6 Mart 2026 Cuma / 18 Ramazan 1447

İBB'de yolsuzluk davası... Bakan Gürlek: Şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık

İBB'de yolsuzluk davasıyla ilgili açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, 'Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşması vardı. Biz dosyanın şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. İddianamedeki delillerin çoğu somut deliller. Savcı olarak o tarihte görevimizi yaptık.' dedi.

AA6 Mart 2026 Cuma 11:00 - Güncelleme:
İBB'de yolsuzluk davası... Bakan Gürlek: Şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık

Adalet Bakanı Akın Gürlek, aralarında Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Fadime Özkan ve TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel'in de bulunduğu gazetecilerle iftar buluşmasında bir araya geldi.

Basının demokratik toplumun vazgeçilmez unsuru olduğunu söyleyen Gürlek, kamuoyunun doğru, hızlı ve güvenilir bir şekilde bilgiye ulaşmasında basının üstlendiği rolün önemli olduğunu belirtti.

İsrail Gazze'ye yönelik saldırıları sonucunda hayatını kaybeden gazetecileri andığını ifade eden Gürlek, "Görevini yapan gazetecilerin hedef alınması hiçbir şekilde kabul edilemez. Basın mensuplarının can güvenliği uluslararası hukukta insan haklarının ortak sorumluluğudur." diye konuştu.

- TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

Terörsüz Türkiye sürecine değinen Gürlek, "DEM Parti'nin kıymetli heyetiyle bir araya geldik. Biliyorsunuz Meclis'te çok güzel bir müzakere metni çıktı ortaya. Müzakere metninden sonra Adalet Komisyonu'na geldi. Bu aşamadan sonra Adalet Komisyonu'nun takdirinde. Adalet Bakanlığı olarak Adalet Komisyonu'na teknik olarak özellikle kanunların yapılmasında arkadaşlarımız, hakim savcı arkadaşlarımız teknik olarak yardıma hazır olduğumuzu bildirdik." açıklamasını yaptı.

Şahsa özgü genel af anlayışı düzenlemelerinin yapılamayacağını vurgulayan Gürlek, şöyle devam etti:

"Adalet Komisyonumuz da bunun farkında. Muhtemelen geçici hükümler konulacak. Hangi kanunlarda değişiklik olur onu bilmiyoruz. Adalet Komisyonumuzun ve daha sonradan da Meclis'in takdirinde ama biliyorsunuz Ceza İnfaz Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu gibi kanunlarda muhtemelen değişiklik yapılacak. Bunun tasarısını, yöntemini, şeklini, sınırlarını elbette Meclis'imiz çizecek. Tekrardan söylemek istiyorum. Biz Adalet Bakanlığı olarak bu süreçte dahil değiliz. Sadece teknik olarak Meclis'teki arkadaşlarımız destek isterse biz desteğe hazırız."

- "SÜRECİNİN NİHAYETE ERMESİNİ İSTİYORUZ"

Terörsüz Türkiye sürecini çok önemsediklerinin altını çizen Gürlek, şunları kaydetti:

"Terörden hepimiz çektik. Çok güzel bir aşamaya geldi. Özellikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, Sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin de çok kuvvetli desteğiyle çok önemli bir aşamaya geldi. Artık Terörsüz Türkiye sürecinin meyvelerini toplamak aşamasındayız. Terörsüz Türkiye sürecinin olmazsa olması öncelikli olarak örgütün tamamen silah bırakması, daha sonra da örgütün feshedilmesi. Bu komisyon raporlarında da var. Örgütün silah bıraktığının ve aynı şekilde eylemlerini sonlandırdığının tasdiklenmesi gerekiyor. Ondan sonra da yasal düzenlemelere geçilmesi gerekiyor. Terörsüz Türkiye sürecinin nihayete ermesini istiyoruz. Dün Adalet Komisyonu Başkanımız ve üyelerimizle de görüştük. DEM Parti heyetiyle de görüştük. Onlar da bir an önce artık yasal düzenlemenin yapılmasını istiyor. Çünkü artık toplumda bir beklenti de oluştu. Toplumumuz da hazır. Vatandaşlarımız da bu kardeşlik ortamının, birlik ortamının artık yasal düzenlemeye erişmesini temenni ediyor."

