28 Haziran 2022 Salı / 29 Zilkade 1443

FETÖ pes dedirtti! Son Osmanlı'yı bakın nasıl kaçırmışlar?

Naaşı FETÖ'cüler tarafından çalınan Güney Afrika'daki son Osmanlı Başkonsolosu Mehmet Remzi Bey, 11 yıl aradan sonra asıl mezarına geri defnedildi. Hukuk mücadelesinin mimarlarından Avukat İsmail Ayoub, hukuksuz taşıma sürecinde FETÖ'nün çevirdiği entrikaları anlattı. Örgüt, propaganda için kullandığı Mehmet Remzi Bey'in naaşını taşımak için mahkemeye 'sahte torunlar' sunmuş. FETÖ bağlantılı Nizamiye Okulu'nda eğitim gören S.K. ve U.T., Mehmet Remzi Bey'in torunu gibi gösterilip sahte evraklarla naaşa taşınma izni alınmış.

Yeni Şafak22 Ocak 2022 Cumartesi 09:19 - Güncelleme:

FETÖ'cülerin, Güney Afrika'daki son Osmanlı konsolosu Mehmet Remzi Bey'in naaşını kendi yaptırdıkları camiye sahte belgelerle taşıdıkları ortaya çıktı. Örgütle bağlantılı Nizamiye Okulu'nda eğitim gören S.K. ile U.T., diplomatın torunu gibi gösterilip Güney Afrika makamlarından taşıma izni alınmış.

1916'da Johannesburg'da hayatını kaybeden Güney Afrika'daki "son Osmanlı Başkonsolosu" Mehmet Remzi Bey'in naaşı, FETÖ'cüler tarafından 2011'de yasa dışı şekilde mezarından alınarak örgüte ait bir caminin bahçesine taşınmış, uzun hukuk mücadelesi sonrası naaş 18 Ocak'ta Johannesburg'daki asıl mezar yerine geri defnedilmişti.

Hukuksuz taşımaya karşı başlatılan mücadelenin mimarlarından Avukat İsmail Ayoub, FETÖ'cülerin çevirdiği entrikaları Yeni Şafak'a anlattı. Ayoub, naaşın alıkoyularak nakledildiği Nizamiye Camii'nin dernek başkanı ve FETÖ'nün bölge sorumlusu Aydın İnal'ın hukuka aykırı olarak sahte beyan ve düzenledikleri sahte belgelerle mahkemeyi aldattığını kaydetti.

İKİSİ DE FETÖ OKULUNDA OKUMUŞ

11 sene önce alıkoyulma işleminde FETÖ iltisaklı kişilerce yapılan başvuru için düzenlenen belgelerin asılsız olduğunu ifade eden mezar yeri davasının avukatı Ayoub, izin belgesinde yeminli ifadeleri bulunan S.K. ve U.T.'nin FETÖ'nün Nizamiye Okulu'nda eğitim gören kimseler olduğunu; fakat Aydın İnal'ın bu kimseleri Remzi Bey'in torunları olarak mahkemeye beyan ettiğini anlattı:

"S.K. ve U.T.'nin kimlik fotokopileri Nizamiye Okulu'nda dosyalarda bulunuyordu. Bu kimlikleri kullandılar ve adlarına yalan beyan düzenleyip imza attılar. S.K. ve U.T. ile irtibata geçtiğimizde, böyle bir ifade vermediklerini, adlarına atılan imzanın ise onlara ait olmadığını belirttiler. Naaşın orijinal yerine taşınma sürecine tanık olarak destek verdiler."

SÜRECİ UZATMAYA ÇALIŞTILAR

FETÖ'cülerin dava sürecini uzatmak için büyük uğraş verdiğini belirten Ayoub, cami ile dava sürecinde temasa geçtiklerini ancak kendilerini bir hukuk firmasına yönlendirdiklerini söyledi. Hukuk firmasının, "merhum Başkonsolos'un torunlarını temsil ettiğini" savunduğunu aktaran Ayoub, "İki torun 1960'larda Güney Afrika'dan göç etmişti. Biri Kanada, diğeri Avustralya'da yaşıyordu. Hiç geri dönmemişlerdi. Ancak hukuk firması, torunları temsil ettiğini iddia ediyordu. Mahkeme başvurusuna itiraz etmek için izin aldılar ve bu da mahkeme sürecini geciktirdi. Ancak engel olamadılar" ifadelerini kullandı.

GERİ ALMAMIZ 4 YIL SÜRDÜ

Alınacak taşınma izninin meşakkatli bir süreç içerdiğini belirten İsmail Ayoub, "İzin alma süreci uzundur. Pretorya Yüksek Mahkemesi merhum Başkonsolos'un naaşının mezardan çıkarılıp yeniden gömülmesine karar verdikten sonra bu işlem 4 ay sürdü, dava ise tam 4 sene. Asıl hırsızlık durumunda ise sahte belgelerle izin 3 gün içinde verilmiş" diyerek, naaşın 11 sene önce sahte evraklarla apar topar çalındığını ortaya koydu.

NİHAYET HUZUR İÇİNDE YATACAK

Mignon Juliette Gatcke, büyükbabasının Mehmet Remzi Bey isminde bir Türk diplomatı olduğunu 10 yaşındayken babaannesi Helene Hanım'dan öğrendiğini söyledi. Helene Hanım'ın eşinin cenazesini İstanbul'a taşıma çabalarının savaş şartlarında sonuçsuz kaldığını ifade eden Gatcke, ailenin sonrasında Mehmet Remzi Bey'den kalan bazı eşyalarla birlikte Cape Town'a taşındığını aktardı.

Gatcke, büyükannesinin büyük babası hakkındaki hikayeleri çoğunlukla "en sevgili torun" olan ablasına anlattığını belirterek "Ablam Helene de bu konuda araştırmalar yapmıştı ama maalesef kendisi alzaymıra yakalandı" dedi. Büyükbabası Mehmet Remzi Bey'in mezarına kavuşmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Gatcke, "Büyükbabam nihayetinde huzur içinde uyuyabilecek" şeklinde konuştu.

FETÖ PROPAGANDA İÇİN KULLANDI

M.Remzi Bey'in hem Güney Afrika halkı, hem de Türkler için önemli bir simge olduğunun altını çizen Avukat İsmail Ayoub, FETÖ'cülerin naaşı "propaganda malzemesi" olarak kullandığını belirtti. "Merhum Başkonsolosun cenazesinin Türkiye'nin de aralarında olduğu birçok ülkede TV belgeseli dahil olmak üzere farklı mecralarda propaganda aracı olarak kullanıldığını biliyorum" diyen Ayoub, örgütün camide sergilediği naaşı bölgede kendi faaliyetlerine referans olarak gösterdiğine işaret etti.

MEZAR TAŞI ORTADA YOK

Avukat Ayoub, FETÖ'cüler tarafından 11 yıl önce Mehmet Remzi Bey'in mezarı taşınırken orijinal mezar taşının çalındığı bilgisini de verdi: "Mezara ait 1916 yılından kalma orijinal mermer mezar taşı kayıp. Tombstone mezar taşları bakımından oldukça benzersizdir. Orijinal yazı, mermer mezar taşına ince iğnelerle, ince kurşun metal üzerine işlenir. Remzi Bey'in mezar taşındaki yazılarda altın kaplamalar vardı."