09 Mayıs 2021 Pazar / 27 Ramazan 1442
Gece modu

Yemen iç savaşında Hudeyde neden önemli?

Yemen hükümet güçleri ile Husiler, İsveç'te sağlanan anlaşma çerçevesinde ülkeye insani yardım ve ticari ürünlerin yüzde 80'inden fazlasının giriş noktası olan Hudeyde'den tarafların çekilme sürecinin başlaması bekleniyor.

AA22 Şubat 2019 Cuma 07:00 - Güncelleme: 22 Şubat 2019 Cuma 12:46
Yemen'de hükümet güçleri ile Husilerin, İsveç'te varılan anlaşma doğrultusunda askeri güçlerini Hudeyde vilayetinden çekmesi, ülkeye insani yardımların ulaşımı ve taraflar arasındaki güç dengeleri açısından stratejik bir gelişme olacak.
 
Yemen'in farklı bölgelerinde devam eden çatışmalar, binlerce kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alan Yemen'de savaş nedeniyle büyüyen insani kriz korkunç boyutlara ulaştı.
 
Birleşmiş Milletlere (BM) göre dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin yaşandığı Yemen'de, nüfusun yaklaşık yarısını oluşturan 10 milyon kişi kıtlık riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Ülkede 22 milyondan fazla insan yardıma ve korumaya ihtiyaç duyuyor.
 
Ülkeye insani yardım ve ticari ürünlerin yüzde 80'inden fazlasının giriş noktası olan Hudeyde vilayeti, 2014'ten beri başkent Sana ve diğer birçok bölge gibi Husilerin denetiminde yer alıyor.
 
Hükümet güçleri, kenti geri almak üzere geçen yıl haziran ayında Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin desteğiyle operasyon başlattı ve belli periyotlarla aralık ayına kadar sürdürdü.
 
Aralık ayında ise Yemenli taraflar, BM'nin himayesinde İsveç'in başkenti Stockholm'de istişare toplantıları kapsamında bir araya gelerek, Yemen halkı için hayati önem taşıyan Hudeyde limanı ve kentine ilişkin anlaşmaya vardı.
 
Yerel basına göre, Hudeyde'den çekilme sürecinin ilk aşaması çerçevesinde Husiler, kontrollerinde tuttukları "Ras İsa" ve "Salif" limanlarındaki askeri güçlerini 5 kilometre geri çekecek. İkinci aşamada ise Husiler, "Hudeyde Limanı"nda bulunan askeri güçlerini 5 kilometre geri çekmeye karşı hükümet güçleri de yaklaşık 4 kilometre "Kızıldeniz Siloları"nın gerisine çekilecek.
 
HUDEYDE VİLAYETİNİN STRATEJİK KONUMU
 
Yemen'in güneyinde yer alan ve Babu’l Mendeb boğazını sınırları içine alan Aden ilinden sonra ikinci büyük limana sahip Hudeyde vilayeti, Kızıldeniz'den başkent Sana ve kuzeydeki diğer vilayetlere açılma açısından stratejik bir yer.
 
"Kızıldeniz'in Gelini" olarak anılan ve ülke nüfusunun yüzde 11'ini barındıran Hudeyde, Arap Yarımadası'nın Kızıldeniz kıyılarını kapsayan Tihama bölgesinin en verimli topraklarına sahip.
 
Ülkenin ikinci büyük limanı ve yerleşim bölgeleri açısından stratejik konuma sahip Hudeyde Limanı, uluslararası karasularına yakın olmasının yanı sıra çalışmaları olumsuz etkileyecek deniz dalgaları ve mevsimlik fırtınalara maruz kalmayan özelliklere sahip.
 
Başkent Sana'nın 226 kilometre batısında Kızıldeniz kıyısında yer alan Hudeyde, tarıma elverişli topraklarının yanı sıra denizdeki balık çeşitleri ve sahip olduğu sanayisine rağmen Yemen'in en yoksul bölgesi olarak öne çıkıyor.
 
Yaklaşık 3 milyon nüfusuyla ülkenin ikinci büyük kenti olan ve eskiden beri yoksulluk konusunda ciddi sıkıntılar çeken Hudeyde, 2014'te Husilerin başkent Sana'yı ele geçirmesiyle başlayan çatışma sürecinin getirdiği göç dalgalarıyla nüfusu daha da artmış oldu.
 
Hudeyde'nin deniz açıklarında 40'tan fazla ada bulunuyor. Bunların en önemlisi Salif Limanı'nın 6 kilometre karşısında yer alan ve 3 bini aşkın nüfusa sahip Kamaran adasıdır.
 
Stratejik konumu itibariyle tarihi boyunca çekişmelerin kurbanı haline gelen Hudeyde, Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz savaş gemileri tarafından iki kez bombardımana tutulmuştu.
 
HUDEYDE'NİN SAHİP OLDUĞU LİMANLAR
 
Husilerin 4 yılı aşkın süredir denetimlerinde tuttuğu Hudeyde ili, "Hudeyde", "Salif", "Ras İsa" ve "Muha" olmak üzere 4 limana sahip.
 
