28 Ocak 2026 Çarşamba / 10 Saban 1447

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan ''güçlü nüfus'' vurgusu: Sağlam temeller atacağız

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Aile kurumunu ve nüfus yapısını daha etkili bir şekilde korumamızı sağlayacak yasal ve kurumsal düzenlemeleri hayata geçirerek, ülkemizin geleceği için güçlü aile ve güçlü nüfus odağında sağlam temeller atacağız.' dedi.

AA28 Ocak 2026 Çarşamba 12:57 - Güncelleme:
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan ''güçlü nüfus'' vurgusu: Sağlam temeller atacağız

Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenecek "Nüfus Politikaları Kurulu" toplantısının açılışında, yapacakları toplantıda aile ve nüfus yapısına ilişkin güncel verilerden demografik dönüşüm başlıklarına uzanan geniş bir çerçevede değerlendirmeler yaparak eylem planına yön verecek ortak bir zemin oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

9 Ocak 2025'teki ilk Kurul toplantısının akabinde, nisan ayında bakan yardımcılarının katılımıyla teknik düzeyde, temmuz ayında ise bakanlar düzeyinde ikinci Kurul toplantısını gerçekleştirdiklerini anımsatan Yılmaz, şöyle konuştu:

"Bu toplantılarda nüfus politikalarındaki mevcut durumu kapsamlı bir biçimde ele alarak kısa, orta ve uzun vadede atılabilecek adımları değerlendirme imkanı bulduk. Kurul kapsamında mevzuat, çalışma hayatı, sağlık, ekonomik teşvikler, eğitim, iletişim ve farkındalık oluşturma konularında özel çalışma grupları oluşturduk ve her bir çalışma grubu için koordinatör kurumlar belirledik. Bu kapsamda Kurulumuzun sekretarya hizmetlerinden sorumlu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın yanı sıra çalışma grupları bazında Adalet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ve İletişim Başkanlığı ilgili bütün kamu kurumlarının katılımıyla Eylem Planının oluşturulmasına yönelik detaylı çalışmalar gerçekleştirdiler. Çalışma gruplarımızda Eylem Planımız üzerinde yapılan faaliyetler titizlikle sürdürülmektedir."

"YÜZYILIN KONUT PROJESİ KAPSAMINDA ÇOCUKLU AİLELERE ÖZEL İMKANLAR TANIDIK"

Yılmaz, aradan geçen bir yıl içerisinde Kurul üyesi bakanlıkların ve ilgili tüm kurumlarımızın işbirliği ve yoğun gayretleriyle nüfus yapısının korunmasına yönelik somut nitelikte birçok adımın atıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bu çerçevede, gençlerimizin aile kurmalarını kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesini ülke geneline yaygınlaştırmış ve destek tutarlarını artırmış durumdayız. 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 18-25 yaş aralığındaki gençlerimiz için 250 bin lira, 26-29 yaş aralığında olan gençlerimiz için 200 bin lira olacak şekilde desteklerimizin miktarı artırıldı. Kısa bir süre önce başlattığımız 500 bin konutluk Yüzyılın Konut Projesi kapsamında gençlerimiz ile üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere konut sahibi olabilmeleri için özel imkanlar tanıdık. Proje kapsamında 18-30 yaş arası gençlerimize yüzde 20, üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere yüzde 10 kontenjan ayrılmış durumda. 2025 yılında yaptığımız düzenleme ile tek seferlik doğum yardımı ödeme tutarını 5 bin liraya yükselttik. Ayrıca, ikinci çocuklar için her ay bin 500 lira ve üçüncü ve sonraki çocuklar için her ay 5 bin lira destek ödemesi uygulamasını hayata geçirdik."

"YENİ ÇALIŞMA MODELLERİ GÜNDEMİMİZDE YERİNİ KORUYOR"

Yılmaz, annelerin ve babaların iş ve aile yaşam dengesini sağlayarak çocuk bakımlarını kolaylaştıracak adımları da atmaya devam ettiklerini bildirdi.

Devlet Memurlarının Yarı Zamanlı Çalışma Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmeliğin geçen yıl yayımlandığını anımsatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

"Kadınların iş ve aile hayatını birlikte sürdürmesine imkan veren yeni çalışma modelleri gündemimizde yerini koruyor. Aynı zamanda, kamu kurumlarımızdan başlamak üzere ülke genelinde kreşlerin yaygınlaştırılması için kapsamlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen resmi yazıyla, kreş ve gündüz çocuk bakımevlerinin kapasitelerinin artırılması ve yenilerinin faaliyete geçmesine yönelik çalışmalar önceliklendirilmiştir. Çocuklarımız için güvenli ve nitelikli bakım ortamlarının yaygınlaştırılmasını en öncelikli hedeflerden görüyoruz."

Yılmaz, Nüfus Politikaları Kurulunun kurulmasının ardından geçen bir yılda nüfus meselesinin tüm kurumlar ve sektörler tarafından birincil öncelik ve ortak sorumluluk olarak ele almasının önemini açıkça ortaya koyduklarını hatırlatarak, şunları söyledi:

"Demografik değişimlerin tüm ülkeleri derinden etkilediği, küresel ölçekli bir sorun haline geldiği bir dönemden geçiyoruz. Ülkemizin güçlü aile ve güçlü nüfus odağında benimsediği kararlı yaklaşımın önemini daha net bir şekilde görebiliyoruz. Keza, aile ve demografik yapıda yaşanan değişimler sosyal güvenlik sistemlerinden bakım hizmetlerine kadar pek çok alana doğrudan tesir etmektedir."

