22 Nisan 2024 Pazartesi / 14 Sevval 1445

Bakan Akar'dan Meral Akşener'e 'Güney Ordusu' tepkisi: Komedi, mizah gibi

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in 'Güney Ordusu' söylemine tepki gösterdi. Bakan Akar, 'Komedi, mizah gibi. 'Güney ordusu' ne demek, nereden çıktı bu? Kim yapacak, kim söylüyor?' ifadelerini kullandı.

24 Mayıs 2023 Çarşamba 08:13 - Güncelleme:
Bakan Akar'dan Meral Akşener'e 'Güney Ordusu' tepkisi: Komedi, mizah gibi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, katıldığı bir televizyon programında, iktidara geldiklerinde Ege ordusu gibi bir Güney Ordusu kuracaklarını ve bununla sınırları koruyacaklarını söylemişti.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CNN Türk'te katıldığı programda Akşener'in bu söylemlerini değerlendirdi.

"KOMEDİ, MİZAH GİBİ"

Akşener'in, "Hem terörle etkin bir mücadele gerçekleştirmek hem de sınırlarımızı korumak için Güney Ordusu'nu kuracağız" ifadelerinin hatırlatılması üzerine Bakan Akar, "Komedi, mizah gibi" dedi.

Bu tür konuların, bir yerde çay, kahve içerken ortaya atılacak türden konular olmadığını belirten Bakan Akar, şunları söyledi:

" 'GÜNEY ORDUSU' NE DEMEK, NEREDEN ÇIKTI BU? KİM YAPACAK, KİM SÖYLÜYOR?"

"Ordumuzun mevcudu aşağı yukarı 500 bin kişi. Karargahlardaki generallerimiz, amirallerimiz, subaylarımız, astsubaylarımız hepsi her konuyu inceliyor. Bir şey yapılırken 'pat' diye yapılmıyor ne Bakan ne Genelkurmay Başkanı kendi başına bir şey söylüyor. İhtiyaçlar vardır, sorunlar vardır. Hangi ihtiyaç, hangi sorun var diye bakılır. Bizim 2'nci Ordumuz, 7'nci ve 6'ncı Kolordularımız var, bunlar görevlerini yapıyorlar. Nerede aksaklık var, nerede yanlışlık var, ne olmuş? 'Güney ordusu' ne demek, nereden çıktı bu? Kim yapacak, kim söylüyor? Burada müesses bir nizam var. Anayasa çerçevesinde görev yapan bir Silahlı Kuvvetleri var, Genelkurmay Başkanı var, Kara Kuvvetleri Komutanı var. Onlar ne düşünüyorlar, onlar bilmiyorlar mı?"

Milli Savunma Bakanı Akar, Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi ile sürekli bölgede inceleme ve denetlemelerde bulunduğunun hatırlatılması üzerine, "Gidiyoruz, konuşuyoruz, inceleme ve denetlemelerde bulunuyoruz. İnteraktif çalışmalarımız var. İhtiyacımız nedir? Sürekli değişiyor ona göre de bakıyoruz" diye konuştu.

Bakan Akar'ın diğer açıklamaları şöyle:

Bizim bildiğiniz gibi bir çözüm süreci uygulamamız oldu. Teröristlerin yaptıkları katliamlardan sonra bu süreç sona erdirildi. Harekatlar düzenlendi, ciddi bir mücadele yapıldı. Mehmetçik ile baş edemeyen teröristler çukurlar açtı, yeni bir alçaklık girişiminde bulundular. Çukur operasyonlarında yoğun bir mücadele başlattık. Teröristleri kazdıkları çukurlara gömdük. 15 Temmuz'da hain darbe girişimi ile karşılaştık. 35-40 gün sonra derlenip toplanıp Fırat Kalkanı Harekatını gerçekleştirdik. Devamında Zeytin Dalı Harekatı ve Barış Pınarı harekatı başarılı bir şekilde icra edildi.

