Türkiye'nin savunma sanayi alanında attığı adımlar bölge ülkeleri tarafından yakından takip ediliyor. ABD merkezli Bloomberg, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan'la şekillenmesi muhtemel bir savunma paktına katılma isteği bulunduğunu ileri sürdü.
Haberde, üç ülkenin askeri alanda ortak bir çatı altında toplanabileceği belirtilirken, kurulması planlanan ittifakın "Birine yapılan saldırı, tümüne yapılmış sayılır" anlayışıyla kurgulandığı ifade edildi. Bu yaklaşımın, NATO'nun 5'inci maddesinde yer alan kolektif savunma ilkesine benzerlik taşıdığına dikkat çekildi.

Bloomberg'in aktardığına göre Türkiye, söz konusu savunma yapılanmasına dahil olmak için ileri düzey temaslar yürütüyor. ABD basını, yeni ittifakın kısa vadede hayata geçirilmesinin güçlü bir olasılık olduğunu öne sürerken, haberde üç ülkenin askeri ve stratejik kapasitesi de ayrı ayrı ele alındı.
Bu kapsamda Suudi Arabistan'ın finansal gücü ön plana çıkarılırken, Pakistan'ın savunma altyapısı ve balistik füze kabiliyetlerine vurgu yapıldı. Türkiye için ise özel bir değerlendirme yapılarak, Ankara'nın güçlü ordusu ve hızla gelişen savunma sanayisi sayesinde olası ittifakta kilit aktörlerden biri olabileceği iddia edildi.
Öte yandan, Türkiye cephesinden söz konusu savunma paktına ilişkin şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadığı da haberde hatırlatıldı.
MÜSLÜMAN NATO'SU VE TÜRKİYE'NİN ASKERİ GÜCÜNE VURGU
Söz konusu olası savunma paktı, Hindistan basınında geniş yankı uyandırdı. Özellikle India Today, The Eurasian Times ve benzeri yayın organlarında yer alan değerlendirmelerde, Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan'la aynı güvenlik çerçevesinde buluşma ihtimali "bölgesel dengeleri etkileyebilecek bir gelişme" olarak yorumlandı.

Hindistan medyasında yer alan analizlerde, bazı uzmanların bu yapıyı "Müslüman NATO'su" olarak tanımladığına dikkat çekilirken, üç ülkenin farklı ancak tamamlayıcı kapasitelere sahip olmasının Yeni Delhi'de yakından izlendiği ifade edildi.
Haberlere göre, Türkiye'nin askeri tecrübesi ve savunma sanayii altyapısı, Pakistan'ın nükleer caydırıcılığı ve Suudi Arabistan'ın ekonomik gücü bir araya geldiğinde ortaya çıkabilecek tablo, Hindistan'daki güvenlik çevrelerinde soru işaretlerine yol açıyor.
PAKİSTAN İLE SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ GÜNDEMLERİNDE
India Today'de yer alan haber ve yorumlarda, Türkiye ile Pakistan arasındaki savunma iş birliğinin son yıllarda belirgin biçimde arttığına dikkat çekildi.
Türk savunma sanayisinin Pakistan'a yönelik deniz platformları, hava unsurları ve eğitim alanlarındaki katkılarının, Hindistan basınında özellikle vurgulanan başlıklar arasında yer aldığı görüldü.
Hindistanlı emekli askerî yetkililer ve stratejik analistler, bu iş birliğinin yalnızca ikili düzeyde değil, daha geniş bir bölgesel güvenlik mimarisinin parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
"İTTİFAK, GENİŞ BİR COĞRAFYAYI ETKİLER"
Hindistan medyasındaki yorumlarda, söz konusu olası ittifakın sadece Güney Asya'yı değil, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'e uzanan geniş bir coğrafyayı etkileyebileceği ileri sürülüyor.
Bazı yorumcular, bu sürecin Hindistan'ın İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs ile geliştirdiği savunma ilişkileri bağlamında da okunması gerektiğini dile getiriyor.
Ancak haberlerde, Türkiye'nin hâlen NATO üyesi olduğu ve Batı ittifakı içindeki konumunu sürdürdüğü de özellikle hatırlatılıyor. Bu durumun, söz konusu girişimin resmiyet kazanması hâlinde dahi çok boyutlu ve dikkatli bir diplomatik zeminde ilerleyeceğine işaret ettiği belirtiliyor.