25 Şubat 2021 Perşembe / 13 Recep 1442
Gece modu

UAD'den Nepido hükümetine baskı artsın isteği

Uluslararası Adalet Divanı Myanmar'a karşı görülen Müslümanlara soykırım davasında, Nepido yönetimine baskıları artırması bekleniyor.

AA26 Ağustos 2020 Çarşamba 18:12 - Güncelleme: 26 Ağustos 2020 Çarşamba 18:12

Gambiya'nın "Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın incelenmesi" için Myanmar'a karşı açtığı ve Uluslararası Adalet Divanında (UAD) görülen davanın, Arakanlıların topraklarına dönüşünü hızlandırmak için Nepido yönetimine "güçlü" baskı yapmak açısından etkili bir araç olabileceği bildirildi.

Geçmişte UAD'de hukukçu olarak görev yapan Michael Becker, AA'ya yaptığı açıklamada, yasal sürecin, küresel aktörleri, Myanmar'a karşı "ekonomik yaptırımlar" da dahil olmak üzere "farklı ve daha sert stratejiler" benimsemeye teşvik edebileceğini belirtti.

Becker, "Gambiya'nın UAD'de açtığı dava, Arakanlı Müslümanların Arakan'a dönmesini, güvenli ve onurlu bir yaşam sürmesini mümkün kılmak için Myanmar'da ihtiyaç duyulan değişiklikleri yaratmayı amaçlayan daha geniş bir siyasi stratejinin parçası olabilir ve olmalıdır." dedi.

 "Küresel aktörleri Myanmar'a karşı harekete geçmeye teşvik edecek"

İrlanda'da bulunan Trinity College Dublin'de hukuk dersleri veren Becker, "Böyle bir uluslararası yargı sürecinin, küresel aktörleri, ekonomik yaptırımlar da dahil olmak üzere sert önlemler alarak Myanmar'a karşı harekete geçmeye teşvik edeceği, çok uluslu şirketlerin bile Myanmar ile ilişkilerini gözden geçirmesine yol açacağı" değerlendirmesinde bulundu.

Becker, gelecekteki adli süreçle ilgili olarak uydu görüntülerinin, Arakan eyaletinin içinden alınan fotoğraf ve video kanıtlarıyla birleştiğini söyleyerek, Bangladeş'teki kamplara sığınan tanıkların kapsamlı ifadelerinin de duruşmaların ana delilleri olacağını aktardı.

Myanmar'ın, BM Gerçeği Bulma Misyonunca toplanan bilgilerin güvenilirliğine ve doğruluğuna müdahale edebileceğinden endişe edildiğini belirten Becker, bu sorunla yüzleşmek için Gambiya hukuk ekibinin, Gerçeği Bulma Misyonunun yöntemlerini ve seçimlerini savunmaya hazırlıklı olması gerektiğini kaydetti.

Becker, davayı açan ülkeyi, yerlerinden edilmiş Arakanlı Müslümanların yanı sıra olay yeri incelemesine katılanların da aralarında olabileceği tanıkları, UAD karşısına çağırmak için çalışmaya çağırdı.

UAD, Myanmar'ın gerekli tedbirleri almasına hükmetmişti

UAD, 23 Ocak'ta Gambiya'nın İslam İşbirliği Teşkilatı adına Myanmar'a karşı açtığı davada, Arakanlı Müslümanların "gerçek ve acil tehdit altında olduğuna", Myanmar'ın, Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın engellenmesi için gerekli tedbirleri almasına ve bununla ilgili raporu da 4 ayda sunmasına hükmetmişti.

UAD'nin verdiği kararın ardından Myanmar hükümetinin, sivil ve asker tüm kamu personeline "Arakanlılara yönelik soykırıma varan hareketlerde bulunulmaması" emri verdiği belirtilmişti.

Myanmar'ın, 23 Mayıs'ta Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın engellenmesi için alınan tedbirlere ilişkin raporu UAD'ye sunduğu, raporun, Arakanlı Müslümanlara yönelik son yıllardaki soykırım kanıtlarının yok edilmemesi temelinde oluşturulduğu kaydedilmişti.

Arakanlı Müslümanlara etnik soykırım

Arakan'da 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.

Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı.

BM'ye göre, Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 900 bine ulaştı.

Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.