"Hudeyde Limanı", 1961 yılında Sovyetler Birliği'nin iş birliğiyle inşa edildi ve Aden Limanı'ndan sonra ülkenin en büyük ikinci limanı olarak hizmet veriyor. Etrafı surlarla çevrili yaklaşık 3 milyon metrekare alana sahip Hudeyde Limanı'nda, çeşitli ürünler için 12 depo bulunuyor.
 
Kentin 60 kilometre kuzeybatısında yer alan Salif Limanı da etrafı surlarla çevrili yaklaşık 810 bin metrekare alan üzerine kurulu bir yer. Tuz ihracatı için 1970'li yıllarda inşa edilen ve deniz derinliğinin 20-35 metreye çıkması nedeniyle büyük yük gemilerinin yanaşabildiği Salif Limanı, 6 kilometre karşısında yer alan 3 bin nüfusa sahip Kamaram Adası nedeniyle dalgalara maruz kalma gibi riskleri de taşımıyor.
 
Yemen'de petrol sevkıyatı için inşa edilen ilk liman olma özelliğini taşıyan Ras İsa Limanı ise 1985-1986 yıllarında tamamlandıktan sonra petrol ihracatı için kullanıldı. Husilerin denetimine geçmeden önce saatte ortalama 15 bin varil petrol pompalama kapasitesine sahipti.
 
Hudeyde'nin dördüncü ve Arap Yarımadası'nın en eski limanı olarak bilinen "Muha Limanı", 15-17. asırlarda Yemen kahvesinin ihracatı için bir pazar konumundaydı. Ülkenin en büyük nüfusa sahip kentlerinden Taiz'in 100 kilometre batısında yer alan Muha Limanı, 1978 yılında Yemen'e yeniden kazandırıldı.
 
Muha ilçesi ve limanı, 2017 yılından bu yana hükümet güçlerinin kontrolünde yer alıyor.
 
Hudeyde bölgesi, ilk günden koalisyonun saldırılarına maruz kaldı
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Yemen hükümetine destek vermek amacıyla 26 Mart 2015'te Husilere karşı operasyona başladığı günden itibaren Hudeyde bölgesinde askeri karargah olarak belirlediği noktaları bombaladı.
 
Ancak ABD başta olmak üzere Batı ülkeleri, BM insani yardımlarının ihtiyaç duyulan bölgelere ulaşması amacıyla Hudeyde Limanı'nın açık tutulması yönünde koalisyon güçlerine baskı yaptı.
 
Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi yönetimindeki hükümet, Temmuz 2015'te ülkenin güneybatısında yer alan Aden kenti ve dünya ticareti için stratejik önem arz eden sınırlarındaki Babu'l Mendeb boğazında kontrolü ele geçirdikten sonra gözlerini Hudeyde iline dikmişti.
 
Çünkü hükümet güçleri, Hudeyde'yi Husilerden kurtarmakla birlikte stratejik limanlara sahip olmasının yanı sıra ülkenin kuzeyinde Husilerin ele geçirdiği diğer bölgelere de çok daha kolay ulaşabileceğini düşünüyor.
 
Öte yandan hükümet güçleri ile yaklaşık 4 yıldan bu yana savaşan ve Kızıldeniz kıyısında ele geçirdikleri bölgeleri sürekli koz olarak kullanan Husiler, Hudeyde'yi kaybetmeleri ile birlikte denizle olan bağlantılarını tamamen kaybetmiş olacak.
 
Ülkenin onlarca bölgesinde Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin destek verdiği hükümet güçlerine karşı cephe açan Husiler, Hudeyde limanlarını bir gelir kaynağı olarak kullandıkları gibi insani yardımların kesilmemesi için açık tutulmasını isteyen uluslararası toplumun korumasını da garantiye alıyor.
 
HUDEYDE BAE'NİN HEDEFİYDİ
 
Hudeyde, son olarak da geçen yıl Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) hedefine girmişti.
 
Kızıldeniz kıyısındaki Afrika'nın bazı ülkelerine ait stratejik limanları birtakım anlaşmalarla kontrolüne geçirme çabalarını yürüten BAE, Yemen'deki çatışma ortamından yararlanarak ülkenin güneyindeki limanları ele geçirdikten sonra geçen yıl Hudeyde'ye yönelik operasyonun başladığını duyurmuştu.
 
Yemen'de hükümet güçleri, Hudeyde kenti ve limanını Husilerden almak için 13 Haziran'da Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin desteğiyle operasyon başlatmıştı. Koalisyon güçleri de 17 Eylül'de kenti Husilerden temizlemek için "geniş çaplı operasyon" başlattıklarını duyurmuştu.
 
STOCKHOLM ANLAŞMASI
 
Yemenli taraflar, BM himayesinde İsveç'in başkenti Stockholm'de 6-13 Aralık 2018'de gerçekleştirilen istişare toplantılarında esir değişimi, Hudeyde'de ateşkes, limanlar ve Taiz ile ilgili anlaşma imzalamıştı.
 
Hudeyde'de sağlanan ateşkes etkinliğini korurken, taraflar, kentten çekilme ve esir takası gibi diğer maddeler üzerinde görüşmelere devam ediyor.