4 Şubat 2026 Çarşamba / 17 Saban 1447

İsrail, ABD ve İngiltere'ye ajanlık yapmış! Casusluk soruşturmasında ses getiren ihbar: İrtibat Wickr ile sağlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 'casusluk' suçundan yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, şüpheli Hüseyin Gün'den elde edilen dijital materyaller incelendi. İddianamede, şüpheli Gün'ün İsrail, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri lehine ajanlık faaliyetinde bulunduğu, görüşmelerini gizliliğe riayet etmek amacıyla kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği belirtildi. Gün'ün bilgisayarındaki incelemelerde, terör örgütü FETÖ/PDY kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarınca tanzim edildiği değerlendirilen 'hassas ve çok gizli' olarak belirtilen belge ve dokümanlara ilişkin fotoğraflar da bulunduğu aktarıldı.

AA4 Şubat 2026 Çarşamba 22:13 - Güncelleme:
İsrail, ABD ve İngiltere'ye ajanlık yapmış! Casusluk soruşturmasında ses getiren ihbar: İrtibat Wickr ile sağlandı

Başsavcılıkça, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında "casusluk" suçundan hazırlanan iddianamede, Ümit Deniz Alaçam'ın 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaptığı ihbara yer verildi.

İddianamede, Alaçam'ın ihbarında, şüpheli Gün'ün İsrail, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri lehine ajanlık faaliyetinde bulunduğunu, görüşmelerini gizliliğe riayet etmek amacıyla kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiğini söylediği belirtildi.

Alaçam'ın ihbarında, Gün'ün farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiğini ve yine Türkiye'de gerçekleştirilen seçimlerde hükümet aleyhine propaganda gerçekleştirmeleri için kişi ve kişilerin finanse edilmesinde aktif rol aldığını belirtmesi üzerine, beyanına başvurulmak üzere savcılığa davet edildiği aktarıldı.

İddianamede, Alaçam'ın, şüpheli Gün'e ait olduğunu söylediği başta cep telefonu olmak üzere çok sayıda dijital materyalleri, kriptolu olduğu değerlendirilen telefonları ve Gün'ün el yazısı ile oluşturulduğu belirlenen defteri teslim etmesi üzerine bunlara el konulduğu ve soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

KRİPTOGRAFİK VERİ TABANLI "WİCKR" İSİMLİ UYGULAMAYI KULLANDIĞI TESPİT EDİLDİ

Şüpheli Gün'den elde edilen dijital materyallerin ön incelemesinde, hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kaydı bulunan kişiler ve yabancı ülkelere ait istihbarat servisi elemanlarıyla irtibatı olduğunun tespit edildiği ve suç unsuru olabilecek nitelikte çok sayıda görsel bulunduğunun anlaşıldığı aktarıldı.

İddianamede, Gün'ün tutuklanmasının ardından materyalleri üzerinde yapılan incelemede, genellikle terör örgütleri ve uluslararası casusluk faaliyetlerinde bulunan şahıslar tarafından kullanıldığı bilinen kriptografik veri tabanlı "Wickr" isimli uygulamayı kullandığının tespit edildiği kaydedildi.

Yine Gün'ün dijital materyallerinde, Seher Ercili Alaçam, Ekrem İmamoğlu ve Gün'ün birlikte çektirmiş oldukları fotoğrafların bulunduğu, şüpheli Gün'ün "İmamoğlu çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla kurulan suç örgütü" yöneticisi olan Özkan ile "Wickr" ve "WhatsApp" isimli uygulamalar aracılığı ile irtibatı olduğunun belirlendiği aktarıldı.

İddianamede, Hüseyin Gün'ün para hareketlerine yönelik yapılan MASAK incelemesinde, herhangi bir ticari işletmesi bulunmamasına rağmen yüklü miktarda yurt içi yurt dışı para transferlerinin bulunduğu, hesaplarında 85 milyon lira tutarındaki paranın nakit çekiminin gerçekleştirildiği ve bu tutarın kullanımına ilişkin herhangi bir alım-satım kaydına rastlanılmadığı bildirildi.

Şüpheli Gün'e ait olduğu bildirilen dijitallerde "Hazim10000" isimli sosyal medya hesabı ve bu hesapla bağlantılı şemanın bulunduğu aktarılan iddianamede, "Ansarsharia.blogspot.com" isimli hesabında terör örgütü DEAŞ'ın simgesi olan bez parçasının gösterildiği ve yazılı bir metin olduğu, geçmiş dönemde Türkiye geneli kamu kurum ve kuruluşlarının resmi hesapları ve kamu personeli kişi ve kişilerin hesaplarının ele geçirilmesi/siber saldırı düzenlenmesi yönünde faaliyetleri olduğuna yönelik bilgiler bulunan "REDHACK" olarak tanımlanan hacker grubunun paylaşımlarına ilişkin fotoğraflar da bulunduğu vurgulandı.

