Bulgaristan'da 19 Nisan'daki genel seçimlerin ardından, 8 Mayıs'ta parlamentoda güvenoyu alan İlerici Bulgaristan Koalisyonunun lideri Rumen Radev'in önderliğindeki hükümet, kapsamlı reform beklentileri ve toplumsal taleplerin yoğunlaştığı bir dönemde göreve başladı.
Radev, seçim öncesinde koalisyonunun siyasi programını kamuoyuna tanıtmıştı. Programın temel öncelikleri arasında, Bulgaristan'daki oligarşik yönetim biçiminin sona erdirilmesi, Yüksek Yargı Konseyi'nin değiştirilmesi, yeni bir başsavcı seçilmesi ve kamu ihalelerinde yapay zeka destekli denetim sistemi uygulanması yer almıştı.
Ekonomi alanında ise mali disiplinin korunması, bütçe açığının önlenmesi, AR-GE yatırımlarına vergi teşvikleri sağlanması ve bazı devlet şirketlerinin hisselerinin borsada işlem görmesi gibi vaatler dikkati çekmişti.
AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Bulgar uzmanlar, yeni hükümetin büyük vaatlerin yarattığı baskı nedeniyle zorlanabileceğine işaret etti.
Gallup International Balkan'da Politik Analiz ve Tahminler Direktörü Prof. Dr. Rosen Stoyanov, yeni kurulan hükümetin büyük toplumsal beklentiler altında göreve başladığını belirterek "Siyasi partiler günü kurtarmaya yönelik popülist söylemler üretmeye devam ettiği sürece Bulgaristan'daki siyasi kriz de devam edecektir." dedi.
Siyasi istikrarın ancak kapsamlı reformlar ve toplumsal uzlaşıyla sağlanabileceğini ifade eden Stoyanov, yeni hükümetin ekonomi, sosyal politika, eğitim, kamu yönetimi, enerji ve ulusal güvenlik gibi birçok alanda reform baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Stoyanov, özellikle Ukrayna savaşı ve Avrupa Birliği politikalarına ilişkin tartışmaların yeni hükümet üzerinde ciddi bir iç muhalefet baskısı yaratabileceğini belirterek "Bu konu, hem parlamentodaki hem de parlamento dışındaki muhalefeti bir araya getirme potansiyeline sahip." diye konuştu.
Başbakan Radev'in siyasi meşruiyetini güçlendirmek amacıyla diplomatik girişimlere ağırlık vereceğini söyleyen Stoyanov, ABD yönetimiyle hızlı temas arayışının da sürpriz olmayacağını kaydetti.
Stoyanov, yaklaşan seçimlerin hükümet açısından belirleyici olacağını vurgulayarak yıl sonunda yapılacak cumhurbaşkanı seçimlerinin sembolik önem taşıdığını, 2027'deki yerel seçimlerin ise Radev'in yeni partisinin performansını ölçen kritik bir sınav olacağını söyledi.
- DIŞ POLİTİKA VE RUSYA DENGESİ
Stoyanov, yeni hükümetin dış politikasında Avrupa Birliği ve NATO'ya yakınlık ile Rusya'ya yönelik daha pragmatik bir yaklaşım arasında denge arayacağını belirterek "Dışişleri Bakanı olarak uluslararası ilişkiler ve diplomasi alanı dışında eğitim, uzmanlık ve deneyime sahip bir ismin seçilmesi, dış politikanın büyük ölçüde doğrudan merkezi kontrolle yani Radev tarafından yönetileceğine dair açık bir işarettir." ifadelerini kullandı.
ABD ile Avrupa Birliği arasında bazı temel politik konularda yaşanan görüş ayrılıklarının Bulgaristan'a sınırlı bir manevra alanı açtığını belirten Stoyanov, yeni hükümetin bu ortamda "ince bir çizgide hareket etme" eğiliminde olabileceğini söyledi.
Stoyanov, Bulgaristan'ın yeni hükümetinin Avrupa içinde kendi siyasi kimliğini net biçimde ortaya koyup koyamayacağı ya da büyük güçlerin politikalarını uygulayan bir "tampon ülke" rolüne geri dönüp dönmeyeceğinin önümüzdeki dönemde netleşeceğini söyledi.

- TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER
Yeni yönetim döneminde Bulgaristan-Türkiye ilişkilerindeki en kritik başlıklardan birinin BOTAŞ anlaşması olacağını belirten Stoyanov, "Radev'e yakın isimler, bu anlaşmanın şimdiye kadar yeterince kullanılmamış, hatta bazılarına göre bilinçli şekilde değerlendirilmemiş büyük bir potansiyele sahip olduğunu ileri sürüyor." dedi.
