Tunceli'de 5 Ocak 2020'de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni ve kritik bilgilere ulaşıldı.
İlk kez TRT Haber'e konuşan Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, dosyadaki düğümlerin tek tek çözülmeye başladığını vurguladı.
SİM KART İZİNDEN "GÖKHAN" İSMİNE ULAŞILDI
Başsavcı Ebru Cansu, göreve geldiğinde dosyada dikkatini çeken ilk noktanın Gülistan Doku'nun sim kartının Ankara'da baz vermesi olduğunu ifade etti.
Cansu, bu detayın üzerine gidilerek ulaşılan verileri şöyle anlattı;
Başka bir ilde baz verdiğini gördüğümde üzerine gidip zincirleme sorgulama yapınca birtakım verilere ulaşıldı. Dosyaya sadece cihaz bilgileri gelmiş ancak peşine düşülmemişti. Bu sim kartı ve cihazı daha önce kimlerin kullandığı araştırılmamıştı. Bu aşamadan sonra yaptığım araştırmalar beni 'Gökhan' ismine götürdü.

30 KİŞİLİK UZMAN EKİP SAHADA
Soruşturma kapsamında jandarmaya gelen gizli tanık beyanlarını titizlikle incelediklerini kaydeden Cansu, arama çalışmalarına bizzat katıldığını belirtti. Tunceli'deki dağlık ve ormanlık alanlar ile mağaraların tek tek tarandığını söyleyen Başsavcı, "Ankara'dan gelen donanımlı JASAT ekipleri ve teknik cihaz desteğiyle 30 kişilik bir ekip şu an hala sahada çalışmalarını sürdürüyor." dedi.
DİJİTAL MATERYALLER VE BAZ ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Gizli tanığın işaret ettiği Gençlik Merkezi ve Sarısaltuk Viyadüğü bölgesinde yeniden baz çalışması yapıldığını aktaran Cansu, dijital delillere yönelik süreci şu sözlerle özetledi;
Tüm şüphelilerin cep telefonu, bilgisayar ve tablet gibi dijital materyallerine el konuldu. Siber suçlar uzmanlarınca incelemeler devam ediyor. HTS ve PTS kayıtlarını yeniden analiz ediyoruz. İddia edilen bölgelerde bizzat konum alarak çalışmalarımızı derinleştiriyoruz.
Tuncay SonelHASTANE KAYITLARINDAKİ ÇELİŞKİ ŞÜPHE UYANDIRDI
Soruşturmanın en dikkat çekici noktalarından biri de Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarındaki tutarsızlık oldu. Başsavcı Cansu, Polnet kayıtları ile hastane evraklarının birbirini tutmadığını belirterek şunları kaydetti;
Gülistan Doku'nun tedavi evraklarını istediğimizde tarihlerde bir çelişki tespit ettik. Polnet kaydında hastane girişi görünen bir tarih, hastane tedavi evraklarında hiç yer almıyordu. Bu durum bize şüpheli geldi. Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı müfettişleri hastanede incelemelerini sürdürüyor.

"ADALET BAKANLIĞI'NIN DESTEĞİ GÜÇ VERİYOR"
Başsavcı Ebru Cansu, soruşturmanın etkin bir şekilde yürütülmesi noktasında Adalet Bakanlığı'nın tam desteğini hissettiklerini ifade ederek, "Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek ve Bakan Yardımcımız Sayın Can Tuncay'ın destekleri tüm hukuk camiasına güç verdi. Kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum." ifadelerini kullandı.
- 12 ZANLI TUTUKLANMIŞTI
Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.
Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Mustafa Türkay SonelŞüphelilerden dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturmada, yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı.







