Gece yarısı operasyonlarıyla Türkiye’nin notunu düşüren Fitch, Moody’s ve S&P gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarına karşı kritik adım atıldı. Kamu bankaları, özel bankalar ve Borsa İstanbul, Japonya merkezli JCR Avrasya’yı satın alarak Türkiye’nin yerli ve milli kredi derecelendirme kuruluşunu oluşturdu. Kuruluşunun isminin ne olacağı merak ediliyor. Japan Credit Rating Agency Ltd. (JCR) Avrasya’nın satın alınmasıyla ilgili açıklama Türkiye Bankalar Birliği (TBB) tarafından duyuruldu. Önceki gün imzalanan anlaşmayla Türk bankaları ve finans kuruluşları JCR Avrasya’nın yüzde 85.05 hissesini satın aldı. Anlaşmaya göre Japonlar’ın elinde yüzde 15 hisse kalacak. Borsa İstanbul ise yüzde 18.50’lik payla şirketteki en büyük hisse sahibi oldu. JCR Avrasya’nın kalan hisseleri ise Türk finans kurumları arasında paylaşıldı.

BAĞIMSIZ NOT VERECEK
TBB’den yapılan açıklamada yeni ortaklıkla, finansal piyasalardan borçlanmak isteyen şirketlerin kredi değerliliğinin tespit edileceği ve kredi notu sayesinde kaynakların daha verimli kullanılarak, ekonomide sağlıklı büyümeye destek sağlanacağı belirtildi. Açıklamada, JCR ile yapılan bu stratejik ortaklığın, ulusal derecelendirme şirketinin faaliyetlerinin kısa sürede uygulamaya geçmesi ve uluslararası piyasalarda tanınırlığı için avantaj sağlayacağı ifade edildi. Ulusal derecelendirme kuruluşunun özellikle risk yönetimi ve borçlanma piyasalarının etkinliği açısından önemli bir görev üstlendiği belirtilen açıklamada yerel şirketlerin kredi derecelendirilmesi konusunda daha aktif olunacağı bildirildi. Ayrıca şu ifadelere yer verildi: “Bağımsız ve objektif bir rating yaklaşımı sunmak amacıyla gerçekleştirilen işlem, bankaların kredi riski ölçümünde standart bir yaklaşımın hayata geçmesine de imkan tanıyacak. Kredi derecelendirme uygulamasının yaygınlaşmasıyla hem sağlıklı kredi kullanımı artacak hem de ekonomik gelişim daha sağlıklı olacak.”

DOĞRU TESPİT YAPACAK
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, JCR Avrasya’nın yüzde 85.05 hissesinin alınmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede “Yerli rating şirketimiz, BIST ve Bankalar Birliği ortak girişimi ile kuruldu. Özel sektörün kredi değerliliğini hızlı ve doğru tespit ederek kaynakların daha verimli kullanılmasına ve ekonomide sağlıklı büyümeye destek sağlayacak olan bu girişim, ekonomimiz için hayırlı olsun” dedi.
TÜRKİYE BİR TAŞLA ÜÇ KUŞ BİRDEN VURDU
Kredi derecelendirme alanında sıfırdan bir şirket kurma yerine Türk finans sektörünün öncü kurumları aracılığıyla JCR Avrasya’nın çoğunluk hisselerini satın alan Türkiye, hem zaman ve maliyet avantajı yakaladı, hem de uluslararası piyasalarda kredibilitesi olan ‘milli’ bir reyting şirketine sahip oldu. Analistler, kredi derecelendirme kuruluşu JCR Avrasya’nın satın alınmasıyla birlikte Türk finansal sisteminde önemli bir eksiğin giderildiğini belirterek, böylece kredi riski başta olmak üzere bir çok değerlendirmenin sistematik biçimde yapılabileceğini söyledi. Kredi derecelendirme alanında sıfırdan bir şirket kurulması halinde, çalışan istihdamı, verilerin toplanması ve BDDK tarafından modellerin onaylanması için en az dört yılın geçmesi gerektiğini vurgulayan analistler, mevcut bir şirkete ortak olunmasının zaman ve maliyet kazancının oldukça yüksek olduğuna dikkati çekti. Analistler, şirketin finansal sektörden kredi kullanan müşterilerin kredi değerliliğini tespit edeceğini, Hazine veya bankaların notlarının bu derecelendirmeye dahil olmayacağını belirtti. Analistler ilk aşamada belirli büyüklükteki firmaların derecelendirileceğini söyledi. Yüzlerce yıllık tarihe sahip kredi derecelendirme kuruluşları, inceledikleri şirket veya devletlerin varlıklarına belirli kıstaslar dahilinde derecelendirme yapıyor.

YERLİ OLMASI ÖNEMLİ
ABD’li Fitch Ratings, Moody’s ve Strandard & Poor’s bu kuruluşların önde gelenleri konumunda bulunurken, birçok ülke bu alanda yerli kuruluşlarının da olmasına özen gösteriyor. Bu kapsamda Çin’de Dagong, Hindistan’da CRISIL, Güney Afrika’da GCR 2000’ler öncesinde kurulun kuruluşlar olarak dikkati çekerken, Rusya da 2015’te ACRA isimli kredi derecelendirme şirketini kurmuştu. Analistler, 2008 küresel finans krizinde verdikleri yanlış kredi notları sebebiyle tepki toplayan ABD’li kredi derecelendirme kuruluşlarının, zaman zaman gelişmekte olan ülkeler konusunda takındıkları yanlı tutumları sebebiyle de eleştirildiğini belirtti.




