmaya hazır olduğunu bildirse de, nükleer gücünü artırmaya devam ediyor.


TÜRKİYE VE ORTA DOĞU'DAKİ MESELELER


2019'da iki ülke arasındaki ilişkileri baltalayan bir diğer mesele de Türkiye ve Orta Doğu ile ilgili bazı meseleler...

Rusya'nın NATO üyesi Türkiye'ye en gelişmiş hava savunma sistemi S-400'ü satması, ABD tarafından tepkiyle karşılandı. ABD bu alımından dolayı Türkiye'yi F-35 programından çıkarmayla tehdit ederken, Rusya Türkiye'ye Su-35 satmayı teklif etti.

Ekim ayında Rusya ve Türkiye Suriye'de ortak devriyelere başladı. Türkiye ABD'nin terör örgütü PKK/YPG'ye verdiği destekten rahatsızken Rusya, ABD birliklerinin Suriye'deki petrol tesislerini yağmalamakla suçladı.

Öte yandan Rusya, ABD'nin İran'la yapılan nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilme kararına tepki göstererek, olası sıkıntıların ABD kararının sonucu olacağını savundu.

GAZ TRANSFERİNİ HEDEF ALAN YAPTIRIMLAR


Bu ayın başlarında ABD Kongresi, Baltık Denizi altındaki Avrupa ülkelerine yılda 55 milyar metreküp gaz taşıyacak Nord Stream-2 (Kuzey Akım-2) ve Türkiye üzerinden Güneydoğu Avrupa ülkelerine 15.75 milyar metreküp gaz taşıyacak Türk Akım projelerine yönelik yaptırımları içeren 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasasını onayladı.


Trump'ın imzasıyla yürürlüğe giren savunma bütçesi, Almanya, Türkiye ve Rusya tarafından tepkiyle karşılandı.
Yaptırımların Uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirten Kremlin, ABD'nin haksız rekabet peşinde olduğunu ve projelerin başarıyla bitirileceğini açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump ise, projenin Avrupa'nın Rusya'ya bağımlılığını artıracağını iddia ederken Moskova, Trump'ın eleştirisinin ABD'ye daha pahalı sıvılaştırılmış doğal gazın Avrupa'ya satışını teşvik etmeyi amaçladığını ileri sürdü.


LATİN AMERİKA

Rusya Venezuela'da, ABD'nin desteklediği darbeci Guaido'ya karşı meşru devlet lideri Nicolas Maduro'nun yanında yer aldı.

Putin, Eylül ayında Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro ile Kremlin'de bir araya geldi ve kendisine Maduro'nun hükümeti ile muhalefet arasındaki kuracağı diyaloğa destek vereceğini belirtti.


Putin, Rusya'nın Venezuela'da Rus yapımı askeri teçhizatın bakımını yapma, yedek parça sağlama ve servis merkezleri oluşturma yükümlülüklerini yerine getireceğini söyledi. Rusya, Venezuela'daki madencilik projelerine yaklaşık 1 milyar ABD doları yatırım yapabileceklerini de dile getirdi.


ABD yaptırımlarının Latin Amerika'daki bir diğer hedefi Küba'ya giden Rusya Başbakanı Dmitry Medvedev, ekim ayında gerçekleşen ziyarette yarım asırdan fazla bir süredir işbirliği içinde oldukları ülkeye yönelik ABD yaptırımlarını sert bir dille eleştirdi.


Küba Başkanı Miguel Diaz-Canel'in ziyareti ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Putin, iki ülkenin uluslararası arenada birbirlerini desteklediğini ve Moskova'nın Havana'nın bağımsız tavır ve egemen politikasını gayet iyi anladığını söyledi.


Geçtiğimiz günlerde Rus Haber Ajansı'na (TASS) Dışişleri Bakanı Lavrov, ABD'nin kıtayı (Latin Amerika) jeopolitik çıkarlarına uygun olarak yeniden şekillendirme girişimleriyle kaygılı olduklarını belirtti.