08 Mart 2021 Pazartesi / 24 Recep 1442
Gece modu

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık: Niye biz birilerinin bizim için yazdığı senaryoları oynamak zorunda kalalım?

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) 25 Eylül'de gerçekleştirmeyi planladığı referanduma ilişkin, 'Bu hareket bölgede daha fazla ayrışma, kamplaşma, kutuplaşma getirmeyecek mi? Ne faydası olacak? Niye biz birilerinin bizim için yazdığı senaryoları oynamak zorunda kalalım?' dedi.

AA24 Eylül 2017 Pazar 07:00 - Güncelleme: 24 Eylül 2017 Pazar 18:23

Diyarbakır'daki temaslarını sürdüren Başbakan Yardımcısı Işık, Vali Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti milletvekilleri Galip Ensarioğlu ve Ebubekir Bal ile Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti.

Burada Belediye Başkanı Cumali Atilla tarafından karşılanan Işık, Şeref Defteri'ni imzaladı.

Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından Işık, partisinin Yenişehir Olağan 4. İlçe Kongresi'ne katıldı.

Bir düğün salonunda gerçekleştirilen kongrede konuşan Işık, terör örgütü PKK'nın şehit ettiği tüm yol arkadaşlarına Allah'tan rahmet diledi.

Dünyadaki problemlerin yarısından fazlasının bu bölgede olduğuna işaret eden Işık, birilerinin kendi refahlarını artırırken bu bölgede yaşayan insanların sorunlarını silah ve kavga yoluyla çözdürme gayreti içerisinde olduklarını belirtti.

- "Niye birilerinin yazdığı senaryoları oynamak zorunda kalalım"

IKBY'nin yarın gerçekleştirmeyi planladığı referanduma değinen Işık, şöyle konuştu:

"Bu hareket bölgede daha fazla ayrışma, kamplaşma, kutuplaşma getirmeyecek mi? Ne faydası olacak? Mesut Barzani şu saatlerde bir açıklama yapacak. Çağrımız şu ki; önünde iki yol var. Ya kazan kazan formülünü hayata geçireceksin ya da herkesin kaybedeceği bir formül ortaya koyacaksın. Niye biz birilerinin bizim için yazdığı senaryoları oynamak zorunda kalalım? Biz niye 'Haydi aslanım, haydi koçum sen ilan et bağımsızlığı, biz senin arkanda dururuz.' deyip de ondan sonra 'Ya sen düşünseydin.' diyen insanların veya ülkelerin gazına gelelim?"

Referanduma sadece İsrail'in destek verdiğini ifade eden Işık, İsrail'in ederini bulması durumunda herkesi satabileceğini kaydetti.

- "Herkesin kaybedeceği bir senaryo"

Türkiye olarak Barzani'ye bağımsızlık referandumundan vazgeçmesi çağrısında bulunduklarına işaret eden Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu karar kimin işine yarar dersiniz? Bu bölgede yüzyıldır, 'böl, parçala, yönet' anlayışıyla hareket edenlerin işine yarar. Herkesin kaybedeceği bir senaryo. Dost acı söyler. Türkiye Kuzey Irak'taki Kürt kardeşlerimizin ve tüm Kürt kardeşlerimizin de dostudur. Türkiye kara gün dostudur. Bunu en iyi bilen de Mesut Barzani'dir. Merkezi Irak hükümeti vanaları kapattığında, adeta hayat musluklarını kıstığında Kuzey Irak hava alamaz noktaya geldiğinde elinden kim tuttu? Türkiye tuttu. Onun hayatta kalmasını Türkiye sağladı. Niye? Çünkü onlar bizim kardeşlerimiz. Hala çok geç değil. Bugün alınacak referandumun iptali kararı, inanın hem Kuzey Irak için hem de bölge için herkesin kazanacağı hayırlı bir karar olacaktır. Biz onların ancak iyiliğini isteriz, tıpkı bugün olduğu gibi. Keşke baştan beri basiretli ve ferasetli davransalardı da bu iş bu noktaya gelmeseydi. Keşke bölge bir daha ateş çemberi riskiyle karşı karşıya kalmasaydı."

