25 Şubat 2021 Perşembe / 13 Recep 1442
Gece modu

Evlat nöbeti 359. gününde sürüyor

Diyarbakır annelerinin, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti sürüyor. Anne Songül Altıntaş, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan oğlu Müslüm için oturma eyleminde yer aldığını, 6 yıldır evladının peşinde olduklarını söyledi.

AA26 Ağustos 2020 Çarşamba 16:41 - Güncelleme: 26 Ağustos 2020 Çarşamba 17:25

Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi 359. gününe girdi.

Anne Songül Altıntaş, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan oğlu Müslüm için oturma eyleminde yer aldığını, 6 yıldır evladının peşinde olduklarını söyledi.

Başvurmadık yer bırakmadıklarını ifade eden Altıntaş, "Yeter artık, bıraksınlar bu çocukları. Ne istiyorlar evlatlarımızdan. Nereye kadar tutacaklar ellerinde? Dayanamıyoruz, bizi bitirdiler. Sanki evimize bomba attılar. 6 yıldır o bombanın altında çıkamıyoruz. Yeter bize çektirdikleri bu zulüm ve azap. Kimse PKK'dan hak istemiyor. Bizim zaten bütün haklarımız var. Türkiye'miz çok şükür güçlüdür." diye konuştu.

Evladının 6 yıldır yüzüne, sesine hasret olduğunu aktaran Altıntaş, terör örgütü PKK'dan ve HDP'den oğlunu istediğini belirtti.

Altıntaş, "Ne kadar PKK'nın suçu varsa HDP'nin de o kadar suçu vardır. Elim 2 cihanda da onların yakasındadır. Onları Allah'a havale ediyorum. Yeter artık, bıraksınlar oğlumu." dedi.

- "EVLATLARIMIZ İÇİN BURADAN KALKMADIK"

Oğlu Fatih Demir için oturma eylemi yapan Abdullah Demir, 359 gündür eylemlerinin devam ettiğini, HDP'nin talimatıyla çocuklarının kaçırıldığını söyledi.

"Madem bizden rahatsız oluyorlar o zaman çocuklarımızı bize göstersinler. Bunların mayası belli. Bunlarda din, vicdan ve merhamet yok." diyen Demir, 30 yıl da geçse çocuklarını almadan HDP önünden ayrılmayacaklarını dile getirdi.

Demir, şöyle devam etti:

"Bunu anlasınlar. Çocuklarımızı bıraksınlar. Çocuklarımızı kandırdılar. Bu binadan alarak PKK'ya teslim ettiler. Canlarımızı bizden kopardılar, götürdüler. Biz canlarımızı istiyoruz. Bu kadar ana burada gözyaşı döküyor. Bunlar insanlıktan nasibini almamış. Bunlar zannediyor ki biz kalkıp gideceğiz. Ne gecemiz ne gündüzümüz var. Ne badireler atlattık. Ona rağmen evlatlarımız için buradan kalkmadık. Oğlum, kaç gel, Türk adaletine teslim ol. Devletimiz öyle büyük bir devlet ki çocukları aileleriyle kavuşturdu. Bizi perişan ettiler. Huzurumuz kalmadı."