08 Mart 2021 Pazartesi / 24 Recep 1442
Gece modu

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık: Canımız dediklerimiz canevimizden vurdu!

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'tan önemli açıklamalar...

AA / DHA29 Aralık 2013 Pazar 07:00 - Güncelleme: 29 Aralık 2013 Pazar 13:59
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "canımız"
dediklerinin kendilerini canevinden vurmaya kalktıklarını belirterek, "Neymiş? 'AK Parti yolsuzluklara bulaşmış...' AK Parti'nin varlık amacı yolsuzlukla, yoksullukla ve yasaklarla mücadele" dedi.

Işık, partisinin il danışma meclisi toplantısında yaptığı konuşmada, AK Parti teşkilatlarında yer aldığı için kendini şanslı hissettiğini belirterek, AK Parti'nin kuruluşundan bu yana yaşadığı gelişmeleri anlattı.

Vatandaşların artık oyuna gelmediğini ifade eden Işık, İstanbul merkezli operasyonun "sinsi" şekilde yapıldığını kaydetti.

"Canımız' dediklerimiz bizi canevimizden vurmaya kalktı" diyen Işık, "Demek ki daha dikkatli ve uyanık olmak durumdaymışız. Neymiş? 'AK Parti yolsuzluklara bulaşmış...' AK Parti'nin varlık amacı yolsuzlukla, yoksullukla ve yasaklarla mücadele. AK Parti, yolsuzluklarla mücadele etmeseydi, 3 dönem oyunu artırarak üst üste bu milletten iktidar yetkisi alamazdı. Bu millet, yolsuzlara, hırsızlara 3 dönem iktidar vermez. Her partide yanlış yapanlar olabilir. Tüyü bitmemişin hakkını yemek isteyenler olabilir, belki yemiş olan da olabilir, tavrımız net. Tüyü bitmemişin hakkını yiyenin burnundan fitil fitil gelsin" şeklinde konuştu.

Işık, soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısının başsavcıya bilgi vermediğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Savcı, suçladığı kişinin kendisine veya avukatına neyle suçlandığını söylemiyor da dosyadaki iddiaları gizlice medyaya servis ediyorsa, buna 'yolsuzluk operasyonu' diyebilir miyiz? Biz buna 'savcı kahramandır, yolsuzlukla mücadele ediyor' diyebilir miyiz? Önce iddia makamı, iddiasını en açık şekilde suçladığı kişiye gösterir. Basına iddialar sızdırılarak itibarsızlaştırma operasyonu yapıyorsun, sonra da 'Ben yolsuzlukla mücadele ediyorum' diyorsun, hiç kusura bakma, senin yaptığın iş, yolsuzlukla mücadele değil, senin yaptığın operasyonu biz bilemeyecek değiliz. Senin yaptığın iş, siyaseti dizayn operasyonudur. AK Parti'yi yıkamadınız, bu siyaseti dizayn operasyonunu artık millet yemiyor. Sen yolsuzlukla mücadele ediyordun da 14 aydır, 3 ayrı dosyayı niye işleme koymadın? Eğer o dosyalar eline geldiğinde gerekli tahkikatı yapsaydın, AK Parti olarak seni alnından öperdik.."

Halk Bankası

Hiçbir savcının, görev yaptığı ülkenin en önemli kamu bankalarından birinin genel müdürünün rüşvet aldığı iddiasıyla bankaya operasyon yapamayacağını belirten Işık, Türkiye'nin gücüyle dünyanın yıldızı olmuş bankalardan birine savcı eliyle operasyon yapan ülke haline geldiklerini savundu.

"Niye yaptı? İran'la ticaret yapıyormuş" diyen Işık, "Bu ülkede Halk Bankasının İran'la ticaret yapmasından kim rahatsız olabilir? Bu operasyonun adresini ve büyük aklı aramak istiyorsanız, bir ip ucu vereyim, Halk Bankasının İran'la ticaret yapmasından kim rahatsızsa, bu operasyonun büyük aklı odur. Bu, kesinlikle yolsuzluk operasyonu değildir. Parti olarak tavrımız açık, bu milletin malına kim haksız yere el uzatırsa, o eller kırılsın ve kırılacaktır" ifadesini kullandı.

"Hedef, 3. havalimanı"

Yolsuzluk ne kadar suçsa, iftira atmanın da o kadar suç olduğunu aktaran Işık, milletin artık oyuna gelmediğini anlattı.

Işık, Gezi Parkı odaklı olayların başlamasından beri 100 milyar lirayı geçen fatura oluştuğuna işaret ederek, büyük faturanın Türkiye'deki siyasi istikrarın bozulmasıyla geleceğini söyledi.

