19 Haziran 2024 Çarşamba / 13 ZilHicce 1445

Tayvan'dan Çin'e ve Amerika'ya iki ziyaret, iki farklı yön arayışına işaret ediyor

Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan'ın önceki lideri Ma Ying-jeou'nun, Çin'e, halefi Tsai Ing-wen'in ise ABD ve Orta Amerika ülkelerine ziyaretleri, Ada ile ana kara arasında son dönemde artan gerilimlerin çözümü için iki farklı yön arayışını gösteriyor.

AA29 Mart 2023 Çarşamba 13:19 - Güncelleme:
Tayvan'dan Çin'e ve Amerika'ya iki ziyaret, iki farklı yön arayışına işaret ediyor

Eski Tayvan lider Ma, yanında üniversite öğrencileri ve öğretim üyelerinden oluşan heyetle hafta başında Çin'e geldi. Ma'nın ziyareti, Tayvan Boğazı'nın iki yakası arasında ayrılığın başladığı 1949'dan bu yana Çin'e bu düzeyde yapılan ilk ziyaret olması açısından tarihi önem taşıyor.

Öte yandan Tayvan'ın görevdeki lideri Tsai Ing-wen, Çin'in askeri tehditlerini artırdığı ve diplomatik çevreleme girişimlerine hız verdiği bir dönemde, uluslararası desteğini güçlendirme arayışıyla, Ada'daki hükümeti tanıyan Orta Amerika ülkeleri Guatemala ve Belize ile müttefiki gördüğü ABD'yi ziyaret ediyor.

Aynı tarihlere denk gelen iki ziyaret, iktidarlarında Çin'e karşı farklı siyasi çizgileri izleyen iki liderin, boğazın iki yakası arasındaki ayrılığın ve gerilimlerin çözümü konusunda iki farklı bakış açısını ve yön arayışını yansıtıyor.

- ÇİN-TAYVAN AYRILIĞI

Çin'de İkinci Dünya Savaşı'nın ve Japon işgalinin sona ermesinin ardından, o dönemde Çin hükümetini temsil eden Çan Kay-şek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Kuomintag) ile Mao Zıdong liderliğindeki Çin Komünist Partisi (ÇKP) arasında dört yıl süren iç savaş yaşandı.

İç savaşı kazanan komünistlerin 1949'da iktidarı ele geçirerek Çin Halk Cumhuriyeti'nin (ÇHC) kuruluşunu ilan etmesi üzerine Çan Kay-şek ve Kuomintag üyeleri, Tayvan Adası'na çekilerek 1912'de kurulan Çin Cumhuriyeti (ÇC) iktidarının Ada'da devam ettiği iddiasıyla Taipei'de geçici hükümet kurdu.

Bu girişim Çin ana karasındaki yeni iktidar tarafından kabul edilmese de Tayvan temsilcileri, 1971'e kadar Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda Çin'i temsil etmeyi sürdürdü.

1950'ler ve 1960'larda çok sayıda ülkenin diplomatik ilişki tercihini Çin Cumhuriyeti'nden Çin Halk Cumhuriyeti'ne çevirmesinin ardından 1971'de BM Genel Kurulunda yapılan oylamada Pekin hükümeti Çin'in tek meşru temsilcisi kabul edildi.

Pekin yönetimi, "tek Çin" ilkesini benimseyerek Tayvan'ın kendi topraklarının parçası olduğunu savunuyor, kendisini tanıyan ülkelerin Tayvan ile diplomatik ilişkilerini kesmesini şart koşuyor.

Çin, boğaz ve çevresindeki askeri varlığının yanı sıra Tayvan'ın fiili bağımsızlığının hukuki bir statü kazanmasına, Tayvan hükümetinin dünya ülkeleriyle müstakil diplomatik ilişkiler kurmasına, BM'de ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor.

- KOUMİNTAG VE DPP

Tayvan'daki hükümetin Çin'i temsil etme iddiasını sürdürdüğü 1949'dan 2000 yılına kadar Ada'da Koumintag hükümetinin iktidarı sürdü. Koumintag kadrolarının büyük bölümü iç savaştan sonra Çin ana karasından Ada'ya göç eden partizanlardan oluşuyordu.

1996'da ilk kez doğrudan halk oyuyla yapılan liderlik seçimini Koumintag adayı Lee Teng-hui kazanmasının ardından 2000 yılında yapılan seçimde, 1986'da çok partili yaşama geçilmesinden sonra kurulan Demokratik İleri Partinin (DPP) adayı Chen Shui-bian kazandı.

DPP'nin oy tabanı, iç savaş sürgünlerinden çok Ada'ya Çin ana karasından 17. yüzyıldan itibaren göçlerle gelen Han Çinlilerinin oluşturduğu "yerlilere" dayanıyordu. Ada'nın geleceğinin Pekin ile Çin'in tamamı üzerinde egemenlik tartışması çevresinde tanımlanmasına karşı çıkan DPP'li siyasetçiler, "Tayvan'ın bağımsızlığı" fikrini savunuyordu.