'EN SON TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLENE KADAR DEVAM EDECEĞİZ'

Suriye'nin kuzeyinde harekatlara devam ederken, kaçan teröristleri de yakaladık. Şu an Irak sınırları bizim kontrolümüzde. Mehmetçik dağları tepeleri tek tek kontrol etmek suretiyle ne kadar mağara var in var terörü kaynağında kuruttu. Mücadele devam ediyor. Girilemez denen yerlere girildi. 24 Temmuz'dan bu tarihe kadar 37.886 terörist etkisiz hale getirildi. Bizim burada tek hedefimiz teröristler. En son terörist etkisiz hale getirilene kadar devam edeceğiz. Azimliyiz, kararlıyız. Bunlar ne yaparsa yapsın bizi durduramayacaklar. Mehmetçiğin nefesi enselerinde olacak.

'KANDİL KENDİ ADAYININ KİM OLDUĞUNU SÖYLEDİ'

PKK örgüt olarak bütün dünyada çoğu yerde kabul edildi. Bunlar bir cinlik yapıp yeni bir isim yaptılar YPG diye. Farklı bir kuruluş gibi bir girişimde bulundular. Bütün muhataplarımızla yaptığımız görüşmelerde bize sakın bunların PKK olmadığını söylemeyin diyoruz bu kadar belge varken. Bununla alakalı sonuna kadar terörle mücadelemizi sürdürüyoruz. Batı'da ABD'de siyasetçi akademisyen yazmaya başladılar. Bunların ne iş yaptığını yazmaya başladılar. Tek tük de olsa başladı. Yaygınlaşacağını düşünüyoruz. Burada Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyinde sıkışmışlık var. Yardım edin diye bas bas bağırıyorlar. Operasyonları durdurun diye çığlık çığlığa girişimde bulunuyorlar. Seçimleri bir umut olarak ortaya koydular. Seçimlerden medet umuyorlar. Kimleri seçeceklerse onların kendilerini kurtaracaklarını düşünüyorlar. Vatandaşlarımız burada teröristlerin yaptıkları açıklamaları takip etsinler başka bir şeye gerek yok. Çok açık ve seçik bir şekilde Kandil kendi adayının kim olduğunu söyledi. Dediler ki eğer bize verilen sözler yerine getirilmezse seçimden sonra bunun hesabını sorarız dediler. Bunu örtmek için bazıları terörü lanetlemeye başladılar. Bunların hiçbirinin kıymeti yok. Biz diyoruz ki bunların geldiği noktada yaptığı işler aleni. Nasılsa kazanacağı düşüncesindelerdi.

Biz burada sadece teröristleri hedef alıyoruz. Kürtler ve Türkler kardeştir. Kız aldık kız verdik. Hiçbir şekilde bizim aramızı bozmaya çalışmasınlar, tek yumruk 85 milyon vatandaşız. İki şeyi yapıyorlar. Çöküşün birinci alameti efendilerine bu operasyonları durdurun diyorlar. Bir yandan da az kaldı seçimlerden sonra her şey bitecek diye teröristlerine motivasyon veriyorlar. Bu bir partiden ziyade bir milli ve yerli bir duruştur. Milletimiz yerli ve milli duruşun yanında yer aldı bunu seçimlerde gördük.

