Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Johann David Wadephul ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Wadephul'un açıklamalarından satırbaşları:
İran'ın etrafındaki gelişmeler bizi endişe ettiriyor. Bu konuda ortak bir perspektif bulmamız gerekiyor ki burada savaş sona erdirilebilsin.
"Avrupa ve Almanya için şu çok açık: En büyük güvenlik tehdidinin, olumlu bir sonuç elde edilebilmesi adına müzakere edilebilir bir noktaya taşınması gerekiyor. Vaktinizi ayırdığınız ve bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Sayın Cumhurbaşkanı'nın da bugün beni kabul edecek olması vesilesiyle şükranlarımı sunuyorum.

Ben Körfez bölgesinden geliyorum. İran; dronlar ve füze saldırılarıyla bölgeye büyük zararlar veriyor; bildiğiniz gibi Türkiye'ye yönelen füzeler de oldu. Bu füzelerin NATO imkânlarıyla engellenmesini son derece olumlu bir sonuç olarak görüyorum. Körfez bölgesinde gerilimin sürekli tırmandırılması ve komşulara yönelik saldırılar, beraberinde tehlikeli bir tablo getiriyor. İran'ın çevresindeki bu gelişmeler bizi ciddi şekilde endişelendiriyor.
#CANLI Almanya Dışişleri Bakanı Johann David: İran'ın etrafındaki gelişmeler bizi endişe ettiriyor. Bu konuda ortak bir perspektif bulmamız gerekiyor ki burada savaş sona erdirilebilsinhttps://t.co/SjNug6Ukrx pic.twitter.com/IFlMzszeAg
— Star Gazetesi (@stargazete) March 12, 2026
Savaşın sona erdirilmesi için ortak bir perspektif bulmamız şart. Mevcut imkânları kullanarak bu süreci durdurmalıyız. Türkiye'nin burada çok önemli bir rol oynayabileceğine inanıyorum; önümüzdeki günlerde bu konuda tam bir koordinasyon içinde çalışmak istiyoruz. Federal hükümet adına da vurgulamalıyım ki; İran artık komşuları ve Avrupa için bir tehdit oluşturmamalı, bölgesel rolünü olumlu bir çerçevede yeniden tanımlamalıdır. Bu kapsamda, tehdit arz eden nükleer ve balistik füze programlarının da sonlandırılması gerekmektedir.
Öte yandan, her fırsatta dile getirdiğim gibi; ilkesel olarak İran dahil tüm devletlerin toprak bütünlüğüne saygı duyulmalıdır. Hiç kimse İran'da bir kaos çıkmasını istemez. Gelinen aşamada çatışmaların daha fazla tırmanmaması ve kalıcı bir çözüm için bölgedeki güvenlik mimarisini birlikte ele alıp somut öneriler sunmalıyız.
Suriye'deki iç savaştan sonra Türkiye, büyük bir özveriyle yaklaşık 4 milyon insanı kabul etti. Bu insanların bir kısmı Türkiye'de yaşıyor, bir kısmı ise geri döndü. Ancak mevcut gerilimler ışığında, İran üzerinden gelebilecek olası yeni mülteci dalgalarına karşı Türkiye'nin nasıl bir durumla karşı karşıya kalabileceği konusunu da hassasiyetle gündemimizde tutuyoruz."





