06 Ağustos 2020 Perşembe / 16 ZilHicce 1441
Gece modu

Kamu ve özel sektör el ele verirse Türkiye pandemi krizini fırsata çevirebilir

İstanbul Ticaret Üniversitesi akademisyenlerinin Covid-19'a ilişkin hazırladığı yeni raporda, Türkiye'nin krizlere karşı artık dirençli olduğu, pandemi sürecinde de Avrupa'nın üretim üssü olmayı hedeflemesi gerektiği belirtiliyor. Bunun için kamu ve özel kesimin el-ele vererek akıl ve güç birliği yapması gerektiğine vurgu yapılıyor.

06 Temmuz 2020 Pazartesi 19:21 - Güncelleme: 06 Temmuz 2020 Pazartesi 19:21

İstanbul Ticaret Üniversitesi akademisyenleri tarafından hazırlanan Covid-19 raporlarına bir yenisi daha eklendi. Prof. Dr. Yusuf Balcı ve Dr. Öğretim Üyesi Güldenur Çetin’in kaleme aldığı ‘Türkiye Ekonomisinde İstihdam ve Çalışma Hayatı Üzerindeki Etkileri’ başlıklı rapor, pandemi sebebiyle Türkiye ve dünya ekonomisinde meydana gelen hızlı ve köklü değişimleri, makroekonomik yapıdaki aksaklıkları ve sorunları ortaya koyarken, çözüm önerileri de sunuyor.

Raporda, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin mevcut ekonomik yapılarının karşı karşıya kaldığı tehditlerin yanı sıra Türkiye ekonomisinin pandemi sonrası muhtemel durum tahlilleri yapılıyor.

TÜRKİYE KRİZLERDEN DERS ALDI

1970’li yıllarda yaşanan petrol krizi, 1994 finans krizi ve 2001 krizinin, küresel krizlerle baş etmede Türkiye ekonomisi açısından birer ders niteliğinde olduğu belirtilen raporda, 2008 küresel kriz sonrası ekonomi gidişatı ve uygulanan politikaların bugün yaşanan pandeminin tetiklediği küresel kriz bakımından son derece önemli olduğu vurgulanıyor.

Raporda pandeminin maliyetini net olarak öngörmenin mümkün olmadığı belirtilerek, şu ifadeler kullanılıyor: “Ekonomik faaliyetlerin tamamıyla durmaması, ülke ekonomisi açısından bir avantaj teşkil etmekle beraber, kısmen yavaşlamasıyla da GSYİH açısından belirli oranda azalmanın kaçınılmaz olduğunu söylemek mümkün. Özellikle üretim sürecinin devamlılığının sağlanması üzerine atılan adımlar, üreticiyi desteklemek üzere alınan kararlar bu noktada önem arz ediyor.”

FIRSATA ÇEVRİLEBİLİR Mİ?

Her krizin ortaya çıkardığı ağır sorunların yanında fırsatlar sunduğuna da işaret edilen raporda, şu önerilerde bulunuluyor: “Pandemi sonrası oluşacak yeni ekonomide ve çalışma hayatında gelir ve istihdam kayıpları olmaması hedefinin yanında, Türkiye’nin bütün dünyanın yaşadığı bu krizden avantajlı çıkabilmesi için kamu ve özel kesim el-ele vererek akıl ve güç birliği yapmalı. Türkiye bu noktada Avrupa’nın ve bölgenin üretim üssü olmayı hedeflemeli.”

Türkiye’nin salgına daha geç yakalanması ve salgının ülkeye gelişine kadar geçen sürenin sağlık sektörü açısından hazırlanma süreci olarak değerlendirilmesinin diğer ülkelere nazaran daha avantajlı hale gelinmesini sağladığı belirtilirken salgın yayılım hızının düşük olması ve kontrollü ilerlemesinin sağlanması sayesinde ekonomik hayatı tamamen durdurmadan salgınla mücadele edildiği kaydediliyor.

Raporda salgın döneminde yapılan kamu harcamalarının tolere edilebileceğinin altı çizilirken, özel sektöre de bazı kolaylıklar sağlanması gerektiği şu sözlerle vurgulanıyor: “Özel sektör açısından da hızlı bir tedbir ve uygulama sürecine girilmeli. Özellikle internetten satış ve faaliyet alanına sahip olmayan işletmelerin bu süreçten zarar görmeden ya da tam anlamıyla kapanma yoluna girmeden çıkabilmeleri açısından online platformlarda varlık göstermelerine yönelik bir dizi düzenleme yapmaları ve hızla uygulamaya geçmeleri gerekiyor.”

İşsizlikle mücadele için alınan tedbirlere de değinilen raporda ücretsiz izin döneminde çalışanlara İşsizlik Sigortası Fonu’ndan günlük 39,24 TL ödeme yapılması ve kısa çalışma ödeneğinin önemli tedbirler olduğu vurgulanıyor.