02 Mart 2021 Salı / 18 Recep 1442
Gece modu

Doktor Uğurlu: Geceleri boğulur gibi uyanıyordum

Şanlıurfa'da yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanan ve 17 günlük tedavi sonrasında iyileşen Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Genel Cerrahi Uzmanı Esat Taylan Uğurlu, hastalık sürecinde geceleri boğulur gibi uyandığını, yoğun bakıma alınma korkusu yaşadığını belirtti.

AA26 Kasım 2020 Perşembe 11:06 - Güncelleme: 26 Kasım 2020 Perşembe 11:22

Uğurlu, AA muhabirine, hem kendi hastalık sürecini hem de hastaların yoğun bakımda yaşadıklarını anlattı.

Yoğun bakım ve Kovid-19 servislerinden sorumlu olduğu için hastalarla temas kurduğunu, hekim arkadaşlarıyla yoğun bir şekilde hastalarla ilgilendikleri sırada koronavirüse yakalandığını ifade eden Uğurlu, "17 gün gibi ciddi bir dönem atlattım. Nefes darlığı, solunum sıkıntısı, eklem ağrıları gibi sorunlar yaşadım. Bir dönem oksimetre cihazıyla gezdim parmağımda. Özellikle geceleri boğulur gibi uyanıyordum. Bir sabah uyandığımda nefes darlığım olmamıştı. İnşallah bugün de olmasın, olmasın dedim. Böyle günleri sayarak hastalığı geçirdim. Şükürler olsun Rabbime bir daha olmadı ve iyileştim." dedi.

- "NE ZAMAN YOĞUN BAKIMA DÜŞERİM DİYE KORKULAR YAŞADIM"

Özellikle hastaların yaşadıklarına şahit olduğu için aklına birçok şeyin geldiğini aktaran Uğurlu, "Kötüleşen hastalarımızı, normal solunum sıkıntısı çekerken daha sonra entübe ettiğimiz hastalarımızı gördüm. Hekim olarak hastalığı da çok ayrıntılı bildiğimiz için her an her gece 'acaba ne zaman yoğun bakıma düşerim' diye korkular yaşadım. Tedavilerimizi uyguladık, vitaminlerimizi aldık, beslenmemize dikkat ettik. Özellikle hekim arkadaşlarım, hemşire, sağlık personeli arkadaşlarımın desteğiyle çok şükür atlattık." diye konuştu.

- "NE YAPARSAK YAPALIM BAZI HASTALARIMIZI KAYBEDİYORUZ"

Uğurlu, çok sayıda hastanın yoğun bakıma gelişini gördüğünü, girerken büyük korku yaşadıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Yoğun bakıma giren hastaların tamamına yakını 'Hocam ben de makineye bağlanacak mıyım, ben ölecek miyim' dediğinde her ne kadar biz onlara moral vermeye çalışsak da o hastalardan bazılarının birkaç gün sonra ne yaparsak yapalım entübe edilip hayatını kaybetmesi bizi çok üzüyor . O acı çok kötü. Çünkü birkaç gün önce hastanızla konuşuyorsunuz, elinizden geleni yapıyorsunuz, doktorundan temizlikçisine kadar herkes savaşıyor ama ne yaparsak yapalım bazı hastalarımızı kaybediyoruz. İşte bu bize çok acı veriyor."