18 Nisan 2021 Pazar / 6 Ramazan 1442
Gece modu

Depremde hayatını kaybeden baba, arada gözü yaşlı eş ve 7 çocuk bıraktı

İran'daki depremin en çok hissedildiği Van'ın Başkale ilçesinde kaldığı enkazın altında yaşamını yitiren Aydın Tosun'un eşi ve çocukları, babalarını kaybetmenin hüznünü yaşıyor.

AA28 Şubat 2020 Cuma 11:44 - Güncelleme: 28 Şubat 2020 Cuma 12:06

Merkez üssü İran'ın Hoy kentinde 23 Şubat'ta meydana gelen 5,9 büyüklüğündeki depremden en çok etkilenen Özpınar Mahallesi'nde depreme uykuda yakalanan 7 çocuk babası Aydın Tosun'un (48) enkazın altında yaşamını yitirmesi ailesini yasa boğdu.

Aynı enkazdan yaralı kurtulan eşi Hatice, çocukları Arif, Gamze ve Bengül Tosun tedavi gördükleri hastaneden taburcu edildi.

Diğer çocukları Emrah, Ayşe, Gökmen ve Sümeyye Tosun ile beraber AFAD'ın kurduğu çadıra yerleştirilen aile üyeleri, babalarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor.

- "ENKAZI KAZARAK ANNEMİ ÇIKARDIM"

Enkazdan çıkan Bengül Tosun, AA muhabirine, üç kardeşi, annesi ve babasıyla uykudayken depreme yakalandıklarını söyledi.

Bir anda evin üzerlerine yıkıldığını anlatan Tosun, şöyle devam etti:

"Her yer toz içinde kaldı. Küçük kardeşimi alıp kaçmaya çalıştım. Bağırdık ama sadece annemin sesini duydum. Sadece kafası dışarıdaydı. Diğer kardeşlerim ve babam görünmüyordu. Kardeşimi kurtardıktan sonra ellerimle enkazı kazarak annemi, sonra diğer kardeşlerimi çıkardık. Aramalarımıza rağmen babamı bulamadık. Uzun bir süre sonra babama ulaşabildik. Babamızı kaybettik. Çok üzgünüz."

- "HİÇBİR ŞEYİMİZ KALMADI"

Enkazdan çıkarılan Arif Tosun da yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Enkazın altında kaldım. Seslendikten sonra kardeşlerim beni bulup çıkardı. Babamızı aradık, kolunu gördük. Köylülerin de yardımıyla çıkardık ama hayatını kaybetmişti. Deprem esnasında hepimiz kaçtık. Önce annem enkaz altında kaldı, sonra babamın kafasına odun düştü ve yere yığıldı. Ben de küçük bir delikten seslenerek sesimi duyurabildim. Evimiz tamamen yıkıldı. Tüm hayvanlarımız telef oldu. Hiçbir şeyimiz kalmadı. Şimdi de devletimizin kurduğu çadırda kalıyoruz."