- "NE YENİDEN BİRLEŞME NE BAĞIMSIZLIK NE DE SAVAŞ"

Ma Ying-jeou, Koumintag'ın adayı olarak 2008'deki liderlik seçimini kazanarak partiyi yeniden iktidara taşıdı. Ma'nın iktidarı, Çin-Tayvan ilişkilerinde yumuşama ve yakınlaşmanın hakim olduğu bir dönem oldu.

Ma, göreve gelir gelmez Çin ile Tayvan arasında tarifeli uçuşlar başlattı, Ada'yı Çinli turistlere açtı, Tayvanlı iş insanlarının ana karada yatırım yapmasına yönelik kısıtlamaları gevşetti, Çinli yatırımcıların Tayvan Borsası'nda hisse almasına izin verdi.

Ana kara ile ilişkilere dair politikasını, "ne yeniden birleşme ne bağımsızlık ne de savaş" sözleriyle tanımlayan Ma, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile 2015'te Singapur'da görüşerek iç savaşın ardından Pekin ve Taipei arasında lider düzeyindeki ilk buluşmayı gerçekleştirdi.

Ma, kendi iktidarında "1992 Uzlaşması" olarak bilinen, Pekin ile Taipei'nin ilişkilerini pratik ve işlevsel düzeyde geliştirebilmek için, "tek Çin ilkesini" kabul etmenin yanı sıra egemenlik sorununu belirsiz bırakma konusunda vardıkları mutabakatı destekledi.

2008-2016 yıllarında iki dönem iktidarda kalan Ma, görevini, 2016'daki liderlik seçimini kazanan DPP'nin bağımsızlık eğilimli lideri Tsai Ing-wen'e devretti.

- KURUCU LİDER SUN YAT-SEN'İN MEZARINA ZİYARET

Beraberinde 30 üniversite öğrencisiyle 27 Mart'ta Şanghay'a gelen eski lider Ma, yaptığı açıklamada, ziyaretinin siyasi amaçlı olmadığını vurgulayarak "Boğazın iki yakası arasında barış atmosferini oluşturmak istiyoruz. Gençlerin heyecanı ve etkileşimi sayesinde barışa daha erken ve hızlı kavuşmayı diliyoruz." dedi.

Ma ve beraberindekiler, ilk olarak dün, ülkenin doğusundaki Ciangsu eyaletinin merkezi Nancing şehrine giderek Çin Cumhuriyeti'nin kurucusu Sun Yat-sen'in anıt mezarını ziyaret etti.

Burada kamuya hitaben açıklama yapan Ma, "Sun Yat-sen, bundan 112 yıl önce, 4 bin yıllık imparatorluğa son vererek Asya'daki ilk demokratik cumhuriyet olan Çin Cumhuriyeti'ni kurdu. onun yaşamını adadığı ilke ve öğretiler, Tayvan Boğazı'nın iki yakasında yaşayan Çin ırkına yol göstermeye devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Ma'nın, her iki tarafın da "kurucu lider" olarak saygı gösterdiği Sun Yat-sen'i anarken Pekin tarafından resmi olarak tanınmayan "Çin Cumhuriyeti"nin adını anması dikkati çekti.

Konuşmasında tarihsel olarak Çin ülkesini ifade eden "Congguo" (merkez ülke/orta krallık) ve Çin halkını tanımlayan "Congguoren" sözcüklerini kullanan Ma, "Çin'in ulusal canlanması" için savaşın önlenmesi ve barışın sağlanmasının Çin halkının ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Eski Tayvan lideri, 7 Nisan'a kadar sürecek ziyaretinde, Nancing'in ardından Vuhan, Cangşa, Çongçing ve Şanghay şehirlerinde temaslarda bulunacak. Çin'de "Mezar Süpürme Günü" olarak bilinen Çingming Bayramı'nda Hunan eyaletindeki atalarının mezarlarını ziyaret edecek Ma, ziyaretinin sonunda Çin'in en üst düzey istişare organı olan Halk Siyasi Danışma Konferansının Başkanı Vang Huning ile Şanghay'da görüşebileceği iddia ediliyor.

- DİPLOMATİK ÇEVRELEME

Eski liderin ziyareti, resmi nitelik taşımasa da Tayvan'ın görevdeki lideri Tsai Ing-wen'in, Çin ile gerilimlerin arttığı dönemde Ada'ya uluslararası ve diplomatik desteği güçlendirmeyi amaçlayan yurt dışı gezisiyle aynı günlere denk gelmesi dolayısıyla siyasi açıdan önem taşıyor.

Ma'nın ziyareti, Tayvan'ı tanıyan az sayıdaki ülkeden biri olan Honduras'ın Taipei ile diplomatik ilişkilerini keserek Çin'i resmen tanıdığını açıklamasının ardından geldi. Honduras hükümeti, 26 Mart'ta Tayvan ile diplomatik ilişkilerini kestiğini, onun yerine Çin Halk Cumhuriyeti'ni, Çin'in temsilcisi olarak tanındığını duyurmuştu.

