26 Şubat 2021 Cuma / 14 Recep 1442
Gece modu

Bülent Arınç, Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği görevinden istifa etti

Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği görevinden ayrıldığını açıkladı. İletişim Başkanlığı da 'Arınç'ın görevden ayrılma talebi kabul edildi.' açıklamasında bulundu. Başkan Erdoğan, Arınç'a 'Son günlerde yeni bir fitne ateşi yakıldığını görüyorum. Hiç kimsenin şahsi ifadeleri, Cumhurbaşkanı ile hükümetimizle partimizle ilişkili hale getirilemez. Terör örgütleri ile el ele Ankara'dan İstanbul'a yürüyenlerle biz birlikte olamayız. Gezi Olayları'nın finansörü olanlarla, Kavala'larla hiçbir zaman biz bir arada olamayız.' sözleriyle tepki göstermişti.

24 Kasım 2020 Salı 15:58 - Güncelleme: 24 Kasım 2020 Salı 16:06

Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa etti.

Arınç istifasını yaptığı yazılı açıklama ile duyurdu. Kurul üyeliği görevinden ayrılma talebini Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ilettiğini kaydeden Arınç, "Karşılıklı iyi niyet temennileriyle helalleştik ve görevimden ayrıldım" dedi.

İletişim Başkanlığı'ndan da konuyla ilgili bir açıklama geldi. Twitter hesabından yapılan açıklamada, "Sayın Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliği görevinden ayrılmayı talep etmiş, sayın Arınç'ın talebi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından kabul edilmiştir" ifadeleri kullanıldı.

BAŞKAN ERDOĞAN TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son günlerde bizimle asla ilgisi olmayan kimi bireysel açıklamalar ile reform gündemimize yaptığımız vurgular bahane edilerek yeni bir fitne ateşi yakılmaya çalışıldığını görüyoruz. Velev ki geçmişte birlikte çalışmış olsak bile hiç kimsenin şahsi ifadeleri Cumhurbaşkanı'yla hükümetimizle partimizle ilişkili hale getirilemez. Bizim ne dediğimiz, nerede durduğumuz, nereye gittiğimiz bellidir ve istikametimizde en küçük bir değişiklik yoktur." diye konuşmuştu.

Teröre bulaşmış ve terörle el ele, kol kola yürüyenlerin hiçbir zaman yanında olmadıklarını ve bu kişilerle dirsek temasında bulunmadıklarını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürmüştü:

"Şu anda yargının tasarrufu altında olanlar bizim yüzlerce, binlerce insanımızın, Yasin Börü'lerimizin ölümüne neden olanlar, Kobani katliamının failleri hiçbir zaman Tayyip Erdoğan tarafından, dava arkadaşları tarafından asla ve asla savunulamaz. CHP'nin ve arkasındaki mahfillerin dümen suyuna girenlere, 'Siz gidin heykellerinizle, iç kavgalarınızla, karanlık pazarlıklarınızla uğraşın, düşün bu ülkenin ve milletin yakasından.' diyoruz. Türkiye'yi dışarıya şikayet ederek, başka ülkelerin yönetimlerine bize nasıl ve nerelerden saldıracaklarının akıllarını vererek, dün söylediğini bugün yalayarak siyaset yaptığını sananların sonu hüsran olacaktır. Gezi eylemlerini organize edenlerin savunucusu olamayız.