6 Temmuz 2026 Pazartesi / 21 Muharrem 1448

AA Genel Müdürü Karagöz'den manipülasyon vurgusu... ''Batı medyasında bağımsızlık diye bir şey yok''

Arafta Sorular'a konuk olan AA Genel Müdürü Serdar Karagöz, New York Times'ın Gazze'deki hastane saldırısını üç güncelleme ile nasıl 'kendi kendine gelişen bir patlama' olarak sunduğunu vurgulayarak, 'Dünyada bağımsız medya yok. Onlar faili gizlerken, biz haksızlığa karşı editoryal duruş sergiliyoruz' ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ5 Temmuz 2026 Pazar 23:17 - Güncelleme:
AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, 24 TV ekranlarında yayınlanan 'Arafta Sorular' programında Esra Elönü'nün konuğu oldu. Gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulunan Karagöz; iletişim stratejilerinden Gazze'deki soykırıma, dezenformasyonla mücadeleden uluslararası medyanın iki yüzlü tutumuna kadar birçok kritik konuda önemli değerlendirmeler yaptı.

"İLETİŞİM NOKTASINDA ROL MODELİM HAZRETİ MUHAMMED'DİR"

Mesleki ve siyasal iletişim stratejileri açısından peygamberlerin hayatının büyük bir rehber olduğunu vurgulayan Serdar Karagöz, kendi rol modelini şu sözlerle açıkladı:

"Benim için rol model, haberci, iletişimci Hazreti Muhammed'dir. Çünkü öyle bir iletişim stratejisi ile o mesajı içinde bulunduğu topluma yaymıştır ki, biz bugün hala o mesajı hissediyoruz, yaşıyoruz. Vefatından yüzyıllar geçtikten sonra bile söylediği sözler, getirdiği mesajlar çok farklı coğrafyalarda dönüşüme sebebiyet veriyor. Teknik anlamda bakarsak bu çok büyük bir iletişim başarısıdır."

BENİM ROL MODELİM HAZRETİ MUHAMMED'DİR

24 TV'de yayınlanan Arafta Sorular programına konuk olan Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Karagöz: Benim için rol model, haberci, iletişimci Hazreti Muhammed'dir pic.twitter.com/AFe40IieDg

— Star Gazetesi ���� (@stargazete) July 5, 2026

Hazreti Peygamber'in sadece "emin" olma vasfıyla değil, mesajı ne zaman ve nasıl vereceğini çok iyi bilmesiyle de örnek olduğunu belirten Karagöz, Hudeybiye Anlaşması'nı işaret ederek, "Bugün her alanda bütün siyasetçilerin örnek alması gereken stratejiler bunlar. Stratejik iletişim dediğimiz şey; doğruyu ve algıyı orantısal olarak mükemmel bir şekilde dizayn etmektir" ifadelerini kullandı.

"GAZZE SOYKIRIMI DÜNYA İÇİN BİR KIRILMA NOKTASIDIR"

Kitle iletişim araçlarının gelişmesiyle birlikte dünyadaki adaletsizliklerin ve zulümlerin daha görünür kılındığını ifade eden Karagöz, Gazze'de yaşanan vahşete dikkat çekti. Geçmişte Afrika veya Orta Doğu'daki soykırımlardan insanların haberdar dahi olamadığını hatırlatan Karagöz, şunları söyledi:

"Şimdi canlı yayında soykırımları izliyoruz. Dolayısıyla bugünün gençlerinin de daha fazla itiraz yüklü olmalarını bekliyorum ve öyle de görüyorum. Son Gazze soykırımı kitle iletişim araçları sayesinde her gün evlerimizde, ekranlarımızda olduğu için itiraz etme dürtüsü daha yüksek. Eğer bir gün dünya iyiye doğru değişmeye başlarsa, Gazze'deki soykırımın bir kırılma noktası olduğunu düşünüyorum. Şimdi yapılması gereken, dünyanın her yerinde yükselen bu itiraz duygusunun organize edilmesidir."

"YALANLA MÜCADELE ETMEK NÜKLEER SALDIRIYA MARUZ KALMAK GİBİ"

Sosyal medya ve kitle iletişim araçlarıyla birlikte yalan haberin yayılma hızının tehlikeli boyutlara ulaştığını belirten AA Genel Müdürü Karagöz, yalanı "tanıdık bir işgalci" olarak tanımladı. Karagöz, dezenformasyonun toplumlar üzerindeki tahribatına değinerek şöyle konuştu:

"Eskiden bir yalanı 10 kişi duyardı, köyün dışına çıkmazdı. Şimdi en etik değeri olmayan insanın yalanı kitle iletişim araçlarıyla 10 milyonlara, 100 milyonlara ulaşıyor. Yalanın yayılım hızı doğrulardan kat ve kat fazla olduğu için toplumlarda yozlaştırıcı, bozucu bir etki yapıyor. Yalanla mücadele etmek, adeta nükleer bir saldırıya maruz kalmak gibi zor bir konudur."

