Pakistan Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, İsrailli bakanın Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskın en güçlü biçimde kınanarak, "Bu kınanması gereken eylem, kutsal bir alanın tarihi ve kutsal kimliğine doğrudan saldırı teşkil ediyor ve uluslararası hukukla ilgili Birleşmiş Milletler kararlarını ihlal ediyor." ifadesi kullanıldı.
Pakistan'ın, İsrailli yetkililerin, Mescid-i Aksa'nın var olan dini, tarihi ve yasal statüsünü değiştirme ya da baltalama girişimlerini kesin dille reddettiği vurgulanan açıklamada, uluslararası topluma, bu tür provokasyonların önlenmesi için derhal harekete geçmesi çağrısı yapıldı.
Açıklamada, Pakistan'ın, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, egemen ve bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasına ve Filistin halkının mücadelesine sarsılmaz desteği yinelendi.
Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan ve Müslümanlara 38 gündür kapalı tutulan Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlediğini açıklamıştı.
İsrail yönetimi, İsrail ve ABD'nin İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarla eş zamanlı olarak işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya girişleri tamamen kapattı.
Kapatıldığından bu yana Mescid-i Aksa'da yalnızca cami görevlileri ve Kudüs İslami Vakıflar İdaresi personeli namaz kılabiliyor. Diğer Filistinliler ise namazlarını kentteki küçük camilerde eda ediyor.
İsrail makamları ayrıca, Hristiyan dünyası için en önemli dini yerlerden biri olan Kudüs'teki Kıyamet Kilisesi'ni de kapattı.
İsrail hükümeti olağanüstü hal uygulamasını nisan ayının ortasına kadar uzatma kararı almış ancak Mescid-i Aksa'nın bu süre boyunca kapalı kalıp kalmayacağına dair açıklama yapmamıştı.