İran'da bir sıcak çatışma ortamının yaşandığını anımsatan Gürlek, "Etrafımızdaki karışıklıklara rağmen hem devletimiz hem askeriyemiz güçlü. Bölgedeki güvenlik ve istikrarın sağlanması konusunda gerek Cumhurbaşkanımız gerek de Dışişleri Bakanımız bu sürecin suhuletle sonlandırılması konusunda gerekli adımları attılar. Bölgemizde istikrar istiyoruz, barışın kalıcı sağlanmasını istiyoruz. Her zaman sulh kapısının, sulh yolunun işletilmesini istiyoruz. Bu konuda da Cumhurbaşkanımız da sürecin ilk anından beri sürekli sıcak kapı diyaloğu güttü. Çeşitli dünya liderleriyle görüştü. Bu sürecin de bir an önce tamamlanmasını istiyoruz. Türkiye olarak komşularımızla birlikte mutlu bir şekilde devam etmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.

- 12. YARGI PAKETİ

12. Yargı Paketiyle ilgili bilgi veren Gürlek, "11. yargı paketi yasalaştı, 25 Aralık'ta yürürlüğe girdi. 12. Yargı Paketi Meclis'teydi. Adalet Bakanı olarak atandıktan sonra bu paketi geri çektik çünkü bir kısım eksiklikler olduğunu hissettim. 'Adalete güven neden eksik' deyince ilk soru şu ortaya çıkıyor, yargılamanın uzun süre sürmesi noktasında vatandaşlarımızın bir memnuniyetsizliği var. Bunun temeline indik. Direkt icraata geçmek istiyorum. Burada çeşitli arkadaşlarla birlikte formüller üzerinde çalıştık." diye konuştu.

Gürlek, şu an 12,5 milyon dosyanın olduğunu bildirerek, "Bu dosya sayısı çok fazla. 12,5 milyon dosya dünyada hiçbir yerde yok. Öncelikli olarak her dosyanın, her uyuşmazlığın yargının önüne gitmemesi için gerekli adımlar atmamız gerekiyor. Uzlaştırma müessesesi genişletildi, arabuluculuk müessesesi genişletildi ama vatandaşımız mutlaka hakim savcının yüzünü görmek istiyor. Bu konuda yeni düzenleyeceğimiz pakette de tekrardan uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişletmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Boşanma davalarının çok uzun süre devam ettiğini belirten Gürlek, "Sekiz yıl, on yıl bu davalar sürüyor. Bu süreçte vatandaşlarımız nafaka ödüyor. Kendine yeni bir hayat kuramıyor. İnşallah 12. Yargı Paketinde çekişmeli boşanma davalarında arabuluculuk hükümlerinin uygulanması olarak getirmek istiyoruz. Birinci konumuz bu." dedi.

Gürlek, yargılanmaların hızlanmasıyla ilgili, "Yargılamaların hızlanması konusunda bu konuda faaliyetlerimiz var. İnşallah 12. Yargı Paketine koyacağız. Atlamalı temyiz müessesesi var. Yani bir dosya hem istinafa hem Yargıtay'a gitmeyecek. Bunu da 12. Yargı Paketinde yargının hızlanması için getirmeyi düşünüyoruz. Hakim arkadaşlarımızı biraz zorlayacağız. Atama, terfi de belirli bir karar ve o kararın Yargıtay'dan onanmasını artık mutlak kriter olarak arayacağız." açıklamasını yaptı.

- "ÇOCUKLARLA İLGİLİ CEZALARI YETERSİZ BULUYORUM"

Son zamanlarda çocukların işlediği suçların arttığına dikkati çeken Gürlek, "Çocuklarla ilgili cezaları yetersiz buluyorum. Özellikle çocukların adam öldürme ya da diğer suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası gerekiyorsa onların almasını sağlayacağız. Bu düzenlemede Meclis'te bir komisyon kuruldu. O komisyonda da zaman zaman görüşüyoruz. Bu düzenlemeyi de hayata geçireceğiz." bilgisini verdi.

