22 Eylül 2020 Salı / 4 Safer 1442
Gece modu

Dayanışma ruhu büyük bir acıya daha merhem oldu: Türkiye tek yürek

Elazığ'da meydana gelen 6.8’lik deprem sonrası gösterilen devlet refleksi, arama-kurtarma ekiplerinin özverisi ve Türk milletinin dayanışma ruhu büyük bir acıya daha merhem oldu.

27 Ocak 2020 Pazartesi 08:56 - Güncelleme: 27 Ocak 2020 Pazartesi 09:09

AFAD VAR KAOS YOK

Deprem sonrası hem arama-kurtarma çalışmaları hem de yardımlar AFAD koordinasyonunda gerçekleşti. Sahada kaos değil, 99 depreminden nasıl ders çıkarıldığını gösteren bir düzen vardı.

JAK'TAN MUCİZE EL

Jandarma Arama Kurtarma timleri ilk andan itibaren enkazdaydı. 24. saatte yükselen ‘Tamam geleceğiz’ sesi ve 2.5 yaşındaki Nüsra ile annesinin kurtarıldığı mucize anlar JAK’ı hafızalara kazıdı.

İLK YARDIM AKSAMADI

Ulusal Medikal Kurtarma ve 112 ekipleri çalışmalarda en kritik rolü aldı. Aziz dahil 8 kişinin kurtulmasına vesile olan UMKE görevlisi, Türkiye’nin kahramanı oldu. Bölgedeki hastaneler tam kapasiteyle çalıştı.

MEHMETÇİK KÖPRÜ KURDU

TSK, yardımların bölgeye hızlı ulaşması için 9 nakliye uçağıyla hava köprüsü oluşturdu. İHA’lar hasar tespiti için görev yaptı, Mehmetçik depremzedelere çadır kurdu, yardımların ulaşmasını sağladı.

GÖNÜLLÜLER DE ORADAYDI

İHH ve AKUT başta olmak üzere yardım kuruluşları, Sakarya ve Ankara Büyükşehir Belediyesi dahil belediyelerin itfaiye ekipleri özveriyle çalıştı. 27 saatin sonunda 45 kişi enkazdan çıkarıldı.

SICAK AŞ SICAK ÇADIR

Kızılay, Malatya ve Elazığ’da depremzedeler için kışlık çadırlar kurarken, 4 mobil ve 2 sahra mutfağıyla 3 öğün sıcak yemek vermeye başladı. Psikolojik destek ekipleri köylerde çalışma yürüttü.

Depremden 24 saat sonra enkazdan çıkarılan Yüsra’nın ardından annesi de kurtarıldı. Eşi ve kızı Yüsra’nın üzerine siper olan baba ile oğlunun hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

Elazığ’da geçtiğimiz cuma günü saat 20:55’te meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki deprem, Türkiye’ye 1999 depremini hatırlattı. Sivrice merkezli depremde Jandarma Arama Kurtarma timleri, ‘yaşama açılan jandarma tüneli’ olarak adlandırılan galeri tekniğiyle Mustafa Paşa Mahallesi’nde yıkılan binanın enkazı altındaki Ayşe Yıldız ile 24 saat sonra iletişim sağladı.

OĞUL VE BABA ÖLDÜ

Personelin, Yıldız’a, “Buradayız, geliyoruz” demesi üzerine kadın, “Daha dayanamıyorum, çabuk” diye karşılık verdi. Yıldız’ın 2.5 yaşındaki kızı Yüsra, depremden 24 saat sonra enkazdan sağ çıkarıldı. Aradan 4 saat geçtikten sonra ise anne Yıldız, kurtarıldı. Enkazdan cesedi çıkarılan baba Hüseyin Yıldız’ın ise deprem anında eşi ve çocuklarını kucağına alıp onlara siper olduğu belirlendi. Yıldız çiftinin oğlu Onur’un da öldüğü öğrenildi.

‘YA BİRLİKTE KALACAKTIK YA DA ÇIKACAKTIK’

Ankara İtfaiyesi’nde görevli kahraman, Yüsra ve annesinin mucize kurtuluşunu şu sözlerle anlattı: “Her şeyi göze aldık. Ayşe Hanım “Bizi çıkartın” dediğinde “Ya birlikte çıkacağız ya da birlikte kalacağız” dedim. O bize güvendi, Allah da yardım etti.”

AĞLATAN BULUŞMA

Sürsürü Mahallesi’nde yıkılan binaya koşan Suriyeli üniversite öğrencisi Mahmud, elleriyle kazarak enkazdan çıkarttığı Dürdane Aydın ile bir araya geldi. Buluşma anında gözyaşlarına hakim olamayan Dürdane Aydın, “O, bizim kahramanımız. Ben artık onun hem annesi hem kardeşiyim” dedi. Mahmud el Osman ise, “Yaralarımın bir önemi yok. Önemli olan onun kurtulması. Depremden sonra telefonum da kayboldu ama önemi yok” dedi. Bu arada Kızılay ekipleri, Mahmud el Osman’ın Suriye’deki ailesine kavuşması için harekete geçti. Osman, ailesiyle kavuşma umudunun kendisini çok mutlu ettiğini söyledi.

