AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ömer Çelik'in konuşmalarından satır başları:
Asrın felaketinde kaybettiğimiz şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Büyük bir felaketti. Yaralar sarıldı, sarılmaya devam ediyor.
Teşkilatımız deprem bölgesinde olacak. Depremin yaraları sarılmaya devam ediyor. Yapılan çalışmalar çerçevesinde vatandaşlarla bir araya gelecekler. Şehitliklerimizi ziyaret edeceğiz. Kaybı olan ailelerimizi ziyaret edeceğiz. Bunların acısını hiçbir zaman unutmayacağız.
"CUMHURBAŞKANIMIZ VE BAHÇELİ BÖLGEDE OLACAK"
Hatay'daki törende 455 bininci konut teslim edilmişti. Yapılmaz denilen işler yapıldı. Türkiye'nin diz çökmeyeceği, millet olarak her şeyin üstesinden geleceğimiz görüldü.
Asrın felaketinin 3. yıl dönümünde Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli bölgede olacak.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI
Türkiye'nin etrafına baktığımızda Rusya-Ukrayna savaşı devam ediyor. Yine geçtiğimiz günlerde son derece yıpratıcı can alıcı saldırılar karşılıklı olarak gerçekleştirildi.
İnsanlığın en büyük utancı sayılabilecek Netanyahu hükümetinin, katil şebekesi tarafından Gazze soykırımıyla ilgili katliamlar devam ediyor.
İRAN MESELESİ
Doğumuzda İran ile ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda. Müzakerede sonuç alınacak mı? Maalesef yeni bir saldırı ortaya çıkacak mı?' diye bu gündemler etrafımızda gerçekleşiyor.
Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, ortaya koyduğu irade, ortaya koyduğu tabloda bu şoklar karşısında Türkiye'nin dayanıklılığını bir kere daha gösteriyor.
"İKİ YÜZLÜLÜK TÜM DÜNYANIN DİKKATİNİ ÇEKTİ"
Küresel düzenin artık manada tanımlanamayacağı, restorasyonun da mümkün olmayacağı, yeni adımlar atılması gerektiğine yönelik pek çok söz işitildi. Küresel düzenin savunucusu olan elitler tarafından ilk defa dile getirildi.
Rusya Ukrayna savaşındaki yapılan hatırlatmalar bol miktarda zikredilirken bu ilkeler Gazze soykırımda unutularak çifte standart, iki yüzlülük tüm dünyanın dikkatini çekti. Bu bir bakıma düzenin iflas etmesinin sembolü oldu.
"DİKTATÖRLÜK REJİMİ GİTTİ, SURİYE DEVRİMİ GERÇEKLEŞTİ"
Suriye konusunda Cumhurbaşkanımızın yıllara dayanan tavrı oldu. Ölümden kaçan kardeşlerimizi, bize sığınanları geri göndermekle bezenen bir kampanya yapmıştı. Diktatörlük rejimi gitti, Suriye devrimi gerçekleşti.
Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Devlet Bahçeli'nin Terörsüz Türkiye ve bölge konusundaki ısrarının bölge barışı için ne kadar önemli olduğu bir kez daha görüldü. Terörün bütün unsurlarının ortadan kalkması gerekir. Tek Suriye tek ordu çerçevesinde Türkiye ilkeli bir tavır ortaya koydu. Bununla birlikte Suriye'yi bütün Suriyeliler birlikte yönetsin vurgusu yapıldı.
"CUMHURBAŞKANIMIZ VE SAYIN BAHÇELİ'YE İFTİRA ATIYORLAR"
Suriye yönetimi dünyanın bütün devletleri tarafından meşru kabul edilen yönetim. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve sayın Bahçeli'ye iftira atarak "HTŞ'yi destekliyorlar" denerek bir iftira kampanyası yürütüyorlar.
Sahada çatışmanın olmaması, kan dökülmemesi her zaman istenen yoldur. Esed kaçarken Esed ile görüşülmeli diyen zihniyet Cumhurbaşkanımızın iradesini çatışmadan yanaymış gibi Türkiye barıştan yana olmalı şeklinde kampanya yönetiyor.
"CUMHURBAŞKANIMIZ ÜZERİNDEN KAMPANYA YÜRÜTÜYOR"
CHP genel başkanının meşru hükümet kabul edilen yönetime örgüt muamelesi yaparken terör örgütüne devlet muamelesi yapıyor. Sınırımızın 40-50 km ötesini göremeyen bir CHP yönetimi ile karşı karşıyayız.
Oradaki tablo sebebi ile Türkiye'nin büyük hassasiyet ile ilgilendiği insani kriz ortaya çıktı.
Türkiye, Şam yönetimi ile birlikte insani yardımları ulaştırdı. Bu yardımlar kesintisiz olarak devam edecek. Oradaki kardeşlerimizin yanında olacağız. Bütün bunlar yapılırken Şam yönetimi Kürt mahallelerine yardım gönderilmesi için tutum sergilemesi doğru tutumdu.




