Politico'nun, ismi verilmeyen Beyaz Saray yetkililerine dayandırdığı haberine göre, Başkan Donald Trump yönetimi, İran'da olası yönetim değişikliği veya diplomatik müzakere sürecinde Kalibaf'ın kilit rol oynayabileceği üzerinde duruyor.
Washington'ın Kalibaf'ı "uzlaşılabilir bir figür" ve "potansiyel lider adayı" olarak değerlendirdiğini iddia eden yetkililer, bu ismin "sıcak bir seçenek" olduğunu ancak acele karar verilmemesi gerektiğini söyledi.
Yetkililer, Trump'ın Hark Adası'na saldırmak istemediğini, "yeni liderin Venezuela örneğine benzer bir petrol anlaşması yapmasını umduğunu" öne sürdü.

Hedefin, ABD'nin 3 Ocak'ta Venezuela'da askeri müdahaleyle alıkoyduğu Devlet Başkanı Nicolas Maduro sonrası görev yapan Delcy Rodriguez gibi bir figürü konumlandırmak olduğunu ileri süren yetkililer, böylece ABD'nin anlaşmayı güvence altına alabileceğini ifade etti.
ABD Başkanı Trump, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, 48 saat içinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurmuş, dün ise bu süreyi 5 gün uzattığını belirtmişti.
Trump, 23 Mart'ta da İran'da görüştükleri kişilerin "içeriden birileri" olduğunu ve "çok saygı gördüklerini" söylemiş, "Belki de içlerinden biri tam olarak aradığımız kişi olabilir. Venezuela'da bunun ne kadar iyi işlediğine bakın." diye konuşmuştu
TARTIŞMALARIN GÜNDEMİNDEKİ İSİM: İRAN MECLİS BAŞKANI MUHAMMED BAKIR KALİBAF
İran Meclis Başkanı Kalibaf son günlerde, özellikle ABD ile olası temaslar bağlamında yeniden uluslararası gündemin merkezine yerleşti.
İsrail ve ABD basını, onun ABD ile savaşı sonlandırmak için müzakerelere liderlik ettiğini öne sürse de Kalibaf bu iddiaları kesin bir dille reddederek, "sahte haber" olarak nitelendirdi ve bunun ABD'nin savaş nedeniyle kötüleşen piyasaları sakinleştirmek için manipülasyon amacı taşıdığını söyledi.
Ülkede 2020'den bu yana Meclis Başkanı olarak görev yapan İranlı siyasetçi, özellikle kriz dönemleri ve stratejik karar süreçlerinde etkili isimlerden biri haline geldi. Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin saldırılarda hayatını kaybetmesi gibi son dönemde İran yönetiminde yaşanan sarsıntı ve kritik gelişmelerin Kalibaf'ın sorumluluk alanını daha da genişlettiği değerlendiriliyor.
Kalibaf bu noktaya uzun ve çok katmanlı bir kariyerin sonucu ulaştı. 1961'de Meşhed'de doğan Kalibaf, genç yaşta askeri hayata atıldı ve Iran-Irak Savaşı sırasında hızla yükseldi. Devrim Muhafızları Ordusu bünyesinde tugay ve tümen komutanlıkları yaptıktan sonra 1990'larda Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetlerinin başına geçti.
1999'da ise doğrudan devlet güvenlik aygıtının merkezine taşındı. ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırısında hayatını kaybeden dönemin İran lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından, ülkenin polis teşkilatının başına getirildi. Bu dönemde güvenlikçi yaklaşımıyla öne çıktı ve özellikle öğrenci protestolarına karşı sert tutum çağrılarıyla tanındı.
2000'li yılların ortasında askeri ve güvenlik bürokrasisi kariyerden siyasete geçiş yaptı. 2005'te cumhurbaşkanlığına aday oldu ancak seçimi kaybetti. Aynı yıl Tahran Belediye Başkanı seçildi ve bu görevde yaklaşık 12 yıl kaldı. Belediye başkanlığı döneminde altyapı ve kentsel projelerle dikkat çekti ancak aynı zamanda yolsuzluk iddiaları ve gelir eşitsizliği eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.
Ulusal siyasetteki iddiasını sürdürerek 2013 ve 2024 seçimlerinde de cumhurbaşkanlığına aday oldu, ancak yine kaybetti. Buna rağmen sistem içindeki ağırlığını koruyarak, 2020'de Meclis Başkanlığına yükseldi.
Bugün gelinen noktada Kalibaf, askeri geçmişi, bürokratik deneyimi ve siyasi ağı sayesinde İran'ın en güçlü isimleri arasında yer alıyor. ABD ile müzakere iddialarını reddetse de ilk kuşak liderlerden biri olarak ve eski bir asker kimliğiyle özellikle bölgesel krizler ve enerji güvenliği gibi konularda öne çıkıyor. Hürmüz Boğazı'nın geleceği gibi bir çok kritik konuda Kalibaf'ın karar alma süreçlerinde etkili olmaya devam edeceği öngörülüyor.




