12 Ağustos 2022 Cuma / 15 Muharrem 1444

Çin bile 'Made in Türkiye' dedi

Perdeden yatak örtüsüne, bornozdan döşemelik kumaşa kadar 180 ülkeye ürün satan Türk ev tekstili sektörü; kalite ve hızlı teslimatla sadece Avrupalıların değil Uzak Doğu ülkelerinin de dikkatini çekiyor. TETSİAD Başkanı Hasan Hüseyin Bayram, 'Çinliler bile kendi Made in China etiketi yerine Made in Türkiye olan ürünleri alıyor. Made in Türkiye etiketinin kaliteli olduğunu biliyorlar. Bütün dünya ürettiğimiz ürünlerin kalitesinin farkında ve dillerinden düşürmüyorlar.' dedi.

Yeni Şafak3 Ağustos 2022 Çarşamba 08:22 - Güncelleme:

Türk ev tekstili sektörü, kalite ve hızlı teslimatla sadece Avrupalıların değil Uzak Doğu ülkelerinin de tercihi. TETSİAD Başkanı Hasan Hüseyin Bayram, "Uzak Doğu ülkelerinde 'Made in China' etiketi yerine 'Made in Türkiye' aranıyor. Avrupa'ya Çin'den daha hızlı ulaşıyoruz. Bazen müşteri 'evraklar nerede' diye soruyor. Ürünlerimizi Avrupa'ya bankadaki evraktan daha hızlı gönderiyoruz" dedi.

Türk ev tekstili ürünleri dünyanın her bir yanına ihraç ediliyor. Kaliteli üretimin yanı sıra lojistik avantajı ile öne çıkan sektörün ürettiği, havludan perdeye, yatak örtüsünden bornoza kadar ürünler 180 ülkede birçok evi süslüyor. 1.300'e yakın üyeyi temsil eden Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'nin (TETSİAD) Başkanı Hasan Hüseyin Bayram, ürettikleri ürünlerin kalitesinin tüm dünyanın farkında olduğunu söyledi. Yeni Şafak'ın haberine göre, İşte Bayram'ın sektörle ilgi açıklamaları:

HEDEF 5 MİLYAR DOLAR İHRACAT

- Sektörünüzün ihracatı ne kadar? Yeni dönem hedefiniz nedir?

-Yıllık 3,5 milyar dolar resmi ihracatımız var. Yolcu beraberinde ve kargo ile yapılan ticareti de eklersek çok rahat 5 milyar dolara çıkıyor. 2023 yılında resmi ihracatımızı 5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. 180 ülkeye ihracat yapıyoruz. Almanya başta olmak üzere İtalya, Fransa, İngiltere gibi Avrupa'nın önde gelen ülkelerine ihracat yapıyoruz. Amerika ve Afrika kıtasının yanı sıra Rusya ve Ukrayna'ya da ürün gönderiyoruz. Son dönemde sektörde ciddi yatırım oldu. Sektörün tamamı yerli ve milli.

EVRAKTAN HIZLI MAL GÖNDERİYORUZ

- Şu an hangi pazarlara odaklandınız?

-Pandemi ile birlikte Çin'de belli bir kapanma oldu. İnsanların Çin'e gidip gelmesi zorlaştı. Hem de Çin'den gelen bir konteynerin maliyeti 13-14 bin dolara çıktı. Bizim de coğrafi konumumuzu avantaja çevirmemiz lazım. Çin'den Avrupa ülkelerine ürün gitmesiyle Türkiye'den gitmesi arasında ciddi fark var. Bazen müşteri arıyor 'evraklar nerede' diye soruyor. Ürünlerimizi Avrupa'ya bankadaki evraktan daha hızlı gönderiyoruz.

İŞÇİ BULMADA SIKINTI YAŞIYORUZ

- Yeni dönem hedefleriniz neler?

-Öncelikle birçok üyemizi çatılarına güneş enerji santrali (GES) kurması için teşvik ediyoruz. Enerji ciddi anlamda çok pahalandı. Bunların maliyetlere de çok etkisi var. Enerji maliyetini düşürelim istiyoruz. Şirket olarak biz de çatımıza GES kurduk.

- Eleman bulmakta zorlanıyor musunuz?

-Bence Türkiye'nin en büyük sorunu kalifiye işçi bulabilmek. İşçi bulamıyoruz. Kendi şirketimde işçi olmadığı için işleri fason veriyorum, makinalarım kapalı. Böyle bir gerçeklik var ancak bunu atlatamıyoruz. 70 kilometre uzaktan servisle işçi getiriyoruz. Türkiye'de işsizlik var diyenler tamamen çalışmak istemeyenler. Türkiye'nin aktif iş gücü hizmet sektöründe çalışıyor. İnsanlar sanayi sektöründe çalışmak istemiyor. Sanayide çalışacak işçi bulmamız gerekiyor.

KALİTEMİZ DÜNYANIN DİLİNDE

- Dünyada Türk ürünlerine bakış nasıl?

-Son zamanlarda yaptığımız araştırmalarda şunu gördük; Uzak Doğu ülkeleri Made in China yerine Made in Türkiye etiketini tercih eder hale geldi. Türkiye'de üretilen ürünler gerçekten çok kaliteli. Ürettiğimiz mamullerde ana pazar Avrupa. Nasıl ki Avrupalı ürünlerimizi kullanıyorsa Asya ülkeleri de 'Türkler güzel mal yapar Türklerden mal alalım' diyorlar. Çinliler bile kendi Made in China etiketi yerine Made in Türkiye olan ürünleri alıyor. Made in Türkiye etiketinin kaliteli olduğunu biliyorlar. Bütün dünya ürettiğimiz ürünlerin kalitesinin farkında ve dillerinden düşürmüyorlar. Çin'e de ürün satıyoruz. Ana pazarlarımızdan biri de Japonya oldu. Ancak Japonlara mal satmak kolay iş değil.

5 GÜNDE 170 BİN KİŞİYİ AĞIRLADIK

- Sektörünüzde hangi şehir başı çekiyor?

-Hepsi de eşit diyebiliriz. İstanbul ve Bursa'da ağırlıklı döşemelik ve perdelik kumaş üzerine üretim yapılıyor. Havlu, bornoz gibi ürünler Denizli'de üretiliyor. Dünyada insanlar şunu biliyor; perde, havlu, yatak örtüsü, bornoz, döşemelik, kumaşı alınacaksa doğru adres Türkiye. Mayıs ayında yaptığımız fuara 5 günde 170 bin ziyaretçi geldi. Bu Türkiye rekoru. Dünyanın 126 ülkesinden fuarlarımıza alıcı heyetleri geliyor.

- Dış ticareti nasıl artıracaksınız?

-İhracatı artırıp, gelirimizi yükselmeliyiz. Yurt dışına ne kadar çok mal satarsak ülkeye o kadar çok döviz girmesini sağlarız. Böylece birçok problemimiz de çözülmüş olur. Devlet ihracat yapan firmaların önünü açmalı ve katkı vermeli.