Honduras'ın ilişkilerini kesmesinin ardından Tayvan'ı diplomatik olarak tanımayı sürdüren ülkelerin sayısı 13'ye düşerken, Tayvan lideri Tsai, Pekin'i "dolar diplomasisi" yürüterek diplomatik müttefiklerini ekonomik destek vaadiyle kendisinden koparmakla suçlamıştı.

Honduras ile yaşanan ayrılıkta Tegucigalpa yönetiminin dış borçlarının ödemesine destek talebinin Tayvan'dan karşılık bulamamasının etkili olduğu, Pekin'in bu yönde destek taahhüdünde bulunduğu iddia ediliyor.

- TSAİ DÖNEMİ VE İLİŞKİLERİN BOZULMASI

Ma'nın iktidarında olumlu seyir izleyen Çin-Tayvan ilişkileri, bağımsızlık yanlısı DPP'nin 2016'da yeniden iktidara gelmesinin ardından kötüleşti.

DPP lideri Tsai Ing-wen, Çin Devlet Başkanı Şi'nin 2019'da yaptığı, Tayvan'ın, Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'ndekine benzer "tek ülke, iki sistem" anlayışı çerçevesinde ana kara ile bütünleşmesi önerisini reddetti ve "1992 Uzlaşması"nı tanımadığını açıkladı.

Tsai ayrıca Hong Kong'da suçluların Çin'e iadesi yasa tasarısına karşı başlatılan ve 6 ay süren hükümet karşıtı protestolar sırasında protestoculara destek vermesi ve sığınma hakkı vadetmesi ile de Pekin'in şimşeklerini üzerine çekti.

Bu dönemde Çin savaş uçaklarının, Tayvan'daki hükümetin Hava Savunma Tanımlama Sahası (ADIZ) ilan ettiği bölgeye 2020'den itibaren girmeye başlaması, askeri gerilimin artmasına yol açtı. 2021'de, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunun kutlandığı 1 Ekim Ulusal Günü ve izleyen günlerde Tayvan'ın ADIZ ilan ettiği bölgenin güneybatı bölümüne rekor sayıda uçakla girmesiyle gerilim doruğa çıktı.

Öte yandan ABD'nin önceki Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin Ağustos 2022'de Tayvan'a yaptığı ziyaret Washington ile Pekin arasında krize yol açtı.

Çin ordusu, ziyaretin ardından Ada çevresinde fiili abluka oluşturan askeri tatbikatlar düzenledi. Ayrıca bu olaydan sonra Çin, Tayvan çevresindeki uçak ve gemi devriyelerini artırarak Tayvan Boğazı'nı ayıran itibari "orta çizgi"yi geçtiği uçuşları düzenli hale getirdi.

Tsai'nin iktidar döneminde 9 ülke, Tayvan ile diplomatik ilişkilerini sonlandırarak Çin'i tanıma kararı aldı. 2016'da Sao Tome ve Principe Demokratik Cumhuriyeti, 2017'de Panama, 2018'de Dominik Cumhuriyeti, El Salvador ve Burkina Faso, 2019'da Soloman Adaları ve Kribati, 2021'de Nikaragua ve son olarak 2023'te Honduras, Taipei yerine Pekin ile diplomatik ilişki kurdu.

- TSAİ'NİN AMERİKA ÇIKARMASI

Tsai, Ma'nın Çin ziyareti ile aynı tarihlerde, Tayvan'ı diplomatik olarak tanıyan Guatemala ve Belize'ye resmi ziyaret gerçekleştirecek, ziyaretlerin öncesinde ve sonrasında ABD'ye uğrayarak temaslarda bulunacak.

New York'ta Hudson Enstitüsü ve Los Angeles'ta Ronald Reagan Kütüphanesinin düzenlediği toplantılara katılacak Tsai'nin, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy ile görüşmesi bekleniyor.

Uluslararası basındaki haberlerde McCarthy'nin selefi Pelosi gibi Tayvan'a ziyaret etmek istediği, nisanda planlanan ziyaretin Çin ile gerilimi tırmandıracağından endişe eden Tsai'nin onun yerine ABD'de görüşmeyi tercih ettiği ileri sürülmüştü.

Tsai'nin ziyareti, Ma'dan farklı olarak Ada'nın fiili bağımsızlığını ve özerkliğini, Çin ile ilişkileri iyileştirmekle değil diplomatik ortaklarının ve uluslararası müttefiklerinin desteğini sağlayarak güçlendirmeyi hedefleyen bir yaklaşımı haber veriyor.

Tsai'nin gelecek yıl yapılacak liderlik seçimlerinde görevini devredene kadar bu yaklaşımın ilişkilere hakim olacağı öngörülüyor.