08 Mart 2021 Pazartesi / 24 Recep 1442
Gece modu

‘Referandum ulusal güvenliğimize tehdit’

8 sivil toplum kuruluşu Kuzey Irak’taki referanduma ortak tavır aldı. STK’lar “Bu referandum, Türkiye’nin ulusal güvenliğine açık bir tehdittir. Hükümetimizin ve Meclis’imizin bu yönde atacağı adımları destekliyoruz” açıklaması yaptı.

24 Eylül 2017 Pazar 07:00 - Güncelleme: 24 Eylül 2017 Pazar 07:00

 

Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) Türkiye kanadında yer alan 8 sivil toplum örgütü, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) referanduma karşı ortak açıklama yaptı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden (TOBB) yapılan açıklamada,  Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi Türkiye kanadı üyeleri Hak İşçi Sendikalar Konfederasyonu (HAK-İŞ), Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK), Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye KAMU-SEN),TOBB, Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin (TZOB), Irak’ın kuzeyinde 25 Eylül’de yapılması planlanan referandumuyla ilgili ortak görüşleri paylaşıldı.      

BÖLGE İÇİN RİSK

IKBY’nin ilan ettiği söz konusu referandumun, tek taraflı alınmış, uluslararası normlara aykırı, hukuki dayanaktan yoksun olduğu ifade edilen açıklamada, Türkiye’nin ve sağduyu sahibi pek çok ülkenin tüm uyarılarına rağmen IKBY’nin ısrarcı tutumu ve açıklamaların endişe verici olduğu belirtildi. Mevcut ortamda yapılacak bir referandumun, hem Irak halkı hem de bölge açısından büyük riskler taşıdığına ve yeni sorunlar doğuracağına dikkat çekildi. 

SİYASİLERE ÇAĞRI

Açıklamada, şunlar kaydedildi: “Komşumuz ve dostumuz Irak’ın toprak bütünlüğünü parçalamayı ve etnik kökene dayalı yeni bir yapıyı hedefleyen bu adımın, başta Kerkük’te olmak üzere, içinden çıkılmaz etnik ve mezhepsel çatışmalara sebebiyet vereceği açıktır. Kuzey Iraklı siyasetçilerin, hatalı yaklaşımlarından vazgeçmelerini temenni ediyoruz... Irak’ın siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü tehlikeye düşürecek her adım, ülkemizi de doğrudan ilgilendirmektedir ve buna kayıtsız kalamayız. Sınır komşumuzdaki bu referandum, Türkiye’nin ulusal güvenliğine açık bir tehdittir. Devletimizin, Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması yönündeki temel politikasını paylaşıyoruz. Milli Güvenlik Kurulunun (MGK) kararlarını, hükümetimizin ve Meclis’imizin bu yönde atacağı adımları destekliyoruz. Tüm siyasi partilerimizden de aynı milli duyarlılığı görmenin, ülkemizin güvenliğini korumak açısından büyük önem taşıdığına inanıyoruz. 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı ortaya koyduğumuz birlik ve beraberlik ruhunu yine milli bir meselede göstermemiz gerektiğini düşünüyoruz. ”  

Ekonomisi iğneden ipliğe Türkiye’ye bağlı

Kuzey Irak yönetimi, referandumu iptal etmemesi durumunda ekonomisi ağır darbe alacak. Kuzey Irak’ın ekonomisi adeta iğneden ipliğe Türkiye’ye bağlı. En büyük gelir kapısı petrolü dünya piyasalarına satabilmek için Türkiye’ye ihtiyacı olan Kuzey Irak’taki satışa sunulan ürünlerin yarıdan fazlası Türk ürünlerinden oluşuyor. Türkiye, Kuzey Irak’taki en büyük 5 yatırımcı ülkeden birisi ve binlerce Türk firması bölgede faaliyet gösteriyor. Konuya yakın uzmanlar, perakendeden lojistiğe, müttehitlik faaliyetlerinden bankacılık işlemlerine kadar hemen her türlü ithalat ve parasal işlemde Türkiye’ye göbekten bağlı Kuzey Irak’ın referandumu iptal etmemesi durumunda ekonomisinin darboğaza gireceğini, bölge halkının da fakirleşmesine, iş ve aşından olmasına neden olacağını söylüyor.

GELİRİ TÜRKİYE ÜZERİNDEN

Son 3.5 yıldır petrolünü Türkiye üzerinden satarak büyük para kazanan Kuzey Irak yönetimi sadece 2017’nin ilk altı ayında Türkiye’den 4 milyar dolar tutarında tekstil, giysi, ayakkabı ve gıda ürünü ithal etti. Bir başka değişle Kuzey Irak, ithal ettiği malların yarısını Türkiye’den alıyor. Kuzey Irak yönetimindeki Erbil başta olmak üzere diğer kentlerdeki büyük alışveriş merkezlerinde ise hem Türk markalarının mağazaları hem de ithalatının büyük çoğunluğunu Türkiye’den yapan mağazalar yer alıyor. Yine Kuzey Irak’ın Avrupa’dan ithal ettiği ürünler de Türkiye üzerinden ve Türk lojistik firmaları tarafından bölgeye ulaştırılıyor. Bunun yanında Türkiye’den Kuzey Irak’a direk uçuşlarla da bölge halkı başta Avrupa olmak üzere dünyaya İstanbul üzerinden açılıyor.   

‘BİZ DEĞİL ONLAR KAYBEDER’

Ekonomik olarak Türkiye’ye büyük şekilde bağımlı olan Kuzey Irak’a iğneden ipliğe her şeyin Türkiye’den gittiğini söyleyen Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel “Kuzey Irak referandum kararında ısrarcı olursa, ekonomik olarak kendine yazık edecek” dedi. Türkiye’nin son 8 yıldır önemli markalarının Kuzey Irak’ta mağaza açtığını ve AVM’lerde yatırıma devam ettiğini ifade eden Öncel “Türkiye, Kuzey Irak’a yönelik bir ekonomik ambargo yaparsa bunun Kuzey Irak’a çok büyük zararı dokunur. Her şeylerini Türkiye’den ya da Türkiye üzerinden alıyorlar. Referandum yapılırsa ve Türk markaları oradan çekilirse, Türkler dünyanın başka yerlerinde de mağazalar açıp satış yapar ama Kuzey Irak’takiler giysiden ayakkabıya gıdadan tatlıya kadar pek çok üründen mahrum kalırlar. Ticaretimizin bu kadar geliştiği Kuzey Irak’ın Türkiye ile sorun yaşaması onların aleyhine bir durum olur” diye konuştu.