Son yıllarda küresel dengelerin ne denli hızlı değiştiğine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Yanı başımızda patlak veren savaşlar, günden güne büyüyen gerilim ve çatışmalar, Türkiye'nin her an teyakkuz halinde olmasını zorunlu kılıyor.
Bulunduğumuz coğrafyadaki gerilim, yeni değildir. Tarih boyunca sayısız mücadeleye tanıklık eden bu topraklarda tutunmak beceri, deneyim ve güç ister.
Bulunduğumuz coğrafyanın en kadim milletiyiz.
Çeyrek asırdır içtimai meselelerde olduğu kadar dış politikada da vites küçültmeden çalışan, gücünü gösteren, sorunlara çözüm üreten, diplomasiyi en aktif şekilde kullanan bir AK Parti gerçeği var.
Her alanda bağımsızlığı önceleyen, kendi kendine yetebilirliği esas alan ve bu doğrultuda değer üreten bir Türkiye var.
Büyük ve Güçlü Türkiye için temel politikamız olan eser ve hizmet siyasetidir. Bunun da karşılığı; "güçlü altyapı" dır.
Altyapı, bir ülkenin savunma kapasitesinin en belirleyici unsurlarının başında gelir. Askeri güçle birlikte; ulaşım, lojistik, enerji, iletişim ve teknoloji altyapısı doğrudan savunma gücünü şekillendirir.
Son yirmi dört yıllık kalkınma hamlemizin en büyük başarı hikâyelerinden biri ulaştırma altyapısında saklı. Zira ulaşım alanında gerçekleştirilen her yatırım, çok yönlü faydayla bütün sektörleri harekete geçirmiştir.
Altyapı, bir milletin sosyal ve kültürel gelişimini sağladığı gibi bir milletin kendini savunabilme becerisini de doğrudan etkiliyor.
Haberleşme de bu altyapının en önemli parçasıdır.
Bilindiği üzere, olası bir savaşta ilk önce iletişim ağları hedef alınır. Dolayısıyla haberleşmenin önemini uzun uzun anlatmaya gerek yoktur.
Anavatanın güvenliği, Mavi Vatan'a bağlıdır. Mavi Vatan'ın emniyeti Gök Vatan'a bağlıdır. Gök Vatan'ın selameti ise Uzay Vatan'a bağlıdır.
Burada en kritik nokta Uzay Vatan'dır. Çünkü "iletişim"i temsil eder. Dünyadaki gücümüzü perçinlemek için uzaydaki izimizi artırmak zorundaydık.
Millî savunma stratejilerimizin en üst basamağını teşkil eden uzay çalışmalarımız, 5A, 5B uydularımızın ardından 8 Temmuz 2024 tarihinde uzaya fırlattığımız yerli millî uydumuz Türksat 6A ile bir zafer aşamasına ulaştı.
Bu projeyle beraber dünyada haberleşme uydusu üretebilen 11 ülkeden biri olma başarısına eriştik.
Yaklaşık on yıllık bir yerli mühendislik birikiminin ve millî kararlılığın meyvesi olan Türksat 6A uydumuz, bir nöbetçi gibi vatan savunmasına da hizmet veriyor.
Türksat 6A sayesinde hizmet verdiğimiz nüfusu 5 milyara çıkardık. Bu genişleme, küresel ölçekte bir haberleşme gücü haline gelmemizi sağlarken, askeri ve sivil veri akışımızın güvenliğini de en üst seviyeye taşıdı.
Biz, bu yatırımlarla olası bir kriz anında kimsenin müdahale edemeyeceği, tamamen bize ait bir iletişim kalkanı kurduk. Gelecek nesillere bıraktığımız bu miras, tam bağımsız Türkiye yolunda attığımız en devasa adımlardan biridir.
Altyapıdaki başarılarımız Türkiye'nin caydırıcı güç olma potansiyelini artırdıkça, bölge halklarının asırlardır arzuladığı huzur ve istikrar dönemine önemli katkı sağlayacaktır.