"GÜÇLÜ AİLE VE GÜÇLÜ NÜFUS ODAĞINDA SAĞLAM TEMELLER ATACAĞIZ"

Karşı karşıya olunan dijital ve küresel risklere karşı çocukları, gençleri, aile kurumunu ve nüfus yapısını ancak bütüncül bir yaklaşımla ve çok boyutlu bir politika setiyle koruyabileceklerini belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bu açıdan bakıldığında, nüfus politikalarımızda uzun dönemli ve kapsamlı stratejiler ile hareket edilmesinin ne denli önemli olduğunun altını çizmek isterim. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 2026-2035 dönemini kapsayan yılların 'Aile ve Nüfus On Yılı' olarak ilan edilmesi de bu yaklaşımın açık bir ifadesidir. Böylece önümüzdeki on yıl, toplumun temeli olan aile kurumunun daha da güçlendirilmesi, dinamik ve genç nüfus yapımızın korunması yönünde kalıcı adımların atılacağı kritik bir dönem olacaktır. Aile kurumunu ve nüfus yapısını daha etkili bir şekilde korumamızı sağlayacak yasal ve kurumsal düzenlemeleri hayata geçirerek, ülkemizin geleceği için güçlü aile ve güçlü nüfus odağında sağlam temeller atacağız. Temel amacımız, toplumumuzun yapı taşı olan aile kurumunu, genç ve dinamik nüfusumuzu bütüncül bir şekilde koruma altına almak, geliştirmektir. Gençlerimizin aile kurma kararlarından ebeveynlerimizin çocuk büyütme süreçlerine kadar her aşamada ailelerimizin yanındayız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın öncülüğünde bu politikalarımızı uluslararası alanda da güçlü bir şekilde gündeme taşıyoruz."

"SON 10 YILDA DOĞURGANLIK HIZI EN FAZLA AZALAN 5'İNCİ ÜLKEYİZ"

Türkiye'nin, bugün 86 milyonu aşan nüfusuyla Avrupa'da birinci sırada yer almasına karşın demografik bir yol ayrımında olduklarını belirten Yılmaz, şu bilgileri paylaştı:

"2017'de 2,08 olan doğurganlık hızımız, 2024 itibarıyla dünya ortalaması olan 2,25'in çok altında, 1,48 düzeyindedir. Bu düşüş hızıyla dünyada son 10 yılda doğurganlık hızı en fazla azalan 5'inci ülke konumundayız. Gelinen bu nokta, Sayın Cumhurbaşkanımızın 20 yıl önce yaptığı 'en az 3 çocuk' çağrısının ne denli hayati bir erken uyarı ve stratejik bir öngörü olduğunu bugün çok daha net göstermektedir.

Diğer taraftan, 2024 yılı itibarıyla ülkemizin yaşlı nüfus oranı, 10,6 ile tarihsel olarak en yüksek seviyeye ulaşırken, bazı illerimizde bu oran, yüzde 20'nin üzerine çıkmaktadır. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı, 2017 yılında 10 iken, 2024 yılında bu düzeyi yakalayan tek ilimiz Şanlıurfa olmuştur. 2017 yılında toplam doğurganlık hızı 57 ilde nüfusun kendini yenileme oranı olan 2,1'in altında iken 2024 yılında bu sayı 71'e yükselmiştir."

Yılmaz, özellikle kırsal bölgelerde genç nüfus kaybının da etkisiyle yaşlılık oranlarının ülke ortalamasına göre çok daha yüksek olduğuna dikkati çekerek, "Mevcut senaryo devam ettiği takdirde projeksiyonlar, yakın bir gelecekte nüfusumuzun önemli bir kısmının 65 yaş ve üzeri kişilerden oluşacağına işaret ediyor. Genç nüfus oranının azalması ve yaşlı nüfus oranının artması, sosyal güvenlik ve bakım sistemimiz dahil pek çok alanı doğrudan etkileyecek bir meseledir." dedi.

Bu konunun, "yaşlanmadan zenginleşmek" hedefi olan ülkenin kalkınma yolculuğu açısından da merkezi bir noktada olduğunu vurgulayan Yılmaz, bağımlı nüfus toplamının, çalışma çağı nüfusunun yarısından az olduğu dönemi ifade eden "demografik fırsat penceresi" kavramının, bu açıdan büyük önem taşıdığını söyledi.

"NÜFUS POLİTİKALARIMIZI 'VAROLUŞSAL BİR MESELE' OLARAK GÖRMEYE DEVAM EDİYORUZ"

Mevcut eğilimlerin devam etmesi durumunda doğurganlık hızındaki keskin düşüşün, bu pencerenin beklenen 2035'ten çok daha önce kapanmasına neden olabileceğini dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda, doğurganlığı ve aile kurmayı desteklemek, nüfus dinamizmimizi kaybetmeden ekonomik sıçramamızı gerçekleştirmek bizim için hayati bir zorunluluktur. Bu durum, aynı zamanda yaşlılık ve aktif yaşlanma alanlarında çok daha güçlü politikalara duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, nüfus politikalarımızı Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 'varoluşsal bir mesele' olarak görmeye devam ediyoruz. Aileyi merkeze alan bütüncül bir yaklaşımla ve tüm kurumlarımızın müşterek çabasıyla bu süreci tam bir seferberlik ruhu içinde yürütmeye kararlıyız."

Yılmaz, bugüne kadar kapsamlı çalışmaları özveriyle yürüten tüm kurumlara ve her düzeyden kurum temsilcilerine teşekkür ederek, bugünkü toplantıda çalışma gruplarının önerilerini ele alma ve yeni bazı adımlar atma konusunda değerlendirmeler yapacaklarını bildirdi.

  • aile koruma
  • yasal düzenlemeler
  • nüfus yapısı