04 Mart 2021 Perşembe / 20 Recep 1442
Gece modu

Libyalı gazeteci Zubeyr: Libya'da Kaddafi rejiminin 42 yıllık mirası Hafter ile devam ediyor

Libya, devrik lider Muammer Kaddafi'nin 20 Ekim 2011'de feci şekilde ölümünün 9'uncu yılını geride bırakırken, ülkedeki iç savaş ve bölünmüşlük hala devam ediyor.

AA21 Ekim 2020 Çarşamba 11:14 - Güncelleme: 21 Ekim 2020 Çarşamba 11:15

Bir yandan ülkenin doğusundaki gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter milislerinin saldırı tehdidi devam ederken, bir yandan da hayat pahalılığı, elektrik kesintileri ve maaşların ödenmemesi gibi sosyo-ekonomik sorunlarla boğuşan Libyalılar, Kaddafi rejiminin yıkıldığı 2011'den bu yana arzuladığı istikrar ve güvenlik ortamına kavuşamadı.

Ülkedeki siyasi krizin gölgesinde devam eden bu iç karışıklıklar ve bölünmenin getirdiği zorlu yaşam koşulları nedeniyle, Kaddafi rejiminin hüküm sürdüğü eski günleri tercih eden Libyalılar da bulunuyor.

- Rejimin son yılları: Dışarıdaki olumlu tablo, ülke içine yansımadı

Kaddafi yönetiminin son yıllarında, rejime uygulanan uluslararası yaptırımlar kaldırıldı ve Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve ABD ile diplomatik ilişkilerin yeniden başladığı bir döneme geçildi.

Ancak, uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarına da yansıdığına göre, dış politikada olumlu seyreden bu tablonun aksine, ülke içinde reform adımları atılması noktasında neredeyse hiçbir şey değişmemişti.

Uluslararası Af Örgütü, rejimin yıkıldığı 17 Şubat (2011) Devrimi'nden sadece aylar önce, Haziran 2010'da yayımladığı raporda, Libya yönetiminin, "insan hakları ihlalleriyle dolu geçmişini silmek için verdiği sözleri yerine getirmediğine ve bu ihlallerin tekrar etmeyeceğine dair hiçbir garanti sunmadığına" dikkati çekti.

- Rejimin 42 yıllık mirası

AA muhabirine konuşan, Libyalı aktivist ve serbest gazeteci İsam Zubeyr ise, bugün yaşanan sorunların, eski rejimden kalma 42 yıllık siyasi miras ve hasardan kaynaklandığı görüşünü paylaşıyor.

Zubeyr, "Kaddafi’nin ölümü duyurulduğunda Libya halkının çoğu bu haberi coşkuyla karşıladı. Ama Kaddafi’nin yönetim dönemi ve o dönemin uygulamaları, ihlaller ve zulümler bir kerede unutulup gidemeyecek kadar uzun sürdü." ifadelerini kullandı.

1969 yılında yaptığı darbe ile başa gelen Kaddafi'nin devletin anayasasını yürürlükten kaldırdığına işaret eden Libyalı aktivist, "Ülke artık anayasaya göre yönetilmiyordu. Libya'da, onun deyimiyle devrim dönemi geçerli oldu. Bu devrim, kanunlara dayanmıyor, sürekli değişim gerektiriyordu. Sürekli olan kanunlar sadece kendi rejimini sağlamlaştıran kanunlardı. Diğer kanunlarsa, kişilere göre değişiyordu." diye konuştu.

- "Yarının Libyası projesi, Seyfülislam'ın yönetime geçmesi içindi"

Kaddafi yönetiminin hüküm sürdüğü on yıllar boyunca "Libya'nın en temel altyapı ihtiyaçlarını bile karşılamadığını" vurgulayan Zubeyr, bu durumun rejimin son yıllarında değişim gösterdiğini şöyle anlattı:

"(Kaddafi) Son günlerinde konut inşa etmek ve havaalanlarını yenilemek gibi girişimlere yöneldi. Ancak bunlar 2010 yılına tekabül ediyor, başlangıçtan beri olan bir şey değildi. Ardından "Yarının Libyası" adında bir projeyle görünürde demokrasiye doğru bir hamle yaptı. Ama bu adım, oğlu Seyfülislam'ın başa geçmesi için oluşturduğu bir atılımdı. Onun döneminde ne demokrasi vardı ne de siyasi partiler. Sadece kendisi ve yandaşları yönetimde söz sahibiydi."

