18 Mart 2026 Çarşamba / 30 Ramazan 1447

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan net mesaj: Toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır

Eğitim Ailesi ile İftar programında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Çocuklarımızı, gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz' dedi.

AA18 Mart 2026 Çarşamba 20:16 - Güncelleme:
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan net mesaj: Toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre Salonu'nda düzenlenen "Eğitim Ailesi ile İftar Programı"na katıldı.

Türkiye'nin dört bir yanında aşkla görev yapan eğitimcilerin, öğretmenlerin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bir kelam-ı kibar, 'Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed'siz muhabbetten ne hasıl?' Evet, bir taraftan rahmet mevsimini uğurlamanın burukluğu içindeyken, diğer taraftan da Ramazan Bayramı'na kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Ramazan'a girerken duamız hep şuydu; 'Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı'na da kavuştur.' 'Hoş geldin Ramazan' diyorduk. Şimdi 'Elveda Ramazan' diyoruz. Ramazan Bayramı'nın buradaki tüm kardeşlerime ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini rabbimden niyaz ediyorum."

Erdoğan, 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'in dua etmenin, bütün mahcubiyet ve bütün samimiyetle yüce Allah'a el açmanın en güzel iklimi olduğunu dile getirerek, "Temiz bir kalple yapılacak duaların Cenabıhak katında karşılığını mutlaka bulacağına inanıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetleri, ettiğiniz duaları katında kabul ve makbul buyursun." ifadelerini kullandı.

- "CENNET VATANIMIZIN HER KARIŞ TOPRAĞI ÇANAKKALE'DİR"

Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yıl dönümünü bugün büyük bir gururla idrak ettiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale'de destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferi'nin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yad ediyorum."

Mehmet Akif Ersoy'un "Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i. Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın." dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif, İstiklal Marşı'mızda, 'sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı' diyerek, milletimizin neredeyse her ferdinin şehit ahvadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu; her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin, Anadolu. Baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahvadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı'dır, Gelibolu'dur, Çanakkale'dir. Ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan iradedir. İttihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna vardır. Çanakkale'de Balkanlar vardır. Çanakkale'de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır.

Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim. Çanakkale, Bedr'in arslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif'in 'Asım'ın Nesli' diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır. Bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir."

- "ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ, LİSE VE DARÜLFÜNUN TALEBELERİNİN TÜRKÜSÜ"

Çanakkale Savaşı'nın epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar, aynı zamanda "dramatik bir hikaye" de olduğunu dile getiren Erdoğan, "Çanakkale içinde aynalı çarşı. Anne ben gidiyorum düşmana karşı" türküsünün, henüz bıyığı terlememiş delikanlıların, lise ve darülfünun talebelerinin türküsü olduğuna dikkati çekti.

Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi'nin 1914-1918 yılları arasında talebelerinin tamamının Çanakkale'de şehit olması sebebiyle mezun veremediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Milli şairimiz Akif, 'Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda' derken, işte bu acı hakikati dile getiriyor. 'Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!' derken, sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin, sönen ocakların destanını da haykırıyor."

Son nefese kadar Çanakkale'ye sahip çıkacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Çanakkale Zaferimizin 111. seneidevriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan, bu büyük Cumhuriyet'i emanet eden, bütün istiklal kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemal-i hürmetle yad ediyorum. Yine bu vesileyle bugün külliyemizde sahnelenen 'Şüheda 1915' tiyatro oyunuyla bizlere o günleri tekrar yaşatan kardeşlerimizi tebrik ediyorum." diye konuştu.

Bir milleti büyük yapanın sadece tarihe şanla, şerefle yazdırdığı zaferleri olmadığını, aynı zamanda eğitimli, özgüven sahibi, iyi yetişmiş fertleri olduğunu aktaran Erdoğan, "Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum, güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor." değerlendirmesinde bulundu.

- "TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ İLE ÇALIŞMALARIMIZI DAHA KAPSAMLI BİR ZEMİNE OTURTTUK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıracın nitelikli, milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikte reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayıvari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık.

Köklerden geleceğe şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik."

- "SON 23 YILDA EĞİTİMDE ALDIĞIMIZ MESAFENİN LOKOMOTİFİ KUŞKUSUZ ÖĞRETMENLERİMİZ OLMUŞTUR"

Daha nice hizmeti öğretmenler ve öğrencilerin istifadesine sunduklarını belirten Erdoğan, "Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Merhum Nurettin Topçu'nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor, 'Ademoğlu'nu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir/Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur/Fertler gibi nesiller de onun eseridir/Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur/Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir.' Muallimler yani öğretmenler, devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir." ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kültüre göre anne babadan sonra eli öpülen kişinin öğretmen olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum.

Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır, öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır."

- "ÖĞRETMENLERİMİZ İÇİN DEVLETİN ÜZERİNE NE DÜŞÜYORSA YAPMAKTA TEREDDÜT ETMEYECEĞİZ"

Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaşılan şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gittiklerini vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı:

"Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye'nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılı'nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun diyorum.

Bu düşüncelerle görevleri esnasında şehit edilen hocalarımız başta olmak üzere ebedi aleme irtihal eden tüm öğretmenlerimize Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum. Her birine hizmetleri, gayretleri, fedakarlıkları için ülkemize kazandırdıkları değerler için insan kaynağımızın yetişmesine yaptıkları eşsiz katkılar için ayrı ayrı teşekkür ediyor, sizlere yüce Mevla'dan üstün başarılar diliyorum. Ramazan Bayramınız şimdiden mübarek olsun. Aileleriniz ve sevdiklerinizle huzurlu bir bayram geçirmeniz temennisiyle sağ olun, var olun. Allah'a emanet olun."