2 Ocak 2026 Cuma / 14 Recep 1447

Huzur Sokağı yasta

Türkiye’de başörtüsü mücadelesinin öncü isimlerinden biri olan ve ömrünü İslam davasına adayan, Huzur Sokağı romanının yazarı Şule Yüksel Şenler, tedavi gördüğü hastanede vefat etti. 

29 Ağustos 2019 Perşembe 07:00 - Güncelleme:
Huzur Sokağı yasta

Türkiye’de şehirli Müslüman kadının başörtüsü mücadelesinin başladığı yıllara damga vuran isimlerden yazar Şule Yüksel Şenler bir süredir tedavi gördüğü hastanede dün, 81 yaşında vefat etti. 1960-70’li yıllarda Anadolu yollarına düşüp şehir şehir, köy köy dolaşarak İslami konferanslar veren, ömrünü mücadeleyle geçiren Şenler, yazdığı romanlarla davasını anlatma yoluna gitti. Görüşleri uğruna yargılanmayı, hapis yatmayı göze alan Şenler, pek çok konuda ilkleri yaşamış, tavizsiz bir isim olarak öne çıktı. Aslen Kıbrıslı olan ve küçük yaşlardayken ailesinin İstanbul’a göç ettiği Şenler, yazı hayatına 14 yaşında Yelpaze Dergisinde hikayelerle başladı. 21 yaşında da gazetecilikle tanıştı. İlk köşe yazılarını Kadın gazetesinde “Duyuşlar” adı altında kaleme aldı. Amansız bir hastalığa yakalanıp hastanede tedavi altına alınan ağabey Özer Şenler’in kendisine “Risale” okumasını tavsiye ettiği Şenler’in örtünme ve namaz kılmaya yönelimi başlamış oldu. Şenler, 1965’te görüntüsüyle düşüncelerinin uymamaya başladığından hareketle tesettüre girdi. Ardından Mehmet Şevket Eygi’nin çıkardığı Yeni İstiklal Gazetesinde yazılar kaleme aldı.      

AFFI REDDETTİ CEZASINI ÇEKTİ

Buradaki yazılarından ötürü Şenler’e birçok kez dava açıldı. Türk Kadınlar Birliği’nin şikayeti üzerine hakkında açılan davayla birlikte Şenler’in hayatında yeni bir süreç başladı. Şenler, başörtü konusunun eğitimli Müslüman kadının hayatına girmesine vesile olurken, gerek yazıları gerekse konferanslarıyla da 1960-70’li yıllara damgasını vurdu. Anadolu’yu dolaşarak verdiği konferanslarla tartışmalar başlattı. Onu taklit eden genç kızların başlarını aynı şekilde örtmesi sonucu bu tartışmalar daha da alevlendi ve Şenler’in örtünmesi gibi başlarını bağlayan kadınların sayısı sürekli arttı. Bunun üzerine bu tür örtünmeye “Şulebaşı” denildi.  

 1971 yılında Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, “Sokaktaki örtülü kadın ve kızların öncüleri cezalarını çekecekler” diyerek Şenler’i işaret etti. Bunun üzerine Şenler, Sunay’a hitaben bir mektup yayımlayarak “Cumhurbaşkanının Allah’tan ve milletten özür dilemesi gerektiğini” savundu. Şenler, Cumhurbaşkanına hakaretten ötürü tutuklandı ve 8 ay cezaevinde kaldı. Sunay, iki ay sonra Şenler’i affetti. Ancak Şenler, affı reddetti ve Bursa Cezaevinde cezasını sonuna kadar çekti.       

Erdoğan’dan taziye mesajı

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Şule Yüksel Şenler’in vefatının ardından bir başsağlığı mesajı yayınladı. Sosyal medya hesabından Şenler ile çekilmiş bir fotoğrafla birlikte, ünlü yazarın gençlik yıllarına ait görseli de paylaşan Erdoğan, ‘Başörtüsü mücadelesinin öncü isimlerinden, ömrünü gençliğin şuurlandırılmasına adayan değerli yazar Şule Yüksel Şenler Hanımefendi’nin vefatını üzüntüyle öğrendim. Kendilerine Allah’tan rahmet,yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun’ ifadelerine yer verdi. 

Sibel Eraslan: İslam davasına hizmet eden cesur bir münevverdi 

Şule Yüksel Şenler’in  yaşadığı dönemdeki memleket şartları hürriyet zemininde değildi. Bir kadın gazeteci olarak fikirleri yüzünden cezaevinde yattı. Dini inanç ve milli değerlerle ilgili davetini tüm ülkede yaygınlaştırmak adına Anadolu konferanslarına çıktı. Ülkemizi şehir, ilçe, kasaba, köy ayırt etmeksizin ilmi konferanslarla aydınlattı. Rahmetli üstat Mehmet Şevket Eygi ile birlikte gazetecilik yaptığı günlerde, hem dini bakımdan davet vazifesini, hem de inanan insanların haysiyet mücadelesini birlikte omuzladılar. Yazdığı Huzur Sokağı adlı roman kült eser olarak hala en çok satanlar listesindedir.