12 Nisan 2021 Pazartesi / 1 Ramazan 1442
Gece modu

''Hocalı katliamını yapanların adalete teslim edilmelerini ümit ediyoruz''

Azerbaycan'ın İstanbul Başkonsolosu Nermina Mustafayeva, Ermenilerin 26 Şubat 1992'de kadın, çocuk ve yaşlı gözetmeksizin gerçekleştirdiği 'Hocalı Katliamı'nın kurbanlarını anarak 'Bu savaş suçunu işlemiş kişiler o zamanki Ermenistan'ın siyasi ve askeri liderleriydi. Onların bir gün adalete teslim edilmelerini ümit ediyoruz.' diye konuştu.

AA25 Şubat 2021 Perşembe 14:27 - Güncelleme: 25 Şubat 2021 Perşembe 14:27

Başkonsolos Mustafayeva, 26 Şubat Hocalı Katliamı'na ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Bu sene Hocalı Katliamı'nın 29. yılının anılacağını dile getiren Mustafayeva, 26 Şubat 1992'de bölgedeki ablukadan kaçarken insanların acımasızca katledildiğini ifade etti.

- "İŞLENEN CİNAYETLER İNSAN HAKLARINA, ULUSLARARASI HUKUKA VE CENEVRE KONVANSİYONU'NA DA AYKIRI"

Mustafayeva, "Hocalı Katliamı, 1. Karabağ Savaşı'nın acımasız bir sayfası" ifadesini kullandı.

Hocalı'da işlenen cinayetlerin büyük suçlar olduğuna dikkati çeken Mustafayeva, "İşlenen cinayetler insan haklarına, uluslararası hukuka ve Cenevre Konvansiyonu'na da aykırı." değerlendirmesinde bulundu.

"106 kadın, çocuk ve yaşlı toplamda 613 kişi acımasızca katledildi." diyen Mustafayeva, bölgeye giriş çıkışın olmadığını hatırlatarak katliamdan birkaç gün sonra gazetecilerin ancak bölgeye gidebildiğini ve yaşanan facianın tam olarak aktarılamadığını ifade etti.

17 ülkenin parlamentosunun ve ABD'nin 20'den fazla eyaletinin Hocalı'da işlenen cinayetleri "insanlığa karşı suç" olarak tanıdığını vurgulayan Mustafayeva, uluslararası toplumdan istenilen tepkinin ise görülemediğini belirtti.

- "(SAVAŞ SUÇUNU İŞLEYENLER) ADALETE TESLİM EDİLMELERİNİ ÜMİT EDİYORUZ"

Katliamın ardından, bölgede bulunan yabancı muhabirlerin ancak 3-4 gün sonra yaşananları paylaşabildiğini belirten Mustafayeva, şunları kaydetti:

"1994 yılında Azerbaycan parlamentosu bu cinayetleri 'soykırım' olarak tanıdı. Bu konuda yaptığımız çalışmaların ve gösterdiğimiz çabaların sonuç vereceğine inanıyoruz. Bu savaş suçunu işlemiş kişiler o zamanki Ermenistan'ın siyasi ve askeri liderleriydi. İşlenen cinayetler onların sorumluluğunda. Onların bir gün adalete teslim edilmelerini ümit ediyoruz."

Ermenistan'a işlediği suçlardan ötürü bir yaptırım uygulanmadığını belirten Mustafayeva, "İnsan haklarının önemli olduğu, uluslararası örgütlerin insan haklarını korumaya yönelik fazlaca çaba sarf ettiği bir dönemde yaşıyoruz ama istediğimiz tepki olmadı." dedi.

Mustafayeva, "İnsan haklarının ihlal edildiği durumlarda bu örgütler gerek devletlere gerek kişilere yaptırım kararları alıyor ama biz bu noktada istediğimiz tepkiyi henüz göremedik. Yaptırım olmadı ve sorumlu olduklarına dair bir gelişme de olmadı." değerlendirmesinde bulundu.

Ermenistan'ın bu katliamı yok saydığını hatta yapmadıklarını iddia ettikleri açıklamalar olduğunu dile getiren Mustafayeva, o dönemin savunma bakanı ve sonrasında cumhurbaşkanlığı da yapmış olan Serj Sarkisyan'ın "Azerbaycanlılar, Ermenilerin sivil halka karşı elini kaldıracağını düşünmüyordu ama biz bunu yaptık ve bu algıyı kırdık." açıklamasıyla bu durumu açıkça beyan ettiğine dikkati çekti.

- "2020 YILINDA DA ERMENİSTAN'IN İŞLEDİĞİ SAVAŞ SUÇLARI DEVAM ETTİ"

Mustafayeva, sözlerini şöyle sürdürdü:

"(Karabağ Zaferi'nin ardından) Ermenistan'ın silahlı kuvvetlerinin taciz ve terör siyaseti hala devam ediyor. Bu durumun ortaya çıkması Ermenistan'ın işlediği suçlara karşın yabancı ülkeler ve örgütler tarafından bir yaptırıma uğramamasından da doğuyor olabilir. Bizim beklediğimiz uluslararası tepki oluşmadığı için Ermenistan bu taciz siyasetine her seferinde başka bir boyut katıyor. 2020 yılında da Ermenistan'ın işlediği savaş suçları devam etti."

Azerbaycan'ın en büyük şehirlerinden Gence, Berde ve Terter'in roket saldırılarına uğradığını ve sivillerin katledildiğini hatırlatan Mustafayeva, "Savaştan uzakta olan ve savaşla hiçbir alakası olmayan şehirlerimizde aralarında kadın ve çocukların da olduğu 100 civarı sivil Ermenistan'ın saldırıları sonucu hayatını kaybetti." ifadesini kullandı.

Mustafayeva, Ermenistan'a yaptırım uygulanması ve işledikleri suçlara karşın cezalandırılmaları için uluslararası örgütlerin dikkatini çekmeye yönelik uluslararası hukuka dayanarak çalışmalar yürüttüklerini aktardı.

Bölgede işlenen suçlara ilişkin, eldeki fotoğrafların başlı başına kanıt olduğunu ifade eden Mustafayeva, "Bu fotoğrafları sergileyip insanlara göstererek işlenen suçları anlatarak, insan hakları ihlalleriyle alakalı uluslararası örgütlere yazarak çabalarımız bir sonuç verebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Mustafayeva, Azerbaycan diasporasının seslerini duyurmasının uluslararası medya sayesinde daha mümkün hale geldiğini belirterek gazeteler ve televizyonlar aracılığıyla aktif çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Ermeni diasporasının uzun zamandır aktif olduğunu ama ortada yaşanan bir katliam ve suç olduğunu vurgulayan Mustafayeva, "Günün birinde suçlarını kabullenerek özür dilemeleri gerçek olabilir." diye konuştu.

Mustafayeva, "Hocalı'da veya dünyanın başka bir yerinde, işlenen bir katliam veya savaş suçu söz konusu olduğunda bunların yeniden yaşanmaması için Azerbaycan olarak bunların tamamen karşısındayız." dedi.