19 Nisan 2026 Pazar / 3 Zilkade 1447

ADF'de dikkat çeken Gazze mesajı: Türkiye'nin girişimleri toplumları etkiledi

Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında düzenlenen 'Kültürel Diplomasi' panelinde konuşan CeSPI Türkiye Gözlem Merkezi Koordinatörü Valeria Giannotta, kültür diplomasisine örnek olarak, İsrail'in Gazze'ye saldırıları konusunda sosyal medya ve özellikle Türkiye'nin girişimlerinin toplumları Gazze halkının yanında olma konusunda etkilediğini belirtti.

AA19 Nisan 2026 Pazar 15:31 - Güncelleme:
ADF'de dikkat çeken Gazze mesajı: Türkiye'nin girişimleri toplumları etkiledi

Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu kapsamında "Kültürel Diplomasi: Bölünmeleri Birleştirmek, Güven İnşa Etmek" paneli düzenlendi.

TRT World Muhabiri ve Sunucusu Brenda Achieng Czeda'nın moderatörlüğündeki panele AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Anna Lindh Vakfı Başkanı Rym Ali, Sasakawa Barış Vakfı Barış Arabuluculuk Merkezi Başkanı Akiko Horiba, CeSPI Türkiye Gözlem Merkezi Koordinatörü Valeria Giannotta katıldı.

Yalçın, son yıllarda uluslararası siyasette maalesef söylemlerin yerini silahların aldığını ifade etti.

Uluslararası krizlerin olduğu bu zorlu zamanlarda yeni alternatifler aradıklarını belirten Yalçın, böyle dönemlerde diplomasi yolunu bulmanın kolay olmadığını, çözüm ararken farklı yollarla diplomasi trafiğini arttırmaya, yoğunlaştırmaya çalıştıklarını kaydetti.

"Kültürel bağlantılar milletlerin, ülkelerin arasında daha rahat ve daha iyi köprüler kurmada faydalı olabilir." değerlendirmesinde bulunan Yalçın, şöyle devam etti:

"21. yüzyılın başında kültür önemli midir ya da önemli değil midir? diye tartışılmıştı. Mesela Avrupa Birliği (AB) ve NATO gibi kurumsal yapılar, uluslararası kuruluşlar bile aslında kültürel bağlantıları yaratan ortamlar, düşmanlıktansa dostane ve işbirliği içerisinde hareket etme fırsatı veriyor."

Kültür bazlı çözümlere de iyimser yaklaşmaları gerektiğini vurgulayan Yalçın, şöyle konuştu:

"Birbirimizi dostane bir şeklide tanımlayabilirsek bu aslında barışçıl çözümleri diplomasi yoluyla çözmede bize arabuluculuk da edecek. Böylesi zamanlarda da iyimserlik zordur. Daha çok konuşmalıyız ama bazı söylemlerde sorun yaratıyor. Mesela NATO çok uzun bir süre üyelerinin benzer kültür kimlikleri olan ülkelerden oluşmasıyla eleştirilmişti. Kimileri tarafından da NATO zorlu şartlar altında teste tabi edilmedi de denmişti. Ama artık yeni test alanlarımız açıldı. AB artık mesela bu belirsizlik sürecinden geçerken hayatta kalabilecek mi? NATO ayakta kalabilecek mi? Ya da bazı devletlerin kültür kimlikleri korunabilecek mi? gibi soru işaretleri belirlendi artık."

- "ORTA DOĞU'DAKİ GELİŞMELERE BAKTIĞIMIZDA KÜLTÜRÜN HERHANGİ BİR FAYDASI OLMAYABİLİYOR"

Kültürel bağlantılar ve sadece bazı ülkeler arasında olan bağlantıların her zaman spesifik bir eş güdümü beraberinde getirmediğine dikkati çeken Yalçın, "Bu eşgüdüm olsun istiyorsak da uzun soluklu ilişkiler başlatmalıyız ülkeler arasında. İran ya da diğer örneklerden biliyoruz ki kültürel kimlik ve ülkelerin bu kimliklerini bir köprü niteliğinde kullanmasını beklerken bu aslında bir karşıtlık olarak kullanılabiliyor." dedi.

