21 Ocak 2026 Çarşamba / 3 Saban 1447

Maduro krizi AP'de: Uluslararası hukuk askıya alınamaz

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, Nicolas Maduro'nun demokratik meşruiyeti olmadığını savundu ancak egemenlik ve toprak bütünlüğünün tartışmaya açılamayacağını vurguladı.

AA20 Ocak 2026 Salı 22:36 - Güncelleme:
Maduro krizi AP'de: Uluslararası hukuk askıya alınamaz

Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu'nda Venezuela'daki son durum ve AB'nin politikası ele alındı.

Burada konuşma yapan Kallas, Maduro'nun "demokratik meşruiyetinin" bulunmadığını savundu.

Kallas, "Demokratik meşruiyetin olmaması uluslararası hukuku askıya almaz. Egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı tartışılmaz." diyerek Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi üyelerinin BM Şartı'nda yer alan bu ilkeleri korumada "özel sorumluluğu" olduğunu söyledi.

AB'nin çıkar ve ilkeleri doğrultusunda Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez dahil ülkedeki yetkililer ve sivil toplumla işbirliği yapmada kararlı olduklarını kaydeden Kallas, Venezuela'nın geleceğinin Venezuelalılar tarafından belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Kallas, AB'nin Caracas'taki temsilcisinin geçen hafta Rodriguez'le bir araya geldiğini belirterek, görüşmede Birliğin tüm tutukluların derhal koşulsuz olarak serbest bırakılması talebini, Venezuela'nın "insan hakları ve hukukun üstünlüğüne saygı konusunda somut adımlar atması halinde ilişkileri derinleştirmeye hazır olduğu" mesajını ve ülkede müzakereye dayalı kapsayıcı bir süreci destekleme taahhüdünü vurguladığını aktardı.

Ayrıca Kallas, ABD'nin askeri müdahalesinden bu yana Venezuela'da gözaltında bulunan 20'den fazla AB vatandaşının serbest bırakıldığını aktardı.

Öte yandan oturumda konuşan bazı milletvekilleri ABD askeri müdahalesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade ederken, diğerleri ise bu müdahalenin Venezuela'da demokratik geçiş için fırsat oluşturduğunu savundu.

NE OLMUŞTU?

Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 3 Ocak'ta yerel saatle 02.00 sularında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.

Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.

Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD'ye destek verenler de olmuştu.