Bununla 11. Yargı Paketinde de düzenlemelerin yapıldığını hatırlatan Gürlek, şunları kaydetti:

"Özellikle suç örgütlerinin, örgüt yöneticilerinin, örgüt üyelerinin, çocukları suçlarda kullanması durumunda verilecek cezaları arttırdık. 12. Yargı Paketinde bu cezaları tekrar arttırmayı düşünüyoruz. Çünkü çocuklar bize emanet. Geleceğini korumakla yükümlüyüz. Yani devlet sadece suç işlemeyi önlemez. Aynı zamanda kişiye sosyal anlamda bir gelecekte vaat eder. Biz de çocuklarımızın geleceği için bu önlemleri almamız gerekiyor. Çocuklarla ilgili de bu şekilde düzenleme yapmak istiyoruz."

SORU-CEVAP

Bakan Gürlek buluşmada gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Suça sürüklenen çocuklar" ile ilgili soru üzerine Gürlek, bazı ülkelerde suç işleyen çocukların ailelerinin de sorumluluğunun bulunduğunu söyledi.

Bunu mukayeseli hukukta araştırdıklarını ancak bu yönde bir çalışmalarının olmadığını belirten Gürlek, "Çocuğun işlediği suçtan dolayı aileyi sorumlu tutamayız. Bu konuda bir düzenleme yapmadık ama özellikle bana da çok fazla geliyor 'ailelere de bir düzenleme yapalım' diye. Ailelerin özellikle çocuklara sahip çıkması, denetlemesi lazım." diye konuştu.

Uyuşturucu kapsamında cezaevine giren çocukların, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) sürecini tahliyesinden 6 ay önce başlatmayı planladıklarını belirten Gürlek, "Dışarı çıktıktan sonra AMATEM süreci başlıyor ama tabii gitmiyor. Serbest kalıyor ve tekrar uyuşturucu arayışına başlıyor. Biz bu şahsın tahliyesine 6 ay kala cezaevindeyken, cezaevi içerisinde AMATEM sürecine başlamasına ilişkin bir düzenleme yapmayı düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

- "BİZDE TERÖR SUÇLARINDA ŞARTLI SALIVERME HÜKÜMLERİ YOK"

Bakan Gürlek, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın "statüsü" ile ilgili soruya, "O süreci biz takip etmiyoruz. Yüce Meclisimiz ne tür düzenleme yapacak bilmiyoruz. Statü sorunu ile ilgili ben de basından takip ediyorum. Artık o Meclis'in takdiri. Biz sadece şu an heyetlerin İmralı'ya gitmesine izin veriyoruz." cevabını verdi.

Akademisyen ve gazetecilerin İmralı'ya gitme talebiyle ilgili ise Gürlek, "Onlarla ilgili şu an düşünmüyoruz. Sadece heyetler belli, onlara izin veriyoruz. O süreç yüce Meclisimizin çizeceği bir rotaya göre belli olacak." dedi.

Bakan Gürlek, "umut hakkı" ile ilgili soru üzerine, "Bizde terör suçlarında şartlı salıverme hükümleri yok. Ne demek o? Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almışsa, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak infazı yapılıyor. Terör suçları dışında cezaların infazı farklı. 30 yıl, 36 yıl olabiliyor. O konuda Meclisimizin takdiri. Eğer Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da bir değişiklik yaparsa elbette farklı olur." ifadelerini kullandı.

Gürlek, Adalet Bakanlığına 15 bin personel alımıyla ilgili, "15 bin kadronun 10 bini bayramdan hemen sonra, nisan gibi ilana çıkacak. Kalan 5 bini de haziranda ilana çıkacak." bilgisini paylaştı.

- "6284 SAYILI KANUN'DA GÜNCELLEME YAPACAĞIZ"

Kadına yönelik şiddet konusunda hassas olduklarını vurgulayan Gürlek, şunları kaydetti:

"6284 sayılı Kanun'un uygulamasında sorunlar var. Onu bizzat biz de görüyoruz. Özellikle 5. maddede koruyucu tedbirler var. Bu tedbirleri işte polis mi yapacak, savcı mı yapacak? Kanunları tekrar güncelleyeceğiz, yapılması gereken bir şey varsa yapacağız ama 6284 sayılı Kanun'da özellikle koruyucu tedbirlerin uygulanması konusunda bir aksaklık olduğunu görüyorum. Bu konuda bir güncelleme çalışması yapacağız."