Yalçın, kültürün ve kültürel diplomasinin birçok durumda diyalog için temel teşkil edebileceğini düşündüğünü dile getirerek, şunları kaydetti:

"Kültürel bağlantılar her zaman stratejik uyumlamalarla, ayarlamalarla ya da düzenlemelerle hayata geçirilmek zorunda değil. Bizim toplumsal düzeyde buna başlamamız gerekiyor. Toplumsal düzeyde bazı değişimler, milletler arası diyaloğun geliştirilmesi ve bunun sonucunda oluşan ilişkilerin son karar olarak kullanılması gerekiyor. Kültürel diplomasi bu açıdan biraz sınırlı kalabiliyor. Orta Doğu'daki gelişmelere baktığımızda kültürün herhangi bir faydası olmayabiliyor. Aslında birbirlerini dost, arkadaş olarak tanımlaması gereken ulusların birbirini düşman, karşı taraf olarak tanımladığı dönemden geçiyoruz. Bu da zor bir durum."

- "GAZZE'DE BİR SOYKIRIM SÖZ KONUSU"

AB'nin de aslında kültürel bir birlik olduğunun altını çizen Yalçın, "Fakat maalesef yakın zamanda Almanya ya da bazı farklı Avrupa devletleri ordularını yeniden güçlendirme çalışmalarına başladı. Kültür aslında karmaşık da olabiliyor. Orta Doğu durumundan bahsedecek olursak kültürel farklılıklar bazen de çözülmeyen problemlerin temelinde yatan faktör haline gelebiliyor." ifadelerini kullandı.

İspanya ve Türkiye arasında karşılıklı güzel paylaşımların yapıldığına işaret eden Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kültür toplumları bir araya getirme konusunda çok önemli bir rol oynuyor. Gazze'de bir soykırım söz konusu. Bazı durumlarda devlet liderlerinin, başkanlarının İsrail korkusu ya da herhangi bir sebepten dolayı Gazze'de olan bitenle ilgili konuşmak dahi istemiyor. Yaklaşık 2,5 yıl önce İsrail ateşkes konusunda anlaşmaya zorlanmıştı. Bu toplulukların gücü ve baskısı sayesinde oldu. Dolayısıyla kamuoyunun baskısının hükümet üzerinde ciddi bir etkisi oldu. Toplulukların, toplumların birbirleriyle kurduğu bir ilişki olmasaydı belki de bu baskı yaratılmayacaktı."

- "BİZİM DIŞ POLİTİKAMIZ İNSANİ UNSURLARLA BEZELİ"

Bir katılımcının "Türkiye'nin Arap dünyası ve Orta Doğu'ya mesajı ne olur?" sorusuna Yalçın, şöyle yanıt verdi:

"Türkiye herhangi bir uluslararası savaş ya da çatışmanın bir parçası olmak istemiyor. Türkiye herhangi bir savaşın da destekçisi olmak istemiyor, Orta Doğu'da da bir savaşı desteklemeyecektir. Bizler insanlık namına düşünüp hareket etmeliyiz. Gazze'de mazlumun yanındayız. İran'da bir savaş varsa biz yine haklının yanındayız. Ukrayna'da bir işgal varsa ve bu haksız yereyse biz yine bunu desteklemiyoruz. Bizim dış politikamız insani unsurlarla bezeli. AK Parti'nin mantalitesi böyle. AK Parti her zaman halkın yanında. Biz her zaman insanlığın yanındayız. Tarihin de doğru tarafında yer almaya çalışıyoruz. İsrail konusunda bir soykırım yapılıyorsa biz böyle bir şeyin yanlısı, destekleyicisi olamayız. Duruş budur. Yumuşak güç duruşumuz budur."

