Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre Salonu'nda düzenlenen "Eğitim Ailesi ile İftar Programı"na katıldı.
Türkiye'nin dört bir yanında aşkla görev yapan eğitimcilerin, öğretmenlerin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Bir kelam-ı kibar, 'Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed'siz muhabbetten ne hasıl?' Evet, bir taraftan rahmet mevsimini uğurlamanın burukluğu içindeyken, diğer taraftan da Ramazan Bayramı'na kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Ramazan'a girerken duamız hep şuydu; 'Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı'na da kavuştur.' 'Hoş geldin Ramazan' diyorduk. Şimdi 'Elveda Ramazan' diyoruz. Ramazan Bayramı'nın buradaki tüm kardeşlerime ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini rabbimden niyaz ediyorum."
Erdoğan, 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'in dua etmenin, bütün mahcubiyet ve bütün samimiyetle yüce Allah'a el açmanın en güzel iklimi olduğunu dile getirerek, "Temiz bir kalple yapılacak duaların Cenabıhak katında karşılığını mutlaka bulacağına inanıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetleri, ettiğiniz duaları katında kabul ve makbul buyursun." ifadelerini kullandı.
- "CENNET VATANIMIZIN HER KARIŞ TOPRAĞI ÇANAKKALE'DİR"
Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yıl dönümünü bugün büyük bir gururla idrak ettiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale'de destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferi'nin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yad ediyorum."
Mehmet Akif Ersoy'un "Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i. Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın." dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif, İstiklal Marşı'mızda, 'sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı' diyerek, milletimizin neredeyse her ferdinin şehit ahvadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu; her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin, Anadolu. Baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahvadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı'dır, Gelibolu'dur, Çanakkale'dir. Ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan iradedir. İttihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna vardır. Çanakkale'de Balkanlar vardır. Çanakkale'de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır.
Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim. Çanakkale, Bedr'in arslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif'in 'Asım'ın Nesli' diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır. Bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir."
- "ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ, LİSE VE DARÜLFÜNUN TALEBELERİNİN TÜRKÜSÜ"
Çanakkale Savaşı'nın epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar, aynı zamanda "dramatik bir hikaye" de olduğunu dile getiren Erdoğan, "Çanakkale içinde aynalı çarşı. Anne ben gidiyorum düşmana karşı" türküsünün, henüz bıyığı terlememiş delikanlıların, lise ve darülfünun talebelerinin türküsü olduğuna dikkati çekti.
Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi'nin 1914-1918 yılları arasında talebelerinin tamamının Çanakkale'de şehit olması sebebiyle mezun veremediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:
"Milli şairimiz Akif, 'Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda' derken, işte bu acı hakikati dile getiriyor. 'Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!' derken, sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin, sönen ocakların destanını da haykırıyor."




