26 Şubat 2026 Perşembe / 10 Ramazan 1447

Türkiye için dönüm noktası! Bakan Kurum duyurdu: Hazırlıklar tamam

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 'Türkiye olarak küresel iklim mimarisini ve diplomasisini ülkelerin gündelik siyasetinden etkilenen değil, siyaset üstü bir yaklaşımla inşa edeceğiz. COP31' yalnızca bir konferans olmayacak, iklim eyleminde bir dönüm noktası olacak.' dedi.

AA26 Şubat 2026 Perşembe 17:04 - Güncelleme:
Türkiye için dönüm noktası! Bakan Kurum duyurdu: Hazırlıklar tamam

Bakan Kurum, Bilkent Otel'de düzenlenen COP31 Sivil Toplum Kuruluşları (STK) İstişare Toplantısında yaptığı konuşmada, oldukça çetin geçen diplomatik müzakerelerin sonucunda COP31'in ev sahipliğini üstlendiklerini belirtti.

Bu organizasyona talip olunduğunda, Türkiye'nin bu konudaki gücüne, kabiliyetine ve potansiyeline inandıklarını dile getiren Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdirleriyle COP31 Başkanı olarak atandıktan hemen sonra kurumsal kapasiteyi sürece uyumlu hale getirmek için çalışmalar yürüttüklerini anlattı.

COP31 Başkanlık Ofisini kurduklarını, organizasyon şemasını belirlediklerini anımsatan Kurum, "COP31 için Antalya EXPO alanını tasarladık ve hızlı şekilde saha çalışmalarımıza başladık. Geçtiğimiz hafta İstanbul'da 2 günlük çok önemli bir hazırlık toplantısı gerçekleştirdik. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası, burada müzakereleri yürütecek olan Avustralyalı dostlarımız ve bir önceki dönem COP Başkanımız Brezilya, dost ve kardeş Azerbaycan'dan gelen misafirlerimizle gerçekten önemli çalışma ortaya koyduk. Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı ortaya koyduk." diye konuştu.

Kurum, görüşmelerde COP31 için ortak bir vizyon oluşturma hedefi doğrultusunda beklentileri ve öncelikleri değerlendirdiklerini, artık somut hedeflerin, somut adımlarla desteklenmesi gerektiği yönündeki kararlılığı ortaya koyduklarını aktardı.

Türkiye olarak COP31 sürecini üç temel değer üzerine inşa ettiklerini belirten Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Diyalog, uzlaşı ve aksiyon... Bu üç başlığı açmadan önce de şunun altını çizmem gerekiyor. Bugün iklim krizinde yeni bir eşiğin içerisindeyiz. Dünya artık iklim değişikliğine karşı bekleme lüksünü kaybetmiştir. Artık mesele sadece hedef belirlemek değildir. Artık mesele o belirlediğimiz hedefleri sahaya indirmek, uygulamayı hızlandırmaktır. Başkanı ve ev sahibi olduğumuz COP31 tam da bu anlayışla icra edilecektir. Nihai hedeflere ulaşmak, alınan kararları somut bir şekilde hayata geçirmek için yatırım, politika uyumu, kamu-özel işbirlikleriyle desteklenen somut uygulamaları destekleyeceğiz."

Yaklaşımın, tek sesliliğe değil diyaloğa, ayrılığa değil uzlaşıya, durağanlığa değil aksiyona dayalı olacağını vurgulayan Kurum, "Artık 'söz değil, eylem zamanı' diyeceğiz. Bugüne kadar konuşulanları uygulamaya geçirme çağrısı yapacağız." ifadesini kullandı.

"DÜNYANIN COP31'DEN BEKLENTİLERİ YÜKSEK"

"COP31'e yalnızca bir diplomatik toplantı olarak bakmıyoruz. COP31'i, uygulamanın hızlandığı, güvenin tüm dünya ülkeleri nezdinde yeniden tesis edildiği ve somut sonuçların üretildiği bir dönüm noktası olarak görüyoruz" diyen Kurum, COP31 vizyonunu "Geleceğin COP'u: Uygulama COP'u" yaklaşımı üzerine inşa ettiklerini dile getirdi.

STK'lerden beklentilerinin çok yüksek olduğunu ifade eden Kurum, her ne kadar COP süreçleri devletlerin müzakere masasında yer aldığı platformlar olsa da bu süreçlerin başarısının, STK'lerin güçlendirici rolüne bağlı olduğunu söyledi.

Kurum, STK'lerin önemine işaret ederek, "Dünyanın COP31'den beklentilerinin yüksek olduğunu hepimizin bilmesi lazım. Bu konu sadece COP31 Başkanlığının konusu değil, hepimizin konusu." değerlendirmesinde bulundu.

