13 Haziran 2026 Cumartesi / 28 ZilHicce 1447

Dijital Anafor Zirvesinde Gazze gündemi: Medyanın sorumluluğu tartışıldı

AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, “Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi” kapsamında düzenlenen “Gazze ve Medya” oturumunda, Gazze'de yaşananların belgelenmesi ve dünya kamuoyuna duyurulmasının medya kuruluşlarının tarihi sorumluluğu olduğunu söyledi.

AA13 Haziran 2026 Cumartesi 00:38 - Güncelleme:
Dijital Anafor Zirvesinde Gazze gündemi: Medyanın sorumluluğu tartışıldı

Şişli'de bir otelde düzenlenen zirve kapsamında gerçekleştirilen "Gazze ve Medya" adlı özel oturumu İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık'ın moderatörlüğünde yapıldı.

Oturumda konuşan AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, Filistin'deki zulmün benzerlerinin geçmişte yaşandığını ancak bu kez medyaya yansıdığı için herkesin gözü önünde gerçekleştiğini, bunun da vicdanları rahatsız ettiğini söyledi.

Kitle iletişim araçlarının yaygın olduğu bir ortamda, yaşananların gizlenmesine yönelik çabalar bulunduğunu, buna karşılık TRT ve AA'nın da bu gelişmeleri dünyaya duyurma yönünde eş zamanlı bir çalışma yürüttüğünü aktaran Karagöz, "Yıkım hepimizin malumu olduğu üzere çok büyük. Soykırım çok gerçek. Hemen hemen ailesinde soykırıma maruz kalmamış hiç kimse yok Gazze'de. 2 milyon nüfusun 1,9 milyonu yerinden edilmiş." dedi.

Gazze'de güçlü bir taraf ile kendini savunma imkanı olmayan sivillerin karşı karşıya geldiğini, cep telefonu ve kamera görüntülerinin de yaşananları kayıt altına aldığını belirten Karagöz, şöyle devam etti:

"Kayıt ediliyor ama bir grup bunu dünyaya yansıtmıyor. İşte tam olarak burada biz medya iletişim alanında faaliyet gösteren insanlar olarak ne yapabiliriz diye düşündük. Anadolu Ajansı olarak bu soykırımı görürken, ona şahit olurken neler yapabiliriz, bizim sorumluluğumuz nedir, diye düşündük. Bunu sadece duyurmak basit bir gazetecilik görevi olurdu. Bunu stratejik olarak duyurmak bizim sorumluluğumuz olabilir, dedik. Bu anlamda soykırımı uluslararası ceza hukuku çerçevesinde kayda geçirmek ilk stratejik hamlemiz oldu. Bir üçleme yaptık, bir tanesi 'Kanıt'. Bu işlenen soykırım suçlarının uluslararası ceza hukukuna göre savaş suçu delili niteliğinde olan görsellerini Kanıt isimli kitapta bir araya getirdik."

Kanıt kitabındaki her görselin savaş suçunun kaydı olduğunu vurgulayan Karagöz, AA'nın, İsrail yönetiminin Gazze'de işlediği suçları belgeleriyle gözler önüne serdiği Kanıt, Tanık ve Sanık kitaplarından oluşan "Gazze Üçlemesi"ne değindi. Karagöz, şu değerlendirmede bulundu:

"Bir soykırımın sadece böyle görsel kanıtları yetmez bir de tanıkları olması lazım. 'Tanık' kitabında da insani yardım amacıyla Gazze'de savaş nedeniyle bizzat işin içinde olan sağlık çalışanları, insani yardım görevlileri, gazetecilerin tanıklıklarını kayda geçirdik. Mahkemeye gittiğiniz zaman deliller ortaya çıkartılır, bir de tanıklar konuşturulur. Hepsiyle tek tek röportaj yaptık. Trilojimizin üçüncüsü 'Sanık'. Sanık isimli kitapta da bu soykırımda parmağı bulunan herkesi tek tek şemalar halinde ele aldık. Yani soykırımın talimatını veren, soykırıma destek olan ve o açıklamalarıyla birlikte isim isim, Kanıt, Tanık ve Sanık'ı bir kayıt olması açısından uluslararası medya dünyasına kazandırdık."

"ULUSLARARASI MEDYA İSRAİL'İN SAVAŞ SUÇLARINI DA GİZLİYOR"

Serdar Karagöz, "Kanıt" kitabının unutturulmaya karşı geliştirilen bir proje olduğunu belirterek, olası büyük yıkımlar ya da dijital silinmeler durumunda dahi İsrail'in savaş suçlarına ilişkin kayıtların gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçladıklarını ve bu kapsamda, kitabın dünyanın 15 farklı bölgesine gömüleceğini anlattı. Karagöz, bu çalışmanın, benzer olayların tekrar yaşanmaması için tarihsel bir belge niteliği taşıdığını vurguladı.

İsrail'in Gazze'deki saldırılarına dünya kamuoyunun büyük ölçüde seyirci kaldığını dile getiren Karagöz, uluslararası medya kuruluşlarının haber diline de dikkati çekti.