Türkiye'yi bu yollarla yeninden IMF'nin "üç kuruşuna" muhtaç
edilmesinin hedeflendiğini savunan Işık, Türkiye'de bazılarının "gözü dönmüş şekilde" Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a saldırdığını dile getirdi.

Işık, "Biz Başbakanımızı namertlere yedirmeyiz" diyerek, Türkiye'nin siyasi istikrarını bozdurmayacaklarını vurguladı.

Türkiye'de ikinci bir operasyon dalgası yapılmak istendiğini ifade eden Işık, "Türkiye'de 28 Şubat'ta 'yeşil sermaye' diye suçlananları da içine alan bir operasyon. Bu operasyon 3. havalimanına yönelik. Yaklaşık 46 milyar dolar Türkiye'ye para ödeyip havalimanını yapacak firmaya yönelik. Bu operasyonları yapanların iyi niyetine nasıl güveneceğim?" diye belirtti.

MİLLİ SAVUNMA BAKANI: TÜRKİYE YENİ BİR İSTİKLAL MÜCADELESİ VERİYOR

MİLLİ Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın 17 Aralık'ta başlattığı rüşvet ve yolsuzluk operasyonunu değerlendirirken, "Türkiye yeni bir istiklal mücadelesi veriyor" dedi.

Bakan İsmet Yılmaz, AK Parti İl Başkanlığı'nın düzenlediği Aralık ayı İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katılmak üzere karayolu ile bu sabah Sivas'a geldi. Ticaret Sanayi Odası Konferans Salonu'ndaki toplantıya Bakan Yılmaz'ın yanı sıra AK Parti Sivas Milletvekilleri Ali Turan, Hilmi Bilgin ile çok sayıda partili katıldı. Bakan Yılmaz yaptığı konuşmada, bir ülkenin ekonomik yönden güçlü olmadığı takdirde tam bağımsız olamayacağına dikkat çekerek, şöyle dedi:

"200 seneden beri Türkiye en güçlü dönemini yaşıyor ve dünya üzerinde hiçbir zaman da Türkiye bugünkü kadar bir itibara mahzar olmamıştır. Merkez Bankası'nın bizden önceki dönemde kasasında 27.5 milyar dolar varken, şimdi rezerv; 136 milyar dolar. Yolsuzluk olan ülkede bu kadar artış olur mu? IMF'e borcumuz vardı. Biz aldık harcamadık başkaları aldı, harcadı, har vurup harman savurdu. 23.5 milyar doları, yine bizim dönemimizde başkalarının har vurup harman savurduğu borcunu ödedik."

"İSTİKLAL MÜCADELESİ VERİYORUZ"

Türkiye'nin hedefine doğru ilerlerken işlerin iyi gitmesinden, ekonominin büyümesinden ve sosyal barıştan rahatsız olan birtakım iç ve dış odakların tuzaklarının işlemeye başladığına dikkat çeken Bakan Yılmaz, şöyle konuştu:

"Bunu Gezi'de gördük, bunu şimdi de görüyoruz. Kendi kendini sömürgeleştiren bir aydın zümresinin olduğu bu memlekette bulunmak gerçekten zor. Ulusalcı ve Milli kisveye bürünüp yerli ekonomi denildiğinde montaj sanayi, ticaret denildiğinde distribütörlük zannedenleri tekrar Türkiye'nin yönetimine görmeyi hayal edenlere destek verenleri görmek ne acı. Türkiye yeni bir İstiklal Mücadelesi veriyor. Tam bağımsız Türkiye için. Türkiye siyasal bağımsızlığını pekiştirebilmek için ekonomik bağımsızlığın olmazsa olmaz olduğunu fark etti. Bu bilinçle küresel ölçekli bir finans aktörü olarak Halk Bankasını inşa etti ve etmeye de devam ediyoruz. Bu bilinçle küresel ölçekte bir aktör olarak Türk Hava Yollarını geliştiriyoruz. Avrupa'nın en büyük havaalanını inşa etmek üzere harekete geçiyoruz. Bu bilinçle savunma sanayinde kendi kendimize yeterli olmayı amaç edindik. Kendi tankımızı, helikopterimizi, insansız hava aracımızı, milli gemimizi ve her türlü zırhlı aracımızı üretiyoruz. Bu bilinçle TİKA ve Yunus Emre Endüstrileriyle uzak ve yakın coğrafya da kendi kültür coğrafyamızı yeniden inşa ediyoruz, yeniden ihya ediyoruz. Tarih bilincimizi canlandırıyoruz. Enerji bağımlılığımızı azaltmak için, ortadan kaldırmak için nükleer santral inşa ediyoruz. Kuzey Irak Bölgesel yönetimiyle de petrol sözleşmeleri imzalıyoruz. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olup biteni tanımlarken İstiklal Mücadelesi diyor. Kanal İstanbul, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 3'üncü hava limanı, hızlı tren, Marmara Ray, bölünmüş yollar, otoyollar ekonomik bağımsızlığın olmazsa olmaz unsuru."