"TÜRKİYE, SORUNLARA ÇÖZÜM ÜRETMENİN ADRESİ OLMUŞTUR"

Bakan Kurum, bugün her alanda dünyanın yükselen gücü Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde diplomaside söz sahibi olduğunu vurguladı.

Deprem bölgesinde 2 yıl gibi kısa bir süre içerisinde 455 bin konut inşa edildiğini, TOKİ eliyle bugüne kadar 1 milyon 757 bin sosyal konutun vatandaşlara kazandırıldığını anımsatan Kurum, ülke genelinde 2 milyon 252 bin bağımsız birimin dönüşümünün tamamlandığını, tarihin en büyük sosyal konut hamlesi olan 500 bin sosyal konut projesinin başlatıldığını hatırlattı.

Türkiye'nin 81 ilde, 82 milyon metrekareyi aşan alanda 545 millet bahçesi çalışması yürüten ve bunlardan 314'ünü tamamlayan bir ülke olduğunu kaydeden Kurum, "Türkiye, Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde yürütülen 'Sıfır Atık' seferberliğiyle dünyaya 'Sıfır Atık Günü'nü armağan eden bir ülkedir. Türkiye yalnızca sözünün gücüyle değil, duruşuyla, vizyonuyla, eylemleriyle ve temsil ettiği köklü sistemiyle ayakta duran, dünyaya yön veren, çözümün, diyaloğun ve uzlaşmanın merkezi haline gelmiştir." sözlerini sarf etti.

Kurum, Türkiye'nin bulunduğu yere kendi rengini veren bir ülke olduğunu, dolayısıyla her platformda, medeniyetinden gelen gücünü, tarihsel kodlarını nakşederek ilerlediklerini ifade etti.

Türkiye'nin COP31 ev sahipliğini alma başarısının ardında da bu hakikatin olduğuna işaret eden Kurum, "Türkiye tüm dünyada, iklim krizinden kaynaklanan sorunlara karşı çözüm üretmenin de adresi olmuştur. Bugün karşı karşıya olduğumuz iklim krizinin aciliyeti bize şunu açıkça göstermektedir, her seviyede çok taraflılık, tüm zorluklara rağmen, insanlığın ortak geleceğini koruyabilmek adına yegane meşru, en etkili zemin olacaktır. İnsanlık için onurlu çıkışın yolu burada alınacak olan kararlarla mümkün olacaktır." dedi.

"KARARLARIN HAYATA GEÇTİĞİ BİR ZİRVE OLSUN İSTİYORUZ"

Dünyada jeopolitik fay hatlarının yeniden harekete geçtiğini, ülkeler arasında enerji, madencilik, nadir elementler, yapay zeka ve dijital egemenlik gibi alanlarda sıcak bir rekabet yaşandığını hatırlatan Kurum, demografik kırılmaların, göç dalgalarının ve gıda güvenliği sorunlarının gittikçe arttığına, finansal belirsizliklerin yeni bir finansal yapının doğuşunu tetiklediğine, dünyanın "fosil blok" ve "yeşil blok" olarak bölündüğüne dikkati çekti.

Batı'nın yeşil standartlarıyla küresel güneyin ve az gelişmiş ülkelerin kalkınma önceliğinin, uzlaşma ve diyalog zeminini zayıflattığına işaret eden Kurum, şunları kaydetti:

"Türkiye bu konjonktürde sistem mimarı olarak yeni bir uzlaşma zemini inşa ederek, kendi özgün konumunu güçlendirecektir. Türkiye bir yandan iklim adaleti, adil geçiş, insani diplomasi yaklaşımıyla kalkınma arayışında olan ülkelerin sesi olurken, diğer yandan yeşil ekonomi, yeşil enerji, hakkaniyet, kayıp zarar fonu gibi önerilerle gelişmiş ülkeleri sorumluluk almaya davete edecektir. Çünkü bize göre iklim değişikliğiyle mücadele, hayatı kısıtlamak ve büyümelere, gelişmelere engel olmak değildir. Halkı kalkınmadan yoksun bırakması değil, refahı tüm dünya geneline yayan, gıdaya, suya, enerjiye erişimi ve adaleti sağlayan bir devrim olduğunu düşünüyoruz."

COP31 kapsamında Antalya'ya özgü kararlar almak istediklerini dile getiren Kurum, "Türkiye olarak küresel iklim mimarisini ve diplomasisini ülkelerin gündelik siyasetinden etkilenen değil, siyaset üstü bir yaklaşımla inşa edeceğiz. COP31 yalnızca bir konferans olmayacak, iklim eyleminde bir dönüm noktası olacak. COP31, kararların yazıldığı değil, kararların hayata geçtiği bir zirve olsun istiyoruz." diye konuştu.

  • iklim diplomasisi
  • cop31
  • dönüm noktası