- Terör saldırıları

Diyarbakır'ın çok önemli bir şehir olduğunu dile getiren Işık, teröristlerin, 'Biz dağa çıkmasaydık Diyarbakır bu hizmeti alamazdı.' dediklerini aktararak, şunları kaydetti:

"Bu ne kadar yalan, sizin yanı başınızda gözüküyor. Bakın Gaziantep teröre teslim olmadı. 35 yıl önce Gaziantep Diyarbakır'dan çok daha az gelişmiş bir şehirdi. Ama bugün sadece ihracatı neredeyse 7 milyar dolara gelmiş bir şehir. Diyarbakır'ın ihracatı ne kadar? Şimdi bu kadar güçlü bir medeniyet merkezinde bu rakamlar sizi tatmin ediyor mu? Diyarbakır'ın potansiyelini yansıtıyor mu? Bunlar Diyarbakır'ın üzerine musallat olmasalardı, insanlarımızı tehditle, baskıyla, şantajla kendilerine bağlama noktasındaki bu haince girişimleri olmasaydı, inanıyorum ki Diyarbakır bugün çok daha güçlü bir şehir olacaktı."

Işık, son dönemlerde devletin ve güvenlik güçlerinin terör örgütüne karşı gösterdiği mücadele ve kararlı tavrın halk tarafından desteklendiğini söyledi.

- "Terör örgütü ülkeyi terk edene kadar mücadeleyi sürdüreceğiz"

Hukuka bağlı kalarak teröristlerin milletin huzurunu bozmasına, güvenliğini sekteye uğratmasına, rahatını kaçırmasına müsaade etmediklerine dikkati çeken Işık, çok büyük bir mücadele yürütüldüğünü, bu mücadelenin sonuna kadar da devam edeceğini aktardı.

Işık, bir tek masum insanın kılına zarar getirmeksizin bir tek teröristin dahi bölge insanına musallat olamayacağı ortamı hazırlamaya çalıştıklarını vurgulayarak, bu ortam tesis edildiğinde Diyarbakır'ın yeniden şahlanacağını dile getirdi.

"Biliyorsunuz belediyeleri bunlar kazandılar. Aslında Diyarbakır ve bölge halkı 'Ya siz gidin Mecliste siyaset yapın, bizim sorunlarımızın çözümü için gayret sarf edin. Bizim sesimiz olun, bizim adeta gözümüz, kulağımız, ağzımız dilimiz olun' dediler. Bizim her bir Diyarbakırlının verdiği oya saygımız var." diyen Işık, şöyle devam etti:

"Ama bunlar ne yaptılar? Bunlar halkın sesini değil de terör örgütünün talimatını dinlediler. Sorunların çözülmesi, sıkıntıların bitmesi, bu ülkede daha fazla kan ve gözyaşı akmasın diye uzatılan eli ellerinin tersiyle ittiler. Zannettiler ki; devlet zayıftır, güçsüzdür, onlara teslim olacak. Türkiye Cumhuriyeti devleti hiç kimseye ve hiçbir terör örgütüne teslim olmaz. Bu mücadeleyi sonuna kadar veriyoruz, vereceğiz. Terör örgütü kayıtsız şartsız silahlarını gömüp, ülkeyi terk edene kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Ama bunu yaparken de bir tek masum insanımızın burnunun kanamaması için de gereken her türlü tedbiri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz."

- "Ankara'nın gönderdiği paralar dağa gitmiyor, hizmet olarak geliyor"

Başbakan Yardımcısı Işık, belediyelere yapılan görevlendirmelere değinerek, geçmişte insanlara hizmet yapılsın diye Ankara'nın gönderdiği paraların hizmet için kullanılmadığını belirtti.

Işık, "Paraları dağa gönderdiler, terör örgütünü finanse etmekte kullandılar. Hiçbir demokratik devlet buna rıza gösteremez. Hiçbir demokratik devlet halkı için kullanılsın diye gönderilen paraların terör örgütüne aktarılmasını mazur göremez. Aksine demokrasiyle şiddet asla ve asla yan yana gelmez. Türkiye de gereğini yaptı ve belediye başkanlarını görevden aldı, yerine kayyum atadı. Şimdi farkı en iyi siz görüyorsunuz. Kısa sürede Diyarbakır'ın çehresi değişmeye başladı. Çünkü vatandaşlara hizmet yapılması için Ankara'nın gönderdiği paralar dağa gitmiyor, vatandaşa hizmet olarak geliyor." şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından tek listeyle gidilen seçimde tüm delegelerin oyunu alan AK Parti Yenişehir İlçe Başkanı Mürsel Kikizade yeniden başkanlığa seçildi.