Stoyanov, BOTAŞ anlaşmasına ilişkin olası yeniden müzakere sürecinin Radev açısından önemli bir siyasi başarı alanı olabileceğini belirterek Türkiye'nin bu konudaki tutumunun belirleyici olacağını ifade etti.
Enerji işbirliğinin yanı sıra iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonunun da önem taşıdığına dikkati çeken Stoyanov, Bulgaristan'ın NATO çerçevesinde özellikle güney sınırındaki müttefikleriyle yakın işbirliği yürütmek zorunda olduğunu ifade etti.
Stoyanov, eski bir NATO generali olan Radev'in bu süreçte hem ulusal güvenliği güçlendirmek hem de bölgesel güvenlikte daha aktif bir rol üstlenmek durumunda kalacağını belirterek Türkiye ile işbirliğinin bu çerçevede "stratejik ve kaçınılmaz" bir önem taşıdığını vurguladı.

- "SEÇİM VAATLERİNİN AĞIRLIĞI VE YÜKSEK BEKLENTİLER HÜKÜMETİN İSTİKRARINI ZORLAYABİLİR."
Yeni Bulgar Üniversitesinden siyaset bilimci Lyubomir Stefanov ise hükümetin önünde ciddi riskler bulunduğunu belirterek "Teorik olarak bu hükümetin dört yıl görevde kalması gerekir. Ancak seçim kampanyası döneminde verilen sözler, seçim vaatlerinin ağırlığı ve yüksek beklentiler hükümetin istikrarını zorlayabilir." dedi.
Dış politika konusunda değerlendirmelerde bulunan Stefanov, Başbakan Radev'in Avrupa Birliği içinde sert bir çizgi izleyerek "ikinci bir Orban" rolü üstlenmesinin düşük ihtimal olduğunu belirtti.
Stefanov, Bulgaristan'ın AB fonlarına büyük ölçüde bağımlı olduğunu ifade ederek bu kaynakların olası bir gerilim durumunda dondurulmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
NATO ile ilişkilerde ise herhangi bir sorun öngörmediğini belirten Stefanov, askeri işbirliği, ortak tatbikatlar ve ekipman kullanımının sorunsuz şekilde sürdüğünü kaydetti.
Türkiye ile ilişkilere de değinen Stefanov, iki ülke arasındaki enerji işbirliğinde BOTAŞ anlaşmasının önemini koruduğunu ve anlaşmanın yeniden müzakere edilmesinin gündeme gelebileceğini söyledi.
Stefanov, Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan arasında tarım, sulama ve nehirlerin iyileştirilmesi gibi alanlarda ortak projeler geliştirilebileceğini belirterek sınır geçişlerinin kolaylaştırılması, gümrük işlemlerinin hızlandırılması, sınır kapılarının modernizasyonu, vize uygulamaları ve çifte vatandaşlık konularının da işbirliğinde öne çıkan başlıklar olduğunu ifade etti.
- 5 YILDA 8 GENEL SEÇİM
Bulgaristan'da siyasi kriz, Nisan 2021'de yapılan genel seçimlerin ardından oluşturulan 45. Parlamento döneminde başladı.
Nisan ve Temmuz 2021'de yapılan ilk iki seçimde hükümet kurulamazken Kasım 2021'de göreve gelen Kiril Petkov hükümeti 7 ay sonra dağıldı.
Ekim 2022'deki erken seçimler ise başka bir krizle sonuçlanarak hükümet kurulamadı. Nisan 2023 seçimlerinde de GERB ve PP-DB ittifakı tarafından 10 ay süren bir hükümet kurulmasına rağmen taraflar arasında yaşanan anlaşmazlık tekrar seçime gidilmesine yol açtı.
Haziran 2024'te yapılan seçimlerin de sonuçsuz kalması üzerine 27 Ekim 2024'te yeniden seçim yapıldı. Uzun süre sonuçsuz kalan koalisyon pazarlıkları ardından Avrupalı Gelişimi İçin Yurttaşlar (GERB), Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) ve Böyle Bir Halk Var (İTN) Partisi desteğiyle bir azınlık hükümeti kuruldu.
Ancak artan toplumsal memnuniyetsizlik ve hükümet karşıtı protestoların sürmesi üzerine dönemin Başbakanı Rosen Jelyazkov, 11 Aralık 2025'te istifa etti.
19 Nisan'da yapılan son genel seçimlerde ise eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev liderliğindeki İlerici Bulgaristan Koalisyonu, 131 milletvekili kazanarak seçimi açık farkla birinci tamamladı ve tek başına hükümet kurma çoğunluğunu elde etti.
Bulgaristan'da en son 1997'de yapılan seçimde Ivan Kostov liderliğindeki Birleşik Demokratik Güçler 137 sandalye kazanarak tek başına hükümet kurabilmişti. Ülkede bundan sonra yapılan seçimlerde koalisyon ya da azınlık hükümetleri görev yapmıştı