"HARAMİLER KERVANA SALDIRDI"

Yapılan tüm bu çalışmaları engellemek isteyen haramilerin kervana saldırdığını iddia eden Bakan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Yaşananlar Türkiye ekonomisine darbe vurdu. Ekonomik bağımsızlığı elde etmek için her alanda kendine yeterli Türkiye yürüyüşünü başlatan, ülkenin yolunu kesmek için yeminli işbirlikçiler ile Türkiye'yi hala müstemleke gibi görmek isteyenler el ele Türkiye kervanının önünde. Olup- biten budur. Diğerleri teferruattır. Ekonomiye zarar veren her adım; Türkiye kervanının önüne dikilen haramilerin adımıdır. Savaşlarda bile önce ekonomiye zarar verilir. Türkiye'de son 7 ayda yapılmak istenen de budur. Tabii biz bu oyunu boşa çıkarabilir, etkisiz kılabiliriz. Bunun için birlik ve beraberliği güçlendirmemiz lazım. Birlik ve beraberliğe darbe vuracak her eylemden ve söylemden biz uzak durmalıyız. Fitne zamanı koşan yürüsün, yürüyen dursun, duran çöksün, çöken otursun. Demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne inanan biri elbette ki yolsuzluklara karşı çıkar. Yolsuzluk topluma karşı ağır bir suçtur. Yolsuzluk şüphelisini adil ve etkili bir şekilde yargılanması gerekir. Uluslararası güç oyunlarının uygulama sahası orta doğudaki yeni Türkiye'nin politikaları, İran'a karşı uygulanan yaptırımlara karşı Türkiye'nin uygulamaları egemen çevrelerde rahatsızlık yaratmakta. Operasyonların odak noktasında omurgası belli Halk Bankası var. Hedefte Türkiye ekonomisi var. Dosya kapsamlı bir suç takibi havasına sokulmak için özel olarak dizayn edilmiş."

AK PARTİLİ TAMER: DIŞ ÜLKELER ENTRİKA ÇEVİRİYOR

AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, partisinin İl Danışma Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin eski Osmanlı misyonunu üstlendiğini gören diğer ülkelerin entrika çevirdiğini öne sürdü.

Ak Parti İl Danışma Kurulu, Melikgazi Belediyesi Kültür Merkezi'nde yapıldı. Toplantıya TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, AK parti milletvekilleri Yaşar Karayel, Ahmet Öksüzkaya, İsmail Tamer, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, ilçe ve belde başkanlarıyla partililer katıldı. İl Başkanı Ömer Dengiz, yönetiminde bulunan ancak, belediye meclis üyeliği için görevlerinden istifa eden 1'i kadın 8 kişiye teşekkür plaketi verdi. Daha sonra kürsüye gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, görev süresince yaptığı hizmetleri slayt eşliğinde anlattı. Seçim sürecinde de yaptıkları hizmetleri ve yapacaklarını anlatacağını, diğer adaylarla tartışmaya girmeyeceğini söyleyen Özhaseki, "Yere basan projelerimizle yeniden hizmete talip olacağız" dedi.

'30 MART'TA HERKESE GEREKEN DERSİ VERECEĞİZ'

Daha sonra kürsüye gelen AK Parti Kayseri milletvekili İsmail Tamer, gezi olayları ve 17 Aralık sürecini değerlendirdi. Türkiye'nin 5 sente muhtaç olduğu günlerin geride kaldığını ve AK parti hükümetiyle dev projelere imza atıldığını kaydeden Tamer şöyle konuştu:

"Türkiye'nin üzerinde oynanan oyunlar, bizim hükümetimizle beraber geride kaldı. Etraftaki ve dünyadaki diğer ülkeler adeta Türkiye'nin eski Osmanlı misyonunu alabilmek uğruna onu gördükleri için entrikadan geri kalmadılar, çevirmeye de devam ediyorlar. Onlar ne kadar entrika çevirirse çevirsin, biz eskiden olduğu gibi birlik beraberlik içinde bu birliğimizi bozmadan, başbakanımızın etrafında adeta tek yumruk gibi kenetlenerek onlara fırsat vermeyeceğiz. Bu yapılan operasyonlar Türkiye Cumhuriyeti'ni ve partimizi direk hedef alsa da, en ufak sıkıntı yaratmadan daha güçlü şekilde 30 mart seçimlerinde herkese gereken dersi vereceğiz."

Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.