04 Ağustos 2020 Salı / 14 ZilHicce 1441
Gece modu

Ambargo tehdidine SAHA'dan rest

Barış Pınarı Harekatı’ndan sonra silah ambargosu kararı alan ülkelere savunma sanayii devlerini bünyesinde bulunduran SAHA İstanbul’dan yanıt geldi. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar “Kimseye muhtaç değiliz” dedi.

15 Ekim 2019 Salı 02:23 - Güncelleme: 15 Ekim 2019 Salı 08:16

Türkiye’nin Fırat’ın doğusunu terörden temizlemek için başlattığı Barış Pınarı Harekatı’ndan sonra silah ambargosu uygulayacağını söyleyen ülkelere SAHA İstanbul bünyesindeki savunma sanayiinin devlerinden ‘kimseye ihtiyacımız yok’ yanıtı geldi. 

Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı’nı içine sindiremeyip ambargo kararı alan ülkeler arasında Hollanda, Finlandiya, Norveç, Almanya bulunuyor. Ambargo tehditlerine karşı Barış Pınarı Harekatı’na tam destek veren Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA İstanbul) bünyesinde 11’i üniversite olmak üzere aralarında ASELSAN, TAI, ROKETSAN, Baykar, BMC, Havelsan, MKEK, Kale, TEI ve STM gibi 413 üye ile 46 bin çalışan yer alıyor.

İHA VE SİHA’MIZ VAR

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye Milli Ordusu ile birlikte, güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek amacıyla PKK/YPG ve DEAŞ terör örgütlerine karşı başlattığı Barış Pınarı Harekatı’nı tüm varlığımızla destekliyoruz” dedi. Bayraktar, son 15 yılda yapılan hamlelerle Türkiye’nin artık kendi insansız hava aracını (İHA), silahlı insansız hava aracını (SİHA), milli gemilerini, taarruz helikopterlerini, topunu, roketini, füzesini, piyade tüfeğini, zırhlı araçlarını, elektronik sistemlerini ve yazılımları geliştiren ve üreten bir ülke konumuna ulaştığını belirterek “Bin 500 Ar-Ge merkezi, 150 binden fazla Ar-Ge personeli, 80’e yakın teknopark ve 5 bin 500 teknoloji firmasıyla Türkiye, bölgenin teknoloji geliştiren ve üreten en büyük ülkesidir. SAHA İstanbul kümelenmesi olarak, Türkiye’nin sahip olduğu Ar-Ge, tasarım, üretim altyapısı ve nitelikli çalışanlarıyla ülkemizin ihtiyacı olan teknolojileri üretme yolunda kimseye muhtaç olmadığımızı ifade ediyoruz” dedi.

Harekatın başlamasıyla NATO Anlaşması’nın 5’inci maddesi gereği fiilen destek vermesi gereken NATO ülkelerinin bir kısmının Türkiye’ye silah satışını askıya alma kararlarına karşı devletin ve ordunun yanında yer aldıklarını belirten Bayraktar, “1974’teki Kıbrıs Barış Harekatı sırasında, NATO üyesi olan ülkemiz, o yıllarda diğer NATO üyesi ülkelerden silah yedek parçası tedarik edememiş ve zor durumda bırakılmıştır. İşte o yıllarda savunma endüstrisinin hızla kurulması kararı verilmiştir. Bugün dünyanın en büyük savunma firmaları arasında yer alan üyemiz ASELSAN, işte bu karar sonrasında, 1975 yılında kurulmuştur” ifadelerini kullandı.

Yılmadan üreteceğiz

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar  “Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla ülkemizin tam bağımsızlığı adına, en önemli önceliğimiz devletimizin ihtiyaçlarının milli imkanlarla karşılanmasıdır. Ülkemizin milli menfaatleri doğrultusunda büyük heyecan ve arzu ile yılmadan teknoloji geliştirmeye ve üretmeye devam edeceğiz. Barış Pınarı Harekatı’nda kahramanca mücadele eden güvenlik güçlerimizin her anlamda yanlarında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyor; şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize de acil şifalar diliyoruz” dedi.

GÖKBEY VE ATAK G. KORE’YE UÇACAK

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ)  Güney Kore’de 15-20 Ekim’de gerçekleştirilecek Seul Uluslararası Havacılık ve Savunma Fuarı’nda ilk kez ürünlerini sergileyecek. TUSAŞ’tan yapılan açıklamada, fuarda, özellikle Gökbey ve T129 ATAK helikopterlerinin yoğun ilgi görmesinin beklendiği kaydedildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, “Bugün dünyada savunma sanayi alanında adından söz ettiren TUSAŞ olarak ilk kez yüksek teknolojilerin bulunduğu Seul’de ürünlerimizi sergilemiş olacağız. Kore’de bulunmamız, teknoloji alışverişi açısından da önemli bir fırsatın kapılarını aralayacak” ifadesini kullandı. TUSAŞ’ın tüm ürünleriyle fuara damga vurmasını beklediklerini belirten Kotil, Güney Kore ile ikili bağların geliştirilmesi için önemli bir fırsat olacağına da dikkati çekti.