
"Dünyada bir Pandora'nın kutusu açılacak."
Bu ifade Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'a ait.
Peki neden bu ifadeyi kullandı?
Neyi anlatmak istiyor 'Pandora'nın Kutusu' diyerek?
Verdiği diğer beyanatlara bakınca pek de haksız sayılmaz.
Ne demek istiyor tam olarak, gelin bakalım, hak vereceksiniz.
"Elde ettiğimiz istihbarat bilgilerine göre Somaliland ile üç önemli adımda anlaşmaya varıldı:
İlk olarak, Filistinlilerin Somaliland'a yerleştirilmesi.
İkincisi, Aden Körfezi kıyısında bir İsrail askeri üssü kurulması.
Üçüncüsü, Somaliland'ın İbrahim Anlaşmalarına katılması.
Bunlar, Somaliland'ın kabul ettiği üç İsrail talebidir.
Bu üç madde hayata geçirilirse gelecekte neler olacak?"

Peki neden şimdi?
Hatırlarsanız geçen yazımızda dünyanın 'düğüm noktalarından' biri olan Bab-el Mendeb üzerine oynanan ve 'jeopolitik dengelerin yeni bir yöne doğru evrilmesi için hamle' olarak tanımladığımız Somaliland'ın bağımsız bir devlet olarak İsrail tarafından tanınmasını ele almıştık.
Ayrıca bunun 'hamleler' silsilesinden sadece biri olduğunun da altını çizmiştik.
Neydi diğerleri?
'Suriye': Takvimlerin 2025 yılı sonuna gelmesiyle Suriye'de belirlenen adımların atılması hususunda verilen sürenin dolması ve bir ilerleme kaydedilmemesinde İsrail'in rolü.
'Üçlü askeri işbirliği: İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin ortak tatbikatlar, eğitimler, çalışma grupları ve stratejik diyalog kurması.
Hatta bu konuda iddiaların ardı arkası kesilmiyor.
Tevatür muhtelif, hem de öyle böyle değil.
2.500 askerden oluşan hızlı müdahale gücünün İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından Doğu Akdeniz'de konuşlandırılmasının planlandığı iddiaları dolaşıyor.
Her ne kadar Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından bu iddiaları iki kez yalanlanıp 'böyle bir gücün mevcut olmadığı, daimi veya acil müdahale gücü oluşturulmadığı' belirtilse de ateş olmayan yerden ne kadar duman çıkar tartışılır.
Son bir hamle daha geldi ki o da bu hamlelerle birlikte resmi daha da berraklaştırıyor:

İsrail tarafından Farsça paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabında 31 Aralık 2025 yani yılın son gününde paylaşılan "Bütün Gözler İran'da" paylaşımı, 'yalnız değilsiniz' cümlesiyle birlikte hem de.
Ki bunu da hem yakınlarda Amerika Birleşik Devletleri ile yapılan ortak tatbikat hem de İran'da süre gelen protestolar ile birlikte değerlendirince 'oyun büyük' ifadesini kullanmadan edemiyor insan.
Yani bir 2026 geldi, pir geldi, pek de sular durulacak gibi görünmüyor.
Jeopolitik de eski yerine çok daha güçlü bir şekilde geldi.
'Bunlar daha fragman' demek ne kadar istemesek de bütün göstergeler buna işaret ediyor.
