18 Nisan 2021 Pazar / 6 Ramazan 1442
Gece modu

Emekli amirallere zehir zemberek sözler! Bahçeli'den Montrö Sözleşmesi açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Devlet Bahçeli'den emekli amirallere bildirisine sert tepki göstererek, '104 emekli amiral Türk demokrasi tarihinin kara bir lekesidir. 104'lükler büyük bir suç işlemişlerdir. Bu suç cezasız kalamaz. Mutlaka yaptıklarının bedelini ödemelilerdir.' dedi. Bahçeli 'Kirli hesap yapanların mahcup ve mağlup olacağı günler çok uzak değil' ifadelerini kullandı. Bahçeli, 'Montrö Boğazlar Sözleşmesi Lozan Antlaşması'nın tamamlayıcı bir halkası, ayrılmaz bir parçasıdır. Aynı zamanda bizim kırmızı çizgimiz, Karadeniz'in barış ve istikrar güvencesidir.' dedi.

06 Nisan 2021 Salı 10:36 - Güncelleme: 06 Nisan 2021 Salı 11:18

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin meclis grup toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunuyor. Ekonomik saldırılar, 104 amiralin bildiri adı altındaki muhtıra girişimi Koronavirüs lie mücadele gibi birçok başlığa değinen Bahçeli "Kirli hesap yapanların mahcup ve mağlup olacağı günler çok uzak değil" dedi

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:

Ülkemiz ve milletimiz üzerinden kirli hesaplar yapanların mahcup ve mağlup olacağı günler uzakta değil. Her gecenin bir sabahı vardır ve o sabah yaklaşmıştır. Eğer başkalarının oyunlarına gelirsek, estirilen işbirlikçi rüzgara kapılırsak kaybederiz. Fakat biz teslimiyetçi değil Türk Milliyetçisiyiz. Çok şükür ferasetimizi de kaybetmiş değiliz. Durduğumuz yer savunduğumuz fikir karmaşık meselelerin düğümünü çözecektir.

Çelik ve çevik bir diyaretin tarafıyız. Doğudan batıya, kuzeyden güneye var olan istikrarsızlık sarmalının neye tekabül ettiğini bilmekteyiz. Bu okuma sonucunda tehditlerin seyri defterini analiz etmek, ak ile karayı tefrik etmek zor değildir.

BU BİR MUHTIRADIR

Türkiye önce 126 büyükelçinin bildirisi yayınlanmıştır. İçlerinde bulunan üyemizi kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettik. Sonrasında 104 amiralin Montrö bahanesiyle yaptığı bir nevi muhtırasıyla sarsılmıştır.

BU LEKEYİ TEMİZLEMEK NAMUS BORCUDUR

Kaldı ki kimsenin Montrö'yü tartışmaya açtığı falan da yoktur. Bunlar herkesi kendileri gibi aptal ve ahmak mı zannediyor. Bu 104 amiral Türk demokrasi tarihinin kara bir lekesidir. Bu lekeyi temizlemek namus borcudur. Bu cezasız kalamaz.

104 AMİRAL BOZUNTUSUNU BİR ARAYA GETİREN NEDİR?

Biz mavi vatanımızı bunlarla nasıl savunmuşuz? Bunlar denizci değil denizciliğin yüz karasıdırlar. Bu 104 emekli amiral bozuntusunu bir araya getiren, gece yarısı muhtıra içtimasına sokan asıl motivasyon nedir? Arkasında kim vardır?

Üzerinde durulması ve sorgulanması gereken bir diğer muamma ise şudur: Bu kokuşmuş bildiri lokal ve günübirlik bir bildiri mi? Yoksa zincirleme bir reaksiyonun ilk etabı mıdır?

Bu çürüklere bu aklı veren sağır oda amirleri kimlerdir? Madem bir dertleri vardı siyaset hevesleri vardı 106 partiye üye olmalarının önünde bir engel yoktur. Fikirlerini açıklamalarının önünde bir engel yoktur. Akşamları TV'lerde 3-4 emekli askeri görmek alışkanlık haline gelmiştir. Bunlara eklenebilirlerdi.

Bazıları diyor ki "Bu bir darbe çağrısı değil, demokrasi çağrısıymış. Bu çağrı bal gibi darbe çağrısıdır. Bu bildiri milli iradeye doğrultulmuş silahtır.

Amiraller aynen şöyle tehdit etmişlerdir "Aksi halde Türkiye Cumhuriyeti bunalım, en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir"

Aksi halde diye başlayan muhtıra bildirisinin neresi demokrasi çağrısı?

Kimse sinir uçlarımızla oynamasın. Darbeler dönemi kapanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerimizi kimse karanlık yerlere sürükleyemeyecek. Darbe demek, kan, gözyaşı, gerileme, mağduriyet ve ihanet demektir.

Elindeki silahı millete çevirmeyi aklından geçiren vatansızlar önce bizim bedenimizi çiğnemek mecburiyetindedir. Böylesi bir an geldiğinde ya şerefimizle şehit olur ya da şerefsizleri birer birer toprağa gömeriz.

Bu bildiriye imza atanların hesap verme zamanı gelmiştir. İbreti alem için rütbeleri sökülmeli, emeklilik hakları elinden alınmalı, maaşları kesilmelidir.

Soruşturma derinleştirilerek tekamül ettirilmelidir. Arkasında kimler var, önünde kimler duruyor hepsi alayı çıkarılmalı.

Bizi dehşete düşüren başka nokta da muhalefet partilerinin aldığı sakat pozisyondur. CHP geçmişiyle müsemma tavrını yine sürdürmüştür. İsmet İnönü yabancı gazetecilere verdiği demeçte şunları söylemişti: Siyasi rejim baskıya yönelirse ordu mensupları vaziyeti incelerler ve sonucunda ne olacağını kimse bilemez. Bu beyanattan 20 gün sonra 27 Mayıs darbesi yaşanmıştır. Şartlar tamam olduğunda ihtilal meşru haktır sözü, CHP'nin tarihinin tarihi yanılgısı ve yozlaşmış düşüncesidir. Darbeler tarihi bir nevi CHP tarihidir. Darbe ile yüzleşmek CHP ile yüzleşmek demektir.

Darbe olursa tankın üzerine ilk ben çıkarım diyen Kılıçdaroğlu 15 Temmuz'da Bakırköy Belediye Başkanının evine nasıl saklandı hepimiz biliyoruz. Çıkmış sahte gündemdir. Ekonomik sorunlar var diyor. 4 nisan bildirisnin neresi sahte gündemdir? Sahte olan gündem mi yoksa sen misin? Domates patlıcan kadar bu ülkenin bağımsızlığının demokrasisinin onuru hatırı yok mu?

"Amirallerin açıklamasından darbe çıkarmak sivil darbecilerin işi" diyorlar. Bu dil kepaze bir dildir.

BU BİLDİRİYE ZEVZEKLİK DEMEK ZEVZEKLİKTİR

İP'in hali içler acısıdır. İmzacıların içinde İYİ Partilinin olması, İYİ Partili vekilin bildirinin altına imzamı atarım demesi tam bir suçüstü halidir. 104 şuursuz İP'in başkanı için zevzektir. Bu bildiriye zevzeklik demek su katılmamış zevzekliktir. Zevzek arıyorsa partisine baksın.