- "SADECE YÜKSEK NOT İÇİN DEĞİL KENDİNİZİ GELİŞTİRMEK İÇİN SIKI ÇALIŞIN"

CeSPI Türkiye Gözlem Merkezi Koordinatörü Valeria Giannotta ise kültür diplomasisi ve geleneksel diplomasi arasında fark olduğunu belirterek, kültür diplomasisinin her seviyeden halkları da konuya dahil ettiğini söyledi.

İşbirlikçi bir çerçeveye ihtiyaç duyulduğunu belirten Giannotta, geleneksel diplomasinin sınırlı kaldığı alanda kültür diplomasisinin yeni bir alan sunduğunu ifade etti.

Gianotta, kültür diplomasisine örnek olarak, İsrail'in Gazze'ye saldırıları konusunda sosyal medya ve özellikle Türkiye'nin girişimlerinin toplumları Gazze halkının yanında olma konusunda etkilediğini belirtti.

Gianotta, barışın inşası ve kültürel diplomasinin işe yaraması isteniyorsa öncelikle dünya genelindeki fonksiyonel bozuklukların düzeltilmesi gerektiğini vurguladı.

Gençlere tavsiyelerde bulunan Gianotta, fırsatların kullanılmasının önemine işaret ederek, "Başka bir yerde kısa süre yaşadığınız zaman o yaşantıyı anlıyorsunuz. Kardeşlik algısını, dostluk algısını hiçbir zaman unutmayın. Sadece yüksek not için değil kendinizi geliştirmek için sıkı çalışın." dedi.

- "BİR SOYKIRIM OLDUĞUNDA MÜDAHALE ZORUNLULUĞU VARDIR"

Anna Lindh Vakfı Başkanı Rym Ali de şartlar kötüleştiğinde kültür diplomasisinin nasıl yürütüleceğinin önemli olduğunu belirterek, sivil toplumun katılımının ilişkileri sağlamlaştıran bir durum olduğunu anlattı.

Kültürel ilişkilerin de etkileyici olduğunu dile getiren Ali, tepki olmayan zamanlardan kültürel ilişkilerin gelişmesiyle "birlikte ses çıkarılan" zamanlara geçildiğini belirtti.

Ali, kültürel diplomaside eşitlik ve sorumluluk olması gerektiğini vurgulayarak, "Kültürel bir temizlik gerçekleşiyor özellikle Filistin'de. Dolayısıyla bizlerin var olan ilişkileri buna son vermek için kullanmamız gerekiyor." dedi.

Halklarla birlikte hareket etmenin önemli olduğunu söyleyen Ali, "Bir soykırım olduğunda müdahale zorunluluğu vardır ve kültürün önemi hepimizin insan olduğunu hatırlamaktır." diye konuştu.

Ali, barışa ulaşıldığında bunun kağıttan ibaret olmaması gerektiğini ve herkesin bu barış havasını deneyimlemesi gerektiğine işaret etti.

- "KÜLTÜREL DİPLOMASİYİ UNUTURSAK ÇOK DAHA FAZLA ŞİDDET DOĞACAKTIR"

Sasakawa Barış Vakfı Barış Arabuluculuk Merkezi Başkanı Akiko Horiba, kültürel diplomasiye uzlaşma açısından bakıldığında, anlaşmazlık içindeki tarafların iletişim kurmasını kolaylaştırdığına, kültürel diplomasinin güven inşasında önemli olduğuna dikkati çekti.

Daha fazla yumuşak güç elde edildikçe toplumun gücünün artacağını ifade eden Horiba, "Kültürel diplomasiyi unutursak çok daha fazla şiddet doğacaktır." dedi.

Horiba, her ülkenin bir kültürü olduğunu belirterek önemli olanın saygı duyarak güven inşa edilmesi olduğunu söyledi.

Bir kültürün propagandayla daha dominant bir hale getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Horiba, bir farkındalık da yaratılması gerektiğini sözlerine ekledi.

  • kültür diplomasisi
  • İsrail saldırıları
  • Gazze

ÖNERİLEN VİDEO

Trafikte ''baltalı'' maganda paniği! Yolcular can havliyle kaydetti

Kapat
Video yükleniyor...