03 Aralık 2020 Perşembe / 17 RebiülAhir 1442
Gece modu

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz: Yunanistan'ın talebi Sevr Antlaşması'nda daha beter

Türkiye'nin Oruç Reis sismik araştırma gemisinin faaliyetleri kapsamında Navtex ilan etmesi ile birlikte, Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı gerilimi yeniden yükseldi. Yunanistan'ın Meis adasını gerekçe göstererek, Türkiye'yi Anadolu Yarımadasına hapsetme girişiminin hiçbir hukuki zemini bulunmuyor. Yunanistan'ın bu adaları gerekçe göstererek almak istediği payı 'İkinci Sevr' olarak değerlendiren Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, 'Bu o kadar ciddi bir egemenlik saldırısı ki, Sevr Antlaşması'ndan daha beter.' ifadelerini kullandı.

24 Temmuz 2020 Cuma 08:45 - Güncelleme: 24 Temmuz 2020 Cuma 08:59

Oruç Reis sismik araştırma gemisinin yapacağı faaliyetler kapsamında Doğu Akdeniz'de Navtex ilan edilmesi, Türkiye ile Yunanistan arasında gerilimin yeniden yükselmesine neden oldu.

Türkiye'nin Libya'daki meşru hükümet ile imzaladığı anlaşmadan doğan hakları çerçevesinde yapacağı faaliyetlerin yasa dışı olduğunu öne süren Yunanistan hükümeti, buna gerekçe olarak Türkiye kara sınırlarına 2 kilometre uzaklıktaki Meis adasının varlığını gösteriyor.

Yeni Şafak'a değerlendirmelerde bulunan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Meis adası sorununun Doğu Akdeniz'de adeta kanserli bir çıbanbaşı haline geldiğini belirtti.

Yunanistan'ın hayal dünyasında yaşadığını belirten Gürdeniz, "Meis adası nedeniyle Türkiye ile Yunanistan büyük bir krizin eşiğine geleceğini yıllar önce kitaplarımda yazdım. Türkiye'den iki kilometre uzaklıktaki bu adanın adanın etrafı 15-20 km civarında. Yunanistan'ın bu adayı gerekçe göstererek, Türkiye'den almak istediği pay 50 bin kilometrekare. Bunu ancak gülerek karşılayabiliriz ancak Yunanistan buna inanıyor. Uluslararası deniz hukukunda yüzlerce aksi örnek olmasına rağmen bu hayalle yaşıyorlar" ifadelerini kullandı.

"YUNANİSTAN'IN TALEBİ 'SEVR'DEN DAHA BETER"

Yunanistan'ın bu adaları gerekçe göstererek almak istediği payı 'İkinci Sevr' olarak değerlendiren Gürdeniz, "Bu o kadar ciddi bir egemenlik saldırısı ki, Sevr Antlaşması'ndan daha beter. Bu durumu Türkiye'de hiçbir iktidar kabul etmez. Yunanistan'ın yapması gereken şey şu. Bu iş ya uluslararası mahkemede ya da Türkiye'nin hakkını vererek çözülür. Üçüncü bir ihtimal ise bu işin silahla çözülmesi olur." değerlendirmesinde bulundu.

"YUNANİSTAN'IN İDDİASINI NE ABD NE ALMANYA KABUL EDER"

Yunanistan hükümetinin taleplerinin 'rasyonel' olmadığını vurgulayan Gürdeniz, "Türkiye bu bölgedeki haklılığını diplomasi kullanarak anlatır. Atina'nın çevresi 20 kilometre olan bir ada için 50 bin kilometrekarelik alan talep etmesini ne Merkel ne Trump kabul eder. Bu ülkeler belki Yunanistan'a 'Sen dalga mı geçiyorsun? Ateşle mi oynuyorsun?' diyerek ikna ederler" diye konuştu.

"YUNANİSTAN HATA YAPARSA SORUMLULUĞU ALMIŞ OLUR"

"Türkiye'nin Navtex ilan ettiği bölgelerde olası bir askeri gerilim yaşanır mı?" sorusuna da cevap veren Gürdeniz şu ifadelere yer verdi:

"Türk Deniz Kuvvetleri elbette bu gemiyi korumak için üst seviyede hazırlık yapacak. Umarım Yunanistan böyle bir hataya düşmez çünkü orada ilk ateşi kullanan ülke durumuna düşerse, uluslararası hukukta 3-0 yenilmiş olur. Zaten bir kıta sahanlığı ilanı yok ve Türkiye'nin ilan ettiği Navtex üzerine bir Navtex ilan etmiş durumda. Güç kullanarak bu gemiyi engellemeye kalkmaya çalışırsa sorumluluğu almış olur. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de başından yaptığı doğrudur."