24 Kasım 2020 Salı / 8 RebiülAhir 1442
Gece modu

ABD'ye zor S-400 sorusu: Yunan adalarında konuşlu S-300'lerden neden kimse bahsetmiyor?

ABD Başkanı seçilen Biden'ın dış politika öncelikleri Washington'da masaya yatırıldı. ABD'de Rusya'dan alınan S-400'ler konusunda negatif bir tutumun söz konusu olduğunu ifade eden Altınbaş Üniversitesi Rektörü ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik Dış Politikalar Kurulu üyesi Prof. Dr. Çağrı Erhan, 'S-400 konusunda siyasi bir motivasyon söz konusu. Yunan adalarında konuşlu ve operasyonel olan S-300'ler var, neden kimse bunlardan bahsetmiyor.' dedi.

AA13 Kasım 2020 Cuma 07:58 - Güncelleme: 13 Kasım 2020 Cuma 08:19

ABD’nin resmi olmayan sonuçlara göre seçilmiş Başkan Joe Biden’ın dış politika önceliklerini masaya yatıran uzmanlar, İran ile yapılan nükleer anlaşma konusundaki duruşu dışında mevcut Başkan Donald Trump’ın dış politikasını devam ettireceğini ifade etti.

Washington merkezli Türk Miras Vakfının düzenlediği panelde, eski Savunma Bakanlığı Müsteşarı Dov Zakheim, Dış Politika Konseyi Başkan Yardımcısı İlan Berman ve Altınbaş Üniversitesi Rektörü ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik Dış Politikalar Kurulu üyesi Prof. Dr. Çağrı Erhan, seçilmiş Başkan Biden’ın dış politika önceliklerini masaya yatırdı.

Zakheim, ABD’deki iki partinin de Çin ile Rusya’ya karşı tedbir alınması, ABD askerlerinin Afganistan’dan çekilmesi, İsrail ile körfez arasındaki görüşmelerin devam etmesi konusunda hemfikir olduğunu belirterek, Biden’ın Trump yönetimi tarafından bu konuda ortaya koyduğu politikaları devam ettireceğini belirtti.

Türkiye konusunda da Washington'un ortak bir görüş olduğuna işaret eden Zakheim, "Türkiye konusunda iki partide ortak bir görüş hakim ve bu hiç de dostça değil. Demokratlar arasında insan hakları konusunda Türkiye’ye karşı kötü bir algı var. Diğer taraftan Cumhuriyetçilerde ise S-400 alımı gibi Rusya ile ilişkiler konusunda negatif bir görüş söz konusudur." dedi.

Zakheim, İran ile yapılan nükleer anlaşmanın Trump ile Biden yönetimleri arasında ayrışma noktası olduğuna işaret ederek, "Biden İran anlaşmasına dönmek istiyor. Bu da ABD ile İsrail ve Körfez ülkeleri arasındaki işbirliğini azaltacaktır. Çünkü ne (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu ne de (BAE Veliaht Presni Muhammed Bin Zayed) ABD’nin İran anlaşmasına dönmesi konusunda olumlu bir duruşa sahip değil. Orada bir tür türbülans olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

- TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİNİ YOLUNA KOYMANIN ÖNEMLİ BİR ŞARTI EMPATİ  

Prof. Dr. Erhan ise Türk-Amerikan ilişkilerinde çok fazla dalgalanma olduğuna işaret ederek, "Evet şu anda Türkiye ile ABD arasındaki ikili ilişkilerin en zor zamanlarından geçiyoruz. Ancak bu daha önce de oldu ve iki ülke arasındaki ilişkiler tüm bu krizlerde ayakta kalabildi." dedi.

Erhan, Washington ile Ankara’nın ilişkileri düzeltmek için önemli bir şartının, iki tarafın birbirine karşı empati geliştirmesi olduğuna dikkat çekti.

Amerikan yönetiminin Türk halkındaki algıyı anlamadığını belirten Erhan, Türkiye’de halkın yüzde 90’nının 15 Temmuz darbe girişiminin ardında FETÖ elebaşının olduğunu düşündüğünü ve onun da ABD’nin Pennsylvania eyaletinde yaşadığını ifade etti.

Erhan, Rusya'dan alınan S-400 konusuna da değinerek, "S-400 konusunda siyasi bir motivasyon söz konusu. Yunan adalarında konuşlu ve operasyonel olan S-300’ler var, neden kimse bunlardan bahsetmiyor." diye konuştu.

ABD ile Türkiye’nin karşılıklı güven inşası için çalışması gerektiği fikrine katıldığını belirten Erhan, "Türk-Amerikan ilişkileri, Afganistan’dan Baltık bölgesine Yemen’e kadar uzanan çok geniş bir alanda her iki ülkeye fayda verebilecek durumdadır." dedi.

Erhan, ABD’nin Suriye, İran, Libya ve Afganistan’da strateji ve amaçlarını net bir şekilde ortaya koymadan Türkiye’ye yönelik beklenti içinde olmasının mantıklı olmadığını kaydetti.

ABD’de oluşan Türkiye karşıtı ittifakın yapay bir ittifak olduğunu ve iki ülkenin güven inşası ile bu ittifakın iki ülke ilişkilerindeki etkisinin azalacağını ifade eden Erhan, "(Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülen Gazeteci Cemal Kaşıkçı) Kaşıkçı cinayeti ortada ama ABD’de insan hakları konusunda hassas olanlar ile Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve Fransa, Türkiye’deki insan hakları konusunda aynı safta. Bu yapaydır." ifadelerini kullandı.

Berman da Washington’da Türkiye’nin stratejik olarak farklı bir noktaya doğru gittiğine ilişkin bir his olduğunu ifade ederek, "İki ülke arasında güven inşa edildiğinde aradaki taktiksel anlaşmazlıklar kolayca çözülebilir." dedi.