İzmir de yaşayan 43 yaşındaki B.A ’ya 9 ay önce Akut Myeloid Lösemi tanısı konuldu. Başlangıçta yapılan incelemelerin sonuçları ve kemoterapi ile hastalığının zor kontrol altına alınması nedeniyle kemik iliği naklinin gerekli olduğu söylendi. Kardeşinin doku gruplarının uyumlu olmadığı saptandı. Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi kemik iliği bankasına başvuruldu, ancak ulusal taramada uyumlu akraba dışı bir donör bulunamadı. Uluslararası donör araştırılması sonucu Almanya'da tam uyumlu bir donör bulundu. Almanya'da bir merkezde donörden toplanan kök hücre ürünü yaklaşık 1 ay önce İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Medicakpark Hastanesinde hastaya nakledildi.
ALMANYADA UYUMLU DNÖR BULUNDU
İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Medicalpark Hastanesi Dahiliye/ İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Kemik İliği Nakli Merkez Sorumlusu Prof. Dr. Seçkin Çağırgan: “ Hasta bize 2013 Ekim ayında ateş, halsizlik ve diş etlerinde ağrı şikayetiyle geldi. Tetkikleri sonucu, Akut Myeloid Lösemi dediğimiz “ hızlı ilerleyen Lösemi ” tanısı koyduk. Hastaya 3.kür kemoterapi uygulayarak hastalığı kontrol altına aldık. Nüksetme riski olduğundan Alleojenik kemik iliği veya kök hücre nakli yapılması gerekiyordu. Hastanın kardeşi doku grupları açısından tam uyumlu değildi. Diğer akrabaları arasında da uyumlu bir donör bulunamadı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde yer alan Kemik İliği bankasından akraba olmayan bir donör araştırmaya başladık. Ulusal verilerde uygun bir donör bulunamadı. Uluslar arası taramada hızlı diyebileceğimiz bir süre içerisinde Almanya'dan uyumlu olabilecek bir donör saptandı.” dedi.
HASTANIN SAĞLIK DURUMU İYİ
Prof. Dr. Çağırgan daha ileri incelemeler ile doku grupları açısından 10 da 10 uyumlu olduğu saptandı. Bunun üzerine Almanya'da ki ilgili kurumlarla yapılan yazışmalarda gönüllü olarak kayıtlı olan kişinin de verici olmak istediği bize bildirildi ve tedavi planlaması yapıldı. Bu planlamaya göre Almanya' da istediğimiz günde orda ki merkezde toplanan hücreler uygun koşullar altında kurye ile 1 ay önce gönderildi. Gelen hücreleri damar yolundan yaklaşık 1-1 buçuk saat içerisinde hastaya naklettik. Nakilde ilk 2-3 haftalık zaman oldukça kritik. Bu dönemi oldukça sorunsuz bir şekilde geçirdik. Bizim merakla, heyecanla beklediğimiz şey verilen kök hücrelerin tutması, kemik iliğine yerleşip tekrar kemik iliğini oluşturması. Bununla ilgili işaretlerde birkaç gün önce ortaya çıkmaya başladı ve bugün geldiğimiz noktada verilen hücrelerin tuttuğunu kemik iliği naklinin başarılı olduğunu gördük. Kemik iliği şuan kan üretmeye başladı. Hastanın da genel durumu iyi olması nedeniyle taburcu ediliyor” diye konuştu.
“ ÇOK MUTLUYUM “
Hastalığını halsizlik, ateş ve diş etlerinde ağrı sonucunda hastaneye başvurarak öğrenen B. A ; Ekim ayından beri 4 ay boyunca 4 defa kemoterapi aldığını belirterek şunları söyledi: “6 Şubattan sonra hastaneden sağlıklı olarak çıktım. 2 ay sonra Almanya' dan kemik iliği hücresi bulundu. Türkiye' ye gelmesi 1 buçuk ay kadar oldu. 4 buçuk ay kendimi toparladım ve sağlıklı bir şekilde 6 Haziran da kemik iliği nakli oldum. Nakil çok güzel ve rahat geçti. Herhangi bir komplikasyonla karşılaşmadım şu an kendimi çok iyi hissediyorum. Başta Prof. Dr. Seçkin Çağırgan olmak üzere, Yrd. Doç. Dr. Serkan Ocakçı, Yrd. Doç. Dr. Selda Kahraman, Dr. Turgay Özek, hemşirelerime ve destek olan herkese çok teşekkür ederim” Dedi.
“ İZMİR'DE DOKU BANKASI YOK! “
İzmirde doku bankasının olmamasının bu tür hastaların sağlıklarını kavuşmaları için engel teşkil ettiğini kaydeden Prof. Dr. Çağırgan, “ Dünya da 20 milyon civarında gönüllü kayıt var. Ülkemizde ise ancak 30 bin. Almanya, Amerika gibi bazı ülkelerin milyonlarca gönüllü kayıtlı söz konusu. Ülkemizde ulusal bazlı kurulması ve aktive edilmesi düşünülen çok köklü bir proje var onun bir an önce kayıtlara başlayarak bizim ulusal bazlı hızlı bir şekilde donör bulabilir hale gelmemiz lazım. Çünkü, bu hastamız kısmen şanslıydı hızlı bir şekilde donör bulundu ve hastalığı kontrol altındayken nakil yapabildik ancak bazı hastalarda çok uzun sürebiliyor ve hastanın hastalığı nüksedebiliyor. Bu bekleme döneminde hasta kaybedilebiliyor bu durum bizim için dezavantaj yaratıyor. Bir çok hasta bu yöntemle, gönüllü akraba dışı bir donör zamanında bulunamadığı için kurtulabilecekken yaşamlarını kaybediyor. Sağlık açısından bir sorunu olmayan tüm erişkinler gönüllü donör kaydı yaptırabilir. Ege Bölgesindeki bu başarılı ilk akraba dışı nakil temelinde bundan sonra hızlı bir şekilde sayıyı arttırarak daha fazla donörü olmayan hastalara nakillerimizi başarılı bir şekilde yapmak istiyoruz” Dedi.