- "HAKİM VE SAVCILARIN SOSYAL MEDYA KULLANMASINA KARŞIYIZ"

Hakim ve savcıların sosyal medya kullanımıyla ilgili Gürlek, "Sosyal medyada son zamanlarda bazı hakim ve savcı arkadaşlarımız, operasyonlarıyla ilgili polislerle fotoğraf çekiyorlar. Bunlar yapılıyor, açıklamalar yapılıyor. Bunlar yanlış. Bu süreçle de ilgili takip ediyoruz. Hakim ve savcıların sosyal medya kullanmasına karşıyız. Hakim ve savcı dosyasıyla, kararıyla konuşur. Yani bunların sosyal medyada boy göstermesi, açıklama yapması ya da işte 'şu operasyonu yaptık', bununla fotoğraf vermesi, bunlar yanlış şeyler." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Gürlek, anayasa değişikliğiyle ilgili soru üzerine, "Sadece Terörsüz Türkiye süreci için değil, genel olarak ülkemizin bir Anayasa değişikliğine ihtiyacı var. 1982 darbe anayasası yamalı bohçaya döndü, sürekli olarak değişiklikler yapıldı. Elbette anayasanın ele alınarak değişiklik yapılması gerekiyor ama Terörsüz Türkiye süreci için Türk Ceza Kanunu, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve diğer kanunlarda değişiklik yapılması yeterli." diye konuştu.

- "CUMHURİYET SAVCISI, ORTADA BİR SUÇ VAR MI YOK MU ONA BAKAR"

İBB'ye yönelik soruşturmaya değinen Gürlek, şöyle devam etti:

"Cumhuriyet savcısı, ortada bir suç var mı yok mu ona bakar. Burada şahısların makamları, mevkileri, yaptıkları görevler ilgilendirmez. O şahsın belediye başkanı, sanatçı ya da zengin, fakir olması Cumhuriyet savcısının görevi değildir. Ben o soruşturmayı yaparken bu şekilde baktım. Yani o şahsın belediye başkanı olması bizim için önemli değil. O şahsın, şahsım hakkındaki açıklamalarını ben önemsemiyorum. Ben sadece Cumhuriyet savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım.

Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşturması vardı. Biz şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Burada şahsın belediye başkanı olması ya da isminin Ekrem, Veli olması bizi ilgilendirmiyor. İddianamedeki delillerin çoğu somut deliller. MASAK raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık beyanları, para hareketleri, HTS baz istasyon kayıtları, soruşturma bu şekilde ilerledi. Savcı olarak o tarihte görevimizi yaptık."

Gürlek, 9 Mart'ta başlayacak İBB davasındaki "makul süre" tartışmalarıyla ilgili soruyu, "Yargılama mahkemenin kontrolünde. Ben ne zaman bitirir bilmiyorum ama o tip davalarda makul süre yok. 406 sanık var bildiğim kadarıyla. Bu davaya sadece tek bir heyet bakacak, yani bu heyetin başka bir dosyası yok. Alanında uzman, vakıf arkadaşlardan oluşuyor. Ne kadar sürede tamamlanır bunu ben bilmiyorum. Bu tamamen mahkemenin, heyetin, heyet başkanının kendi kontrolünde yürüteceği bir yöntem." şeklinde cevapladı.

- "DÜZENLEME YAPMAYI DÜŞÜNMÜYORUZ"

Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularla ilgili Gürlek, "Bireysel başvuru çok önemli bir kazanım. Vatandaşlar, ilk derecede ya da Yargıtayda kesinleşen dosyalar için Anayasa Mahkemesine gidiyor. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruları biraz daha farklı yorumlayabiliyor. Bu konuda bir düzenleme yapmayı düşünmüyoruz. Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu kararlar zaten bağlayıcı. Yani orada 'süper temyiz mahkemesi' bu tartışmalarda bence anlamsız. Bireysel başvuru özellikle Anayasa değişikliğinde elde edilmiş önemli bir kazanım." ifadelerini kullandı.

  • Akın Gürlek
  • Terörsüz Türkiye
  • İmralı