Karagöz, uluslararası medya kuruluşlarının editöryal müdahaleleriyle İsrail'in zamanla fail olarak haberlerde yer almadığına örnekler vererek, "Bir saldırı olmuş, fakat o saldırının faili editöryal müdahale ile gizlenmiş. Daha vahimi, bütün uluslararası medyanın ikiyüzlülüğünü ortaya koyan en son editöryal müdahale de '500 kişi öldü' şeklinde geliyor. Uluslararası medya İsrail'i gizlediği gibi İsrail'in savaş suçlarını da gizliyor." dedi.

Karagöz, AA ve TRT'nin temel amacının, uluslararası medyanın İsrail'in savaş suçlarını gizlemesine veya örtbas etmesine karşı durmak olduğunu, bu doğrultuda söz konusu iddiaları tüm platformlarda güçlü bir iletişim ve stratejik bir yaklaşımla dünyaya aktarmayı hedeflediklerini söyledi.

Kanıt kitabı belgeselinin uluslararası mecralarda gösterildiğini ve bunun bir tarihsel kayıt oluşturmayı amaçladığını belirten Karagöz, benzer şekilde geçmişteki örneklerde olduğu gibi yaşananların unutulmaması için tüm kurumlarla birlikte hafızanın canlı tutulması gerektiğini vurguladı.

ÇÖZÜM, ALTERNATİF MECRALARI GÜÇLENDİRMEK

Sosyal medyada denge için mevcut platformların kullanımının azaltılması ve yerli alternatiflerin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Karagöz, X, Instagram ve Facebook üzerinden tepki göstermenin bile bu platformları büyüttüğünü, çözümün alternatif mecraları geliştirmekten geçtiğini aktardı.

AA'nın paydaşı, TRT'nin de en büyük destekçilerinden biri olan yerli ve milli sosyal medya platformu NSosyal'e değinen Karagöz, platformu büyütmeye çalıştıklarını ve büyüdüğünde sadece Türkiye'de değil, açık kod kaynaklı, herkese hitap eden bir platform olacağını söyledi.

Karagöz, platform büyüdüğünde "Ey dünya. Soykırım yapılırken soykırımı eleştirenleri yasaklayanları, o hesapları kapatanları artık kullanmama vakti kesin olarak gelmiştir." diyeceklerini belirterek, şöyle konuştu:

"Ben buradan devletimizin kamu kurum ve kuruluşlarına da seslenmek istiyorum. Duyurularınızı X platformundan yapmayın. Biz medya kuruluşu olarak yapabiliriz ama bir kamu kurumu bunu yaptığı zaman o platformun meşruiyetini artırıyor, o platformun yayılımını artırıyor. Bu ortak karara ve ortak geçiş sürecine hep birlikte geçmemiz lazım. Vakti geldiğinde bütün kamu kurumlarımızın 'Bu soykırımı destekleyen' diye tabir ettiğimiz bütün sosyal medyalardan çıkması ve onları kullanmaması lazım. Bu da zaman içerisinde alternatifini ürettiğimiz an yapacağımız bir çağrı olacaktır."

"BUGÜN BİR TARAFTA CİNSİYETSİZLEŞTİRME, DİĞER TARAFTA SOYKIRIMIN ÜSTÜNÜN ÖRTÜLMESİ PROJESİ VAR"

Serdar Karagöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada ise AA olarak böyle bir zirvenin paydaşı olmaktan dolayı duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Çünkü dünyada bir dijital tahakküm var. Dijital alan kesinlikle bağımsız değil. Bir güdümlü dijital platform var. Bunun özgürleştirilmesi lazım, bunun tahakkümden kurtarılması lazım. Bu nasıl olur? Sivil toplum kuruluşlarının, kamu otoritelerinin, medyanın duyarlı ve birlik içerisinde mücadele etmesiyle olur." ifadelerini kullandı.

Bugün herkesin dijital tahakkümün mağdurları olduğunu anlatan Karagöz, "Dijital enstrümanları, özellikle sosyal medya şirketleri istedikleri gibi dizayn ediyorlar ve bu dizayn bir cinsiyetsizleştirme projesi olarak sosyal alanda, ama soykırımın karartılması olarak siyasal alanda faaliyet gösteriyor. Bugün bir tarafta cinsiyetsizleştirme projeleri var, diğer tarafta soykırımın üstünün örtülmesi projesi var." diye konuştu.

Dijital bağımsızlığın olmadığı böylesi bir atmosferde dijital tahakküme ancak hep birlikte dayanışmayla karşı durulabileceğini vurgulayan Karagöz, şunları kaydetti:

"Bu direnişi başlatmamız lazım. Bu tahakkümü başka türlü kıramayız. Çünkü bugün bütün sosyal medya şirketleri ne yazık ki soykırımcıların tarafında, mağdurların tarafında değil. Dijital platformlarda, sosyal medya şirketlerinin faaliyetlerinde soykırımı savunanların karşısında durmamız lazım. Nasıl olacak? Dijital alanın bağımsızlaşmasıyla, tahakkümden kurtarılmasıyla olacak. Anadolu Ajansı olarak elimizden gelen stratejiyi burada uygulamaya çalışıyoruz."

  • Serdar Karagöz
  • Dijital Anafor Ekran
  • Gazze ve Medya

ÖNERİLEN VİDEO

Tünele akan su ulaşımı aksattı! Kaza anı güvenlik kamerasında

Kapat
Video yükleniyor...