Zubeyr, şöyle devam etti:

"Oğlu Seyfülislam'ın yürüttüğü ve bazı demokratik birtakım açılımlar vadeden Yarının Libyası projesi başarısız oldu. Yarının Libyası akımı ile, Kaddafi rejimini temsil eden eski hareketin sembol isimleri arasında çatışma vardı. Bu yüzden açıkçası, bugün gördüğümüz, Libya halkının ne yapacağını ve geleceğini nasıl belirleyeceğini bilememesine neden olan siyasi kültürün olmayışının bir sonucu. Hala hedefini belirleyemedi. Bunu, hiçbir hedef ve değer taşımayan çatışmalarda gençlerin öldürülmesinden görüyoruz. Dahası, bazı siyasi akımlar dış ülkelerin hesabına hareket ediyor ve bunun bir ihanet ve vatanseverlikten yoksun olmak demek olduğunu da görmüyor. Bu da büyük oranda Kaddafi rejiminin mirasıdır. Çünkü 42 yıldan fazla sürdü bu rejim. Yani sadece bir nesil değil, nesillerce süren bir rejimden söz ediyoruz."

Zubeyr, Kaddafi döneminde ülkede bir güvenlik ortamının olduğu görüşüne katılsa da, bunun "baskı ve güçle sağlandığını" kaydetti ve "Bu güvenlik ortamı, tamamen Kaddafi'nin kendisinin varlığına bağlıydı ve kendisini korumak içindi." dedi.

- Kaddafi'nin mirası bugün Hafter ile devam ediyor

"Libya krizinde bugünkü sorunları oluşturanların da Kaddafi döneminin yetiştirdiği kişiler" olduğunu savunan aktivist, Libyalıların, "hala eski düzenin kalıntılarının derdini çektiğini" söyledi.

Zubeyr, "nesiller boyu süren Kaddafi mirasının bugün Hafter ile yaşamaya devam ettiğini" vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Bu düzen, Afrika'nın krallıklarından biri olma dışında bir amaç taşımayan, (Kaddafi'nin) lider, hoca, mühendis gibi egoist lakaplar benimsediği otoriter bir düzendi. Maalesef devrimden sonra bile bu zihniyet hala devam ediyor. Devrim sürecinde bu zihniyete tabi olanlar devletten tamamen temizlenmedi. Eski rejim yanlıların siyasetten tamamen men edilmesi başarısız oldu. Nesiller boyu süren bu Kaddafi mirası bugün Hafter ile yaşamaya devam ediyor. Buna göre çözüm, demokratik yollarda değil, askeri lider figürünün demir yumrukla ülkenin başında olması olarak görülüyor. Bunu Hafter'e baktığımızda görebiliriz. Vatana ihanet etti. Halkını öldürüyor ve ülkenin altyapısını çökertiyor. Bunu ne uğruna yapıyor? Eğer derdi makamsa, seçimlere girerek bunu Libyalılardan isteyebilirdi. Ancak Hafter'i destekleyen ülkeler, onun uyguladığı yöntemleri destekliyor."

Libyalı gazeteci, "Devrim öncesinde Libyalıların durumu daha iyiydi" görüşüne ise, şu karşılığı verdi:

"Bu, manipülasyondan kaynaklanan çok yanlış bir yaklaşım. Arap devrimleriyle birlikte birçok kesimin çıkarları zarar gördü. Örneğin Libya'ya bakarsak, 2011'deki devrimin ardından Ulusal Kongre kuruldu ve devrimciler 2012'deki seçimler yoluyla yönetimi halka teslim etti. Ancak soruna neden olan karşı-devrim yanlısı ülkelerin desteklediği silahlı gruplardı. Çünkü bu ülkelerin çıkarları zarar gördü."

Zubeyr, şunları kaydetti:

"Bilinmesi gerekir ki devrimin ardından 2012, 2013 ve 2014'te Libya'da halkın gelir düzeyi önemli oranda arttı. Libyalılar maddi sıkıntı çekmiyordu. Bilakis dolar kuru 1.4 dinardı. Hafter'i 2014'te bunun üzerine getirdiler ve o da devrimi yok etmek için silahlı çatışmayı başlattı. Bu yüzden ne söylendiğine değil, bu devrimlerin engellenmesinin nedenlerine bakılmalıdır. Kim engelliyor? Uluslararası kamuoyu tarafından desteklenen savaş suçluları (engelliyor). Çünkü uluslararası kamuoyu, halkların özgürlük taleplerinin ve gelecek beklentilerinin bastırılmasının çok zor olduğunu gördü ve içlerinden devrimi yok edecek böyle hainler çıkardı."