27 Haziran 2022 Pazartesi / 28 Zilkade 1443

İki yönetim arasında enerji krizi! Türkiye'nin tutumuna işaret ettiler

Türkiye ve Avrupa'nın IKBY'nin Rusya'ya iyi bir alternatif olabileceği kanaatinde olduğunu ifade eden Iraklı uzmanlar, 'İran, Irak hükümetine bu noktada baskı yapıyor. Erbil-Bağdat arasındaki bu anlaşmazlığın nasıl bir sonuç vereceğini bekleyip görmek lazım. ABD ve Türkiye'nin Erbil-Bağdat arasındaki krizde nasıl bir tutum takınacağı da önemli' değerlendirmesinde bulundu.

AA18 Nisan 2022 Pazartesi 11:48 - Güncelleme:

AA muhabirine konuşan uzmanlar, Rusya-Ukrayna savaşının Irak'taki siyasi sürece ve enerji ihracına etkilerini değerlendirdi.

Erbil'de bulunan Salahaddin Üniversitesinden Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nevzad Abdullah, Ukrayna'daki savaşın Orta Doğu, Irak ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) çok büyük etkisi olduğunu söyledi.

Abdullah, "Rusya-Ukrayna savaşı uzun sürerse Orta Doğu'daki ülkeler de taraflarını belli etmeye başlayacaktır. Böyle olursa kutuplaşma derinleşecek ve çatışmalar da artacaktır." dedi.

Irak'ın Rusya-Ukrayna savaşına yönelik şu an dengeli bir politika yürüttüğünü ve Başbakan Mustafa el-Kazımi'nin tarafsız bir tutuma sahip olduğunu kaydeden Abdullah, hükümet senaryolarına göre bu durumun değişebileceğini söyledi.

Iraklı siyaset uzmanı, "Yeni hükümeti Sadr Grubu, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Sünnilerden oluşan koalisyon kurarsa bu dengeli politika devam eder. Ancak İran'a yakın gruplar bunu başarırsa Rusya'nın yanında yer alacaklardır. Bu da Irak'ta İran'a yakın Şii milisler ile diğer taraflar arasında vekalet savaşlarının çıkmasına yol açabilir." değerlendirmesinde bulundu.

- "İRAN'IN IKBY ÜZERİNDEKİ BASKILARI ARTABİLİR"

Savaşın IKBY için tehlikeleri kadar fırsatları da olduğunu ifade eden Abdullah, "IKBY, Rusya'ya alternatif olarak Avrupa ülkelerine petrol ve doğal gaz ihraç edebilir. Türkiye ve Avrupa da IKBY'nin iyi bir kaynak olabileceği kanaatine sahip." diye konuştu.

Bu nedenle IKBY'nin üzerindeki baskıların da arttığına ve önünde ciddi tehlikeler olduğuna işaret eden Abdullah, Irak Yüksek Federal Mahkemesinin, IKBY'nin petrol ve doğal gaz ihracatından elde ettiği gelirleri merkezi hükümete teslim etmesi gerektiği yönündeki kararının da bu konuyla bağlantılı olduğunu söyledi.

Abdullah, "İran, Irak hükümetine bu noktada baskı yapıyor. Erbil-Bağdat arasındaki bu anlaşmazlığın nasıl bir sonuç vereceğini bekleyip görmek lazım. ABD ve Türkiye'nin Erbil-Bağdat arasındaki krizde nasıl bir tutum takınacağı da önemli." dedi.

İran'ın IKBY üzerindeki baskılarının artabileceği uyarısında bulunan Abdullah, Ukrayna savaşı nedeniyle ABD'nin Irak'a çok yoğunlaşamadığını ve bunun da İran'a Erbil'e daha fazla baskı yapması için fırsat verdiğini ifade etti.

Abdullah, "İran petrolüne ihtiyaç duyan ABD ve diğer ülkeler fiyatların düşmesi için İran'a göz yumuyorlar. Bunun en somut örneği de Erbil'e yapılan füze saldırısı ve ardından petrol rafinerisine atılan roketlerdir. Ancak yine de nihai tavırları görmek için Rusya-Ukrayna savaşının sonucunu beklemek lazım." ifadelerini kullandı.

- "ENERJİ KONUSUYLA İLGİLİ TÜM SENARYOLAR RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ SONUCUNA BAĞLI"

Enerji uzmanı Dr. Şalav Abdulhalik de IKBY'nin geçen ay 13 milyon varil petrol ürettiğini ve bunun 8 milyonunun ihraç edildiğini hatırlatarak, bu konuda Erbil'in Avrupa ülkeleri için Rusya'nın alternatifi olabileceğini, ancak doğal gaz için zamana ihtiyaç olduğunu söyledi.

Abdulhalik, "Enerji konusuyla ilgili tüm senaryolar Rusya-Ukrayna savaşının sonucuna bağlı. Bu savaşın sonucu siyasi ve jeopolitik stratejilerin yanı sıra dünya enerji programını da şekillendirecektir." dedi.

Iraklı uzman, sözlerini şöyle tamamladı:

"Erbil, Bağdat ile anlaşmaya varabilirse İran'ın doğal gaz ihracatı için de bir kanal olabilirler. IKBY şu aşamada geniş kapsamlı adımlar atmamalı. Çünkü rekabet uluslararası düzeyde gerçekleşiyor. O nedenle IKBY için tehlikeli olabilir."

Irak'ta 10 Ekim 2021'de yapılan genel seçimleri İran'a mesafeli tavrıyla bilinen Şii lider Mukteda es-Sadr'a bağlı Sadr Hareketi birinci tamamlamıştı. Seçimin ardından Sadr Grubu, "ulusal çoğunluk hükümeti" kurma hedefiyle Sünniler ve KDP ile görüşmeler yürütmüştü. Tahran yönetiminin ise Sadr'a, yanına diğer Şii grupları alarak "Şii çoğunluk hükümeti" kurması için baskı yaptığı iddia edilmişti.