7 Ağustos 2022 Pazar / 10 Muharrem 1444

Ürdün'den İsrail'in ''provokatif'' açıklamalarına kınama

Ürdün, İsrail Din İşleri Bakanı Matan Kahana'nın Mescid-i Aksa ile ilgili açıklamalarına 'çatışmaları alevlendireceği ve aşırılığı körükleyeceğini' belirterek tepki gösterdi.

AA30 Kasım 2021 Salı 18:19 - Güncelleme:

Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heysem Ebu el-Ful, yaptığı yazılı açıklamada, Kahana'nın "Aksa'nın İsrail halkının en eski mekanı olduğu ve Süleyman Mabedinin hızlıca inşa edilmesi gerektiği" yönündeki ifadelerini "Mescid-i Aksa'ya karşı provokatif ve haksız" olarak nitelendirdi.

İsrailli Bakan'ın açıklamalarını kınadıklarını ve reddettiklerini kaydeden Ebu el-Ful, söz konusu ifadelerin Mescid-i Aksa'nın tarihi ve hukuki statüsünün ciddi bir ihlali olduğunu vurguladı.

İsrail'in "çatışmayı alevlendirecek ve aşırılığı körükleyecek" açıklamalarının kötü sonuçlarına karşı uyarıda bulunan Ebu el-Ful, Mescid-i Aksa'nın 144 dönümlük arazisinin tamamının Müslümanlara ait ibadethane olduğunun altını çizdi.

Ebu el-Ful, Mescid-i Aksa'nın tüm işlerini yönetme ve giriş-çıkışı düzenleme yetkisinin tamamen Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına ait olduğuna işaret etti.

İsrail Din İşleri Bakanı Kahana, 28 Kasım'da Mescid-i Aksa'nın girişinde Yahudilerin Hanuka (Işık) Bayramı'nın mumunu yakarak, "İsrail halkının en eski mekanının girişinde durduğunu" iddia etmiş ve sözde Süleyman Mabedinin hızlıca inşa edilmesi çağrısında bulunmuştu.

Yahudi takvimine göre Hanuka Bayramı'nın kutlandığı bugünlerde fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya baskınlarında artış yaşanıyor.

Harem-i Şerif'e fanatik Yahudilerce düzenlenen bu tür baskınlar, bölgede gerginliğin tırmanmasına neden oluyor.

KUDÜS İSLAMİ VAKIFLAR İDARESİNİN EGEMENLİĞİ İHLAL EDİLİYOR

Mescid-i Aksa ve Kudüs'teki vakıflar; İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

Daha önce Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni dahilinde Mescid-i Aksa'yı ziyaret eden Yahudiler, 2003'ten bu yana Vakıflar İdaresinin egemenliğini ihlal eden İsrail'in tek taraflı kararı çerçevesinde polis eşliğinde Müslümanların kutsal mabedine giriyor.

İsrail makamlarının bu tek taraflı kararını tanımayan Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğini ihlal edici bu tür girişleri "baskın" olarak nitelendiriyor.

İşgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşıyor.

Yahudiler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında, sözde Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor, Mescid-i Aksa'da kendilerinin de ibadet etme hakları olduğunu savunuyor.