18 Nisan 2021 Pazar / 6 Ramazan 1442
Gece modu

Darbeci zihniyet! Cumhuriyet yazarı 27 Mayıs darbesini böyle savundu

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Alev Coşkun, bugünkü köşe yazısında 27 Mayıs 1960 yılında gerçekleştirilen kanlı darbeyi savunan bir yazı kaleme aldı. Coşkun'un; “27 Mayıs 1960, getirdiği ilerici ve demokratik anayasa ile gerçek bir toplumsal değişimi ve dönüşümü simgeler” yazması dikkat çekti.

27 Mayıs 2020 Çarşamba 14:59 - Güncelleme: 27 Mayıs 2020 Çarşamba 16:46

Bugün 27 Mayıs 1960'da gerçekleşen ve demokrasiye vurulan en büyük darbelerden birinin yıl dönümü… 27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonucunda Türkiye'de demokrasi sekteye uğratıldı. Dörtlü Takrir hareketinin sonucunda CHP'den ayrılarak Demokrat Parti'yi kuran Adnan Menderes, Celal Bayar, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü halka yeni bir umut oldu.

İsmet İnönü ve ekibine karşı 'Yeter: Söz milletin!' sloganıyla yola çıkan Adnan Menderes ve arkadaşları 1950 genel seçimlerinde yüzde 53.5 oy oranıyla mecliste 416 milletvekili elde etti.

Bu başarı yalnızca Türkiye'de değil dünyada da büyük yankı buldu. Vatandaş devletiyle el ele gerek sosyal gerek ekonomik gerekse hukuk alanında en güzel günlerini yaşadı. Fakat, 27 Mayıs 1960 darbesiyle bu gidişat son buldu. O gün Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir askeri darbe gerçekleştirildi.

Sabah'ın haberine göre, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Alev Coşkun, bugünkü köşe yazısında 27 Mayıs 1960 yılında gerçekleştirilen kanlı darbeyi savunan bir yazı kaleme aldı.

Coşkun yazısında 1960 yılında gerçekleştirilen kanlı darbeyi savunarak şu satırları yazdı: "27 Mayıs, kimilerinin yazdığı, konuştuğu gibi, sadece askerin harekete geçerek iktidarı ele alma olayı değildir… 27 Mayıs 1960 hareketinin altyapısında üniversite gençliği ve bu hareketi bayraklarla, alkışlarla destekleyen bir halk kesimi vardı. Bu nedenle 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ile aynı torbaya konulamaz…. 27 Mayıs bunun tersine, emir komuta zincirinin dışında, sayıları 38 olan genç subaylar, yüzbaşı, binbaşı ve albaylar tarafından gerçekleştirilmiştir.

Başlarına getirdikleri general, harekete en son dahil edilmiştir. Emir komuta zincirini oluşturan Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları, olay gerçekleşince görevlerinden uzaklaştırılmışlardır. Nitelikleri açısından da birbirinden farklıdırlar. 27 Mayıs, rayından çıkan demokratik sistemi yeniden doğru yola getirmek için hukukun üstünlüğü, insan hak ve özgürlüklerine bağlı çağdaş ve demokratik bir anayasa yapmayı hedef olarak belirledi… 27 Mayıs'ın oluşturduğu Kurucu Meclis, 9 ay içerisinde, Türk tarihinin en ilerici, en demokratik ve hukuk devleti ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine en üst derecede saygılı bir anayasa yarattı… 27 Mayıs 1960, getirdiği ilerici ve demokratik anayasa ile gerçek bir toplumsal değişimi ve dönüşümü simgeler."