Türkiye için kritik koronavirüs uyarısı: Bunu yaparsak her şeyi sileriz

Uzman isimler Türkiye'nin Koronavirüs Vaka Haritası'nı yorumladı. Bilim Kurulu üyesi iki profesör, vakalarda kontrollü gidiş olduğunu belirterek uyardı, 'Rehavete kapılıp dışarı çıkarsak her şeyi sileriz.' değerlendirmesinde bulundu.

09 Nisan 2020 Perşembe 08:26 - Güncelleme: 09 Nisan 2020 Perşembe 09:06

İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi İç Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı Türkiye’nin Koronavirüs Vaka Haritası’nı Akşam'a yorumladı. İstanbul ve İzmir’in yüz ölçümlerine göre nüfusunun çok yoğun olduğu için vatandaşların kurallara ekstra önem göstermesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Erk “İnsanların bitişik yaşadığı Bağcılar gibi ilçelerde vaka sayısı çok fazla, seyrek nüfuslu olan Çatalca gibi ilçelerde ise az. Ancak Çatalca halkı ‘Nasıl olsa bizde oran az dışarı çıkalım’ derse haritanın her yerinde tablo aynı olur. En sakin bölgede yaşayalar da tüm önlemlere uymalı” dedi.

İSTANBUL SIKIŞIK NÜFUSLU

Prof. Dr. Osman Erk vakaların illere göre dağılımı ile ilgili şu tespitler ve uyarılarda bulundu: “İstanbul nüfus olarak Türkiye’nin en kalabalık ili. Yüzölçümü olarak da Türkiye’nin 64’ncü ilidir, yani sıkışık bir nüfusa sahiptir. Bu nüfuslar da belirli yerlerde toplanmışlardır. Bağcılar, Esenler ve Bayrampaşa’da vaka sayısının çok olmasının nedeni de bu. İnsanlar bir birine bitişik yaşıyorlar. İstanbul’da riskli olan yoğun nüfuslu ilçeleri bazı mahallelerinde 1 kilometreye 17 bin insan düşüyor. Bu bölgelerde insanların dışarıya çıkması halinde virüsün yayılması kaçınılmaz oluyor.”

İZMİR VE ANKARA DA RİSKLİ

“İzmir’de İstanbul’a benzer bir tablo var. İzmir yüzölçümü olarak Türkiye’nin 23’ncü ilidir. Nüfus olarak da Ankara’dan sonra Türkiye’nin üçüncü büyük ili ve Ankara’ya göre daha sıkışık. Dolayısıyla virüsün Ankara’ya göre hızlı ilerlemesinin nedeni bu. “

TEDBİR OLMAZSA RİSK ARTAR

Prof. Dr. Osman Erk şunları söyledi: “Virüsle ilgili önlemler almasak vaka sayısının az olduğu ilçelerde de çok olduğu ilçelerde de risk oranı aynıdır. Haritalara baktığımızda vaka sayılarının az olduğu ilçeler genelde nüfusun az olan ilçeler. İnsanlar bir birine uzak oldukları için burada yayılma çok az oluyor.”

İZOLASYONA DEVAM EDELİM: ÖNLEMLER ETKİSİNİ GÖSTERMEYE BAŞLADI

Son iki haftadır alınan tedbirlerle stabil bir durum oluşmaya başladığını belirten uzmanlar, “Salgın henüz pik yapmadı. Rehavete kapılmayalım” dedi.

Koranavirüsle mücadelede alınan önlemler etkisini göstermeye başladı. Türkiye’de vaka ve ölüm olaylarında son birkaç günün verilerindeki stabil durumu Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Akın Kaya yorumladı. “Kontrollü bir gidişat var. Bu tamamen alınan önlemler alakalı. Ancak salgın henüz pik yapmış değil. Rakamlara bakıp rehavete kapılıp dışarıya çıkarsak her şeyi silmiş oluruz” diyen Kaya’nın açıklamaları şöyle:

SICAKLARA ALDANMAYALIM

“Bu şekilde götürebilirsek esas o zaman başarıya ulaşabiliriz. Havalar ısınmaya başlıyor. Şimdi daha dikkatli olmalıyız. Sakın rehavete kapılarak dışarı çıkmayalım. Hava sıcaklığının virüs üzerinde etkili olup olmayacağını zaten henüz bilmiyoruz. Bunu sıcaklık artınca göreceğiz. Şimdi il il pandemi kurulları oluşturuldu. Ankara kontrollü gidiyor. Ancak İzmir için aynı şeyi söyleyemiyoruz. İstanbul’da daha çok işimiz var. Hala hastaneye gelen hastaların yaş aralığı sadece 20-65 değil.” Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü ise rakamların umut verici olduğunu belirterek şunları söyledi: “65 üstü vatandaşların sokağa çıkma engelinin etkisini hemen gördük. Diğer tedbirlerin işe yarayıp yaramadığını ise bir hafta sonra göreceğiz. Vakalara göre ölüm sayımız düşük seyrediyor en önemlisi bu. Almanya’dan neredeyse bir tık yukarı sevideyiz. Ama kontrollü başladık ve kontrolü kaybetmedik. Sedyede, sokakta, yatan vatandaşlarımız yok. Bir İtalya, İspanya değiliz. Her hastamız kontrolümüz altında. Bunu da sağlık çalışanlarının ve tedavi sürecinin başarısına bağlıyorum.”

SABREDELİM, ÜÇ AYDA KONTROL ALTINA ALALIM

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel, koronavirüs salgınıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Yamanel, ‘kritik eşik’ diye adlandırılan önümüzdeki süreçle ilgili “Eğer biz kurallara uyarsak 2-3 haftada o kritik eşiğe gelir, kırılmayı sağlayabilirsek, yani o yükselmeden sonraki o platoya dönme eşiğini yakalayabilirsek o zaman biz ülkece başarmış olacağız. Ve böylece de 2-3 ay içerisinde de virüsü kontrol altına alma ihtimalimiz olacak. Yani işi olmayanın mutlaka evde kalması lazım ki izole olsun ve virüsten uzak kalsın” dedi.“Eğer konuşurken siz 10-15 dakika 1 metreden fazla yanaşıyorsanız karşıya bulaştırabiliyorsunuz” diyen Yamanel, “Çok şiddetli bir hapşırmayla mesela damlacığın 8 metre yayıldığını biliyoruz” diye konuştu. Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü ise, virüs yoğunluğunun hastalığının bulaşma etkisini artırdığını söyledi.

(Akşam)

70 yaşındaki baba 42 yaşındaki oğlunu silahla vurarak öldürdü