Sıfır Atık Vakfı, enerji tasarrufu ve sıfır atık yaklaşımının çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla daha temiz, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir gelecek hedefine hizmet ettiğini belirterek, Enerji Tasarrufu Haftası vesilesiyle tüm bireyleri, kurumları ve yerel yönetimleri bu ortak mücadelede sorumluluk almaya davet etti.
Vakıftan 11-18 Ocak Enerji Tasarrufu Haftası dolayısıyla yapılan açıklamada, enerji tasarrufu ile sıfır atık yaklaşımının birbirinden bağımsız politikalar olarak değil, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine hizmet eden tamamlayıcı ve ayrılmaz unsurlar olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.
Enerji kaynaklarının verimli ve bilinçli kullanımının yalnızca ekonomik tasarruf sağlayan bir uygulama olmanın ötesinde, doğal kaynakların korunması, atık oluşumunun önlenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir sorumluluk alanı olarak öne çıktığı belirtilen açıklamada, enerji üretim ve tüketim süreçlerinde sağlanacak verimliliğin, aynı zamanda hammadde kullanımını ve çevresel etkileri azaltarak sıfır atık hedeflerine doğrudan katkı sunduğu kaydedildi.
Açıklamada, sürdürülebilir bir gelecek vizyonunun, enerji tüketimi ile atık yönetiminin entegre bir bakış açısıyla ele alındığı, çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutları birlikte gözeten bütüncül bir anlayışla mümkün olabildiğine işaret edilerek, "Sıfır Atık Hareketi'nin kurucusu, BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan Hanımefendi'nin vizyonu ve liderliğinde çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı, bu doğrultuda kamu kurumları, özel sektör ve bireyleri, enerji tasarrufu ve sıfır atık bilincini günlük yaşamın ve kurumsal süreçlerin ayrılmaz bir parçası haline getirmeye davet etmektedir." denildi.
Enerji, üretim ve tüketim süreçlerinin hammadde çıkarımından su kullanımına, karbon salımından atık oluşumuna kadar çok yönlü çevresel etkiler doğurduğuna dikkat çekilen açıklamada, verimsiz enerji kullanımının, yalnızca daha fazla tüketim anlamına gelmediği, aynı zamanda daha fazla atık, daha fazla emisyon ve daha yüksek çevresel baskı anlamına geldiği belirtildi.
Bu çerçevede enerji verimliliğinin, Sıfır Atık yaklaşımının temel yapı taşlarından biri olarak öne çıktığı vurgulanan açıklamada, enerjinin verimli kullanılmasının, kaynakların daha uzun süre döngü içinde kalmasını sağlarken, atık oluşumunu da en baştan azalttığı ifade edildi.
Açıklamada, bireysel yaşam alanlarında benimsenen alışkanlıkların, enerji tasarrufu ve sıfır atık hedeflerine ulaşmada belirleyici bir rol oynadığına işaret edilerek, buna yönelik evlerde uygulanabilecek adımlar şu şekilde sıralandı:
"Kullanılmayan elektrikli cihazların kapatılması ve fişten çekilmesi. Enerji verimliliği yüksek ev aletlerinin tercih edilmesi. Gün ışığı ve doğal havalandırmadan azami ölçüde faydalanılması. Isıtma ve soğutma sistemlerinde dengeli sıcaklık ayarlarının benimsenmesi. Gıda israfını önlemeye yönelik planlı alışveriş ve doğru saklama alışkanlıklarının geliştirilmesi. Tek kullanımlık ürünler yerine uzun ömürlü, yeniden kullanılabilir ürünlerin tercih edilmesi."
Bu uygulamaların, enerji tüketimini azaltmanın yanı sıra atık miktarının düşürülmesine de doğrudan katkı sağladığına vurgu yapılan açıklamada, enerji verimliliği ve kurumsal dönüşümün iş yerlerinde operasyonel verimliliği artırdığı, çalışanların bilinçlendirilmesi ve sürece aktif katılımının sağlanmasının ise sürdürülebilir dönüşümün kalıcı hale gelmesinde kritik önem taşıdığı kaydedildi.
Açıklamada, atıklardan enerji geri kazanıma ilişkin, "TÜİK Atık İstatistikleri'ne göre, 2024 yılında atık bertaraf ve geri kazanım tesislerinde işlenen 195 milyon ton atığın 56 milyon tonu geri kazanıldı. Beraber yakma (ko-insinerasyon) tesislerinde 4,7 milyon ton atık enerjiye dönüştürülerek geri kazanım sağlandı. BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi kapsamında ise belediye atığı geri dönüşüm oranı 2024 yılında yüzde 36,08'e yükseldi. Bugüne kadar yürütülen çalışmalarla 227 milyar kilowatt saat (kWh) enerji tasarrufu, 150 milyon ton sera gazı azaltımı ve 256 milyar TL ekonomik kazanım sağlandı." bilgileri paylaşıldı.
Türkiye'de enerji verimliliği alanında yürütülen çalışmaların, somut ve ölçülebilir kazanımlar sağlandığının ortaya konulduğu belirtilen açıklamada, şunlar aktarıldı:
"2017-2023 dönemini kapsayan Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında yaklaşık 24,6 milyon tona eşdeğer petrol (MTEP) enerji tasarrufu sağlanırken, bu tasarruf sayesinde yaklaşık 70 milyon ton sera gazı emisyonu azaltımı gerçekleştirildi. Kamu binalarında hayata geçirilen enerji verimliliği projeleri de bu dönüşümün önemli bir parçası oldu. 2019-2024 yılları arasında yürütülen çalışmalar sonucunda kamu binalarında yaklaşık 1,8 milyar liralık enerji tasarrufu sağlandı. Bu tablo, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ile çevresel sorumluluğun birlikte ilerleyebileceğini ortaya koyuyor."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan hedefler doğrultusunda, Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon vizyonu kapsamında yenilenebilir enerjinin payının yüzde 69'a çıkarılması, Sıfır Atık kapsamında ise 2035 yılında geri kazanım oranının yüzde 60'a ulaştırılmasının hedeflendiği kaydedilen açıklamada, Türkiye'nin ilk İklim Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ve 2026 yılında COP31'e ev sahipliği yapacak olmasının, bu vizyonun uluslararası düzeyde de güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdiği ifade edildi.
Açıklamada, "Enerji tasarrufu ve sıfır atık yaklaşımı, çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla daha temiz, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir gelecek hedefine hizmet ediyor. Sıfır Atık Vakfı, Enerji Tasarrufu Haftası vesilesiyle tüm bireyleri, kurumları ve yerel yönetimleri bu ortak mücadelede sorumluluk almaya davet ediyor." ifadelerine yer verildi.