SURİYE İLE GÖRÜŞME

11 yıl sonra biz Hakan Fidan ile birlikte Rusya'ya gittik ve 3'lü bir görüşme yaptık. Bu görüşmenin devamı niteliğinde Nisan'da İran'ın katılımı ile 4'lü bir görüşme yaptık. Biz komşularımızın toprak bütünlüğüne, egemenlik haklarına saygılıyız. Bunu bütün değerli vatandaşlarım hatırlar. Kilis'te Ceylanpınar'da oturmak mümkün değildi. Cerablus'tan gelen atışlar vardı. Biz bütün muhataplarımıza bunu anlatıyoruz. Biz işgalci değiliz. Biz hudutlarımızın güvenliğini başkasının insafına bırakamayız. Onları biz operasyonlar ile ittirdik, öteledik. Bizi orada şunu söylüyoruz bir anlamda Suriye'nin toprak bütünlüğüne destek sağlıyoruz. İnsanlara, mala zarar vermemiz söz konusu değil. Teröristler petrol akaryakıt başta olmak üzere orada el koyuyorlar. Suriye tarafına bunu söyledik. Bizim size verdiğimiz bir zarar yok, normalleşme için çalışıyoruz. Bizim Barış Kalkanı Harekatımız yani İdlib harekatında yapmak istediğimiz şey şu. Bu insanlar buraya gelmeye kalktığında can havliyle geldiler. Günlük ellerini kollarını sallayarak geçen olmadı. Geçemezler. Burada evler yapılıyor dost ülkelerin katkılarıyla. Briket evler yapılıyor. Buraya su, okul, sağlık tesisleri, yollar bir sürü işlem yapılıyor. Burada hayat normalleştikçe, güvenceler, garantiler verdikçe insanlar dönecek. Muhalefet diyor ki dönecekler ne zaman 2 sene 3 sene. Zaten bu yaptığımız çalışmalar da buna yönelik. Güvenli ve gönüllü bir dönüş olacak. Biz görüşmeler çerçevesinde bunları açıkça ortaya koyduk. Suriye topraklarında ortak merkez kuralım dedik. Bunda mutabık kaldık, görüşmelerin devam etmesi konusunda da mutabık kaldık. Anlık olarak olayların takip edilmesi için. Suriyeli muhatapların da oradaki gerçekleri biraz daha anlaması lazım. Aksi halde gerçeklere uymayan talepleri görüşmeleri uzatıyor.

SINIR GÜVENLİĞİ

Oradaki arkadaşlarımızın emeğine sağlık. 7/24 esası ile kahramanlık ve azimle hudutları koruyorlar. Kimsenin bundan şüphesi olmasın. 9 metre 10 metre kardan bahsediyoruz. Arkadaşlarımız büyük bir fedakarlıkla yapıyor bunu. Bu konu birçok kez gündeme geldi. Basın mensupları geldiler, gezdiler. Bütün gelip görenler ciddi tedbir alındığını gördü. En yüksek en gelişmiş teknolojik imkana sahip araçlar kullanıldı. Orada elektronik kuleler var. Her bir hareketi tespit eden sensörler var. Bütün bu açıklamalara rağmen maalesef bazıları hala açıklama yapıyor. Bir fotoğraf ve video üzerinden ahkam kesiyorlar. Gece gündüz görüş cihazlarımız var. Silah sistemlerimiz var. Diyelim bir kişi burada çok özel yöntemlerle geçti. Eğer teröristler tünel kazıp geçmeye çalışırlarsa bunu da görecek sistemlerimiz var. Cumhuriyet tarihimizin en ciddi tedbirleri. Hudut taburları var. Bir de şimdi Komando taburlarını getirdik. Bizim toplamda hudutlarımızda 60 bin askerimiz var.

SAVUNMA SANAYİNDEKİ GELİŞMELER

İHA'lar konusunda geldiğimiz noktada, kısa süre önceye kadar piyade tüfeğimizin patenti bile yabancılara aitti. Deniz topumuzu yapıyoruz dünyada bunu 4 ülke yapabiliyor. En son uçaklara geldik. HÜRJET yapıldı, bitti. Bayraktar, KIZILELMA, ANKA aldı başını gitti. O kadar değerli bir konu ki Geldiğimiz noktada en üst kalitelisini biz yapıyoruz ve ihraç ediyoruz. Bu noktaya geldik. Terörle mücadelede İHA ve SİHA'ların katkısı tarif edilemez. Teröristleri çok daha etkili bir şekilde takip ediyor ve etkili sonuç alıyoruz. İş insanlarımız, kamu omuz omuza çalışarak büyük başarılar elde ettik. Yerlilik oranında yüzde 80'lere geldik. Artık cin şişeden çıktı diyoruz. Durmak yok, yola devam. Bugüne kadar başardık, başarmaya da devam edeceğiz.