Medya tüketicilerinin "iyi haber" özlemine de değinen Karagöz, insanların kötüye ve yalana olan ilgisinin daha fazla olduğunu belirterek, "Bir iyi haber söyleyin ki sansasyonel olsun; olmaz. İyinin dedikodusu bile olmuyor ama kötünün ve yalanın dedikodusu oluyor" dedi.

#CANLI AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz (@serdarkaragoz)

"Bağımsızlık diye bir şey yok. Nasıl olabilir? New York Times, İsrail Baptist Hastanesi'ni vurduğunda refleks olarak oradaki, stajyer editör arkadaşımız haberi hemen giriyor: "İsrail Baptist... pic.twitter.com/FHOohPrJJj

— 24 TV (@yirmidorttv) July 5, 2026

"BATI MEDYASINDA BAĞIMSIZLIK DİYE BİR ŞEY YOK!"

Uluslararası medyanın tarafsızlık ve bağımsızlık iddialarını sert bir dille eleştiren Serdar Karagöz, ABD merkezli New York Times gazetesinin Gazze'deki Baptist Hastanesi katliamını veriş biçimini canlı bir örnek olarak sundu:

"New York Times, İsrail Baptist Hastanesi'ni vurduğunda ilk yarım saatte 'İsrail saldırdı, 500 kişi öldü' diye haberi girdi. Hemen ardından ilk güncellemeyle haberi 'Baptist Hastanesi'ne saldırı, 500 kişi öldü' yaptı ve faili (İsrail'i) yok etti. Üçüncü güncellemede ise manşeti 'Baptist Hastanesinde patlama, 500 kişi öldü' şeklinde dizayn etti. Önce faili yok etti, sonra saldırı kelimesini gizleyerek kendi kendine oluşmuş bir patlama imajı üretti. Biz hangi bağımsızlıktan, hangi objektiflikten bahsedebiliriz?"

Anadolu Ajansı'nın yayın çizgisine ve duruşuna da açıklık getiren Karagöz, "Bağımsızlık diye bir şey yok. Bizim de bağımlı olduğumuz şeyler var; biz haksızlıkla mücadeleye bağımlıyız. Nerede bir haksızlık görsek onunla alakalı net bir editoryal duruş sergileriz" diyerek sözlerini noktaladı.

"MEDYADA KİMSENİN GİRMEDİĞİ ALANLARA GİRİYORUZ"

Anadolu Ajansı bünyesinde iki yıl önce üç özel hat kurduklarını belirten Serdar Karagöz, bu yapıların tamamen alanında uzman muhabir ve editörler tarafından yönetildiğini ifade etti. Karagöz, şu bilgileri paylaştı:

"Biz üç hat kurduk: Çevreyle alakalı Yeşil Hat, dezenformasyonla mücadele eden Teyit Hattı ve nefret diliyle mücadele eden Ayrımcılık Hattı. Ayrımcılık Hattımız; Avrupa'daki İslamofobi'yi, antisemitizmi, ırkçılığı, ülkemizde ve yurt dışındaki her türlü ayrımcılığı ve nefret dilini yakından takip eder, bununla alakalı içerikler üretir. Bu birimimizden son derece memnunuz çünkü medya ekosistemi genelde bu alanlarda faaliyet göstermiyor."

"ANADOLU AJANSI AYRIMCILIK HATTI"#CANLI AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz (@serdarkaragoz): Dünyada nerede bir ayrımcılık varsa, onu monitör etmek, haberleştirmek ve o hikâyenin peşine düşmekten sorumlu bir masamız var. Ayrımcılık hattı haberlerini ben,... pic.twitter.com/vHKWSi68ME

— 24 TV (@yirmidorttv) July 5, 2026

Dünyada ve Türkiye'de medyanın çok ciddi bir "sahiplik sorunu" olduğunu işaret eden Karagöz, ticari medyanın bu tür toplumsal meselelere duyarsız kaldığını belirtti. Karagöz, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:

"Bir kişi niye medya sahibi oluyor? Büyük bir idealizmden dolayı mı, yoksa ticari faaliyetlerine katkı sağlamak için mi? Dünyadaki örnekler bize büyük bir idealizm içinde olmadıklarını gösteriyor. Ticari motivasyonla medya sahibi olanlar, günün sonunda ne ayrımcılıkla alakalı bir iş yaparlar ne de para kazandırmayacak bu tarz alanlarda faaliyet gösterirler. Bu hatlar medyada sadece gider oluşturan kalemlerdir."

"GELİR KAYGIMIZ YOK, İDEALİST HABERCİLİK YAPIYORUZ"

Anadolu Ajansı ve TRT gibi kurumların reklam ve gelir kaygısı taşımadan, belli bir idealizmle hareket ettiğinin altını çizen Karagöz, sözlerine şöyle devam etti:

"İşte Anadolu Ajansı burada hiçbir gelir kaygısı olmadan buna yönelik özel bir ekip kurdu. Dünyadaki ayrımcılıkları takip ediyor, haberleştiriyor ve medya dünyasına bu anlamda kaliteli içerik sunmaya çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın da özellikle 'Ayrımcılık Hattı' haberlerini yakından takip etmelerini isterim."