AZİZE’NİN HAYATA UZATTIĞI ELİ TUTTU

Mustafapaşa Mahallesi’nde yıkılan 5 katlı apartmanın enkazı altında kalan Azize Çelik’in 17 saat sonra kurtarılmasına ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde iki itfaiye erinin seslenmesi ve Çelik’in göçük altından elini uzattığı anlar görülüyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiye eri Ömer İpek, enkazdan çıkardığı Azize Çelik’i hastanede ziyaret etti.

EZAN ALARMIYLA KURTULDUK

Öte yandan Cengiz Çelik, eşi Azize Çelik’in sabah ezanı için kurduğu alarmın çalmasıyla telefonu bulduğunu söyledi. Çelik, “Eşim 112 ile irtibat kurdu. Onlar bizi teselli etti. Sabrederek ve bizi kurtaracaklarını düşünerek bekledik” dedi.

‘ÇOCUKLARIMIZI BIRAKIP GELDİK’

UMKE görevlisinin telefonla konuşup kurtardığı Azize Çelik’in annesi Sakine Düşmez’in cansız bedeni 39 saat sonra çıkartıldı. Yaşlı kadını enkazdan çıkaran, Şanlıurfa’dan gelen itfaiye eri, o anları şu sözlerle anlattı: “Şanlıurfa’da çoluk çocuğumuzu bıraktık, geldik. Çünkü buradaki kardeşlerimiz muhtaçlardı. Allah yardımcıları olsun” dedi.

DEPREM OLURKEN DÜNYAYA GELDİ

Malatya’da doğumhanede ölümsüzleştirilmek istenen anlar depremle birleşti. Doğumdan sadece bir dakika sonra başlayan deprem sırasında sağlık çalışanlarının soğukkanlı davranışı dikkat çekti. Tuğra adı verilen bebeğin oldukça sağlıklı olduğunu ifade eden Dr. Miray Sekki Eser o anları şöyle anlattı: “Doğumdan hemen sonra şiddetli bir sarsıntı oldu. Eğer sakinliğimizi korumasak anne ve bebek yere düşüp yaralanabilirdi. Bebek ve anne söz konusu olunca kendimi öteleyerek önce onları düşündüm.”

ESKİ TÜRKİYE’NİN ENKAZI ARŞİVLERDE KALDI

Devlet yarım saat içinde depremin merkez üssüne ulaştı. Başkan Erdoğan 19. saatte oradaydı. 99 depreminde Demirel’in ziyareti için ara verilen kurtarma çalışmaları arşivlerde kaldı.

Elazığ depremi, 17 Ağustos 1999 depreminde sınıfta kalan devletin kriz yönetimini akıllara getirdi. Merkez üssü Kocaeli’nin Gölçük İlçesi olan 7,4 büyüklüğündeki 17 Ağustos depreminde resmi rakamlara göre 17 bin 480 insanın hayatını kaybetti. O dönem hükümet ve devletin zirvesinin böylesine büyük bir faciada ne kadar geride kaldığı gazete arşivlerinde yer alıyor. 17 Ağustos faciası sonrası gazete manşetlerine, Kızılay’ın şubelerinin hafta sonu tatiline girdiği, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in bölgeyi ziyaret edeceği haberi üzerine arama kurtarma çalışmalarının durdurulduğu haberleri yansıdı.

8 SAAT SONRA HABER YOK

Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in depremden 8 saat sonra yaptığı açıklama da devletin zirvesinin faciayla ilgili sağlıklı bilgi dahi alamadığını ortaya koydu. Ecevit 17 Ağustos depremiyle ilgili yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin bazı bölgelerinde çok ağır bir depremin olduğu anlaşılıyor. Birçok yerle telefon bağlantısı kurulamadığı için henüz yeterince bilgi alamadık. Hasarın boyutları henüz yeterince tespit edilemedi. Çalışmalar iletişim olanakları oldukça yoğunlaşmaya başladı” ifadelerini kullanmıştı.

1 SANİYE BİLE DURMADI

Elazığ’da’ki 6.8’lik deprem, Türkiye’nin kriz yönetiminde ulaştığı seviyeyi de ortaya koydu. Depremden dakikalar sonra hasar tespit çalışmasına başlayan ilgili kurumlar anında depremzedelere yardıma başladı. Bakanlar depremden saatler sonra Elazığ’a giderek krizi merkezinde yönetti. Başkan Erdoğan ise o günkü programlarını iptal edip depremden 19 saat sonra Elazığ’a ulaştı. 17 Ağustos 1999 depreminin aksine Başkan Erdoğan’ın ziyaret ve incelemeleri sırasında çalışmalar bir saniye bile durmadan devam etti. Başkan Erdoğan bilgi aldığı sırada enkazdan bir depremzede kurtarıldı. Erdoğan da bu anlara tanıklık etti.  

(Akşam)