İddianamede, Gün'ün telefonunda farklı ülke vatandaşlarına ait pasaport fotoğrafları olduğu, bunlar üzerinde yapılan incelemede, Yehouda Shennav'ın Ağustos 2019'da Türkiye'ye giriş çıkış yaptığı, bu kişinin açık kaynaklarda "İsrailli bir sosyolog ve eleştirel teorisyen" olarak belirtildiği, ayrıca "Mizrahi Demokratik Gökkuşağı Koalisyonu, İsrail'deki Mizrahi Yahudileri arasında bir sosyal adalet örgütüdür" şeklinde koalisyon üyesi olduğuna dair teyide muhtaç bilgiler bulunduğu ifade edildi.

HÜSEYİN GÜN'ÜN TERÖR ÖRGÜTÜ FETÖ'NÜN ÜST DÜZEY SÖZDE YÖNETİCİLERİYLE İRTİBATI

Gün'ün kimlik bilgileri tespit edilemeyen yabancı askeri üniformalı kişi ile fotoğrafı ile harita koordinatlarının yer aldığı bir görselin bulunduğu belirtilen iddianamede, yapılan sorgulamada bu yerlerin, Yemen'in Aden şehri konumunu gösterdiği, Gün'ün istihbaratlar arasında önemli koordinatlar üzerinden çalışmalar yaptığı belirtildi.

İddianamede, Gün'ün bilgisayarındaki incelemelerde, terör örgütü FETÖ/PDY kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarınca tanzim edildiği değerlendirilen "hassas ve çok gizli" olarak belirtilen belge ve dokümanlara ilişkin fotoğraflar da bulunduğu aktarıldı.

Söz konusu fotoğraflarda yer alan "Black Cell (Kara Hücre)" olarak belirtilen oluşumun "Sublime" isimli şahıstan alınan talimatlar doğrultusunda terör örgütü FETÖ/PDY'nin faaliyetleri kapsamında çalışmalar gerçekleştirdiği aktarılan iddianamede, bu çalışmalarla alakalı Türkiye, ABD ve İngiltere'nin üst düzey yöneticileri ile görüşme gerçekleştirdikleri, ABD ve İngiltere'nin Türkiye hakkındaki görüşleri konusunda istihbari bilgi topladıkları belirtilmekle, bahse konu belgelerin "çok gizli, hassas" olarak nitelendirildiği ve herhangi bir kişi ya da kuruluşun ulaşamayacağı bilgi ve belgeler olduğu kaydedildi.

İddianamede, terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'e ait çok sayıda fotoğraf ve video kaydının olduğunun da tespit edildiği, Maltego XL isimli program üzerinden "Bilgi Şeması" adı altında FETÖ'den haklarında adli işlem tesis edilen ve "Yurt dışı-İngiltere yapılanması" içerisinde faaliyet yürüten veya Türkiye geneli sözde "mahrem yapılanma" içerisinde üst pozisyonda faaliyet gösteren ve yurt dışında bulunan kişilerin harita üzerinde ilişki ağlarının şemalandırıldığı anlatıldı.

Bu şemada belirtilen kişiler ve adreslere yönelik yapılan araştırmalarda, Özcan Keleş hakkında terörden arananlar listesinde sarı kategoride yakalama emri olduğu kaydedilen iddianamede, Keleş'in açık kaynak araştırmalarında ise terör örgütü elebaşı Gülen'in sağ kolu olarak tanımlandığı belirtildi.

"15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN ARDINDAN CASUSLUK FAALİYETLERİNDE BULUNDU"

Şemada yer alan diğer isim Ramazan Güveli'nin de terör örgütü FETÖ/PDY kapsamında hakkında yakalama kararı olduğu ve yurt dışında bulunduğu belirtilen iddianamede, iki şüphelinin SETAV isimli kurum/vakıf tarafından "FETÖ İngiltere yapılanması" adı altında yayımlanan içeriklerde isimlerinin geçtiği, dolayısıyla Hüseyin Gün'ün 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bu hususta ülke sınırları içerisinde casusluk faaliyetlerinde bulunduğunun anlaşıldığına dikkati çekildi.

İddianamede, materyaller içerisinde, harita üzerinde farklı noktaların işaretlenerek, bu noktalara ilişkin askeri ve stratejik öneme sahip konumlara ilişkin olduğu değerlendirilen görseller ile çok sayıda silah ve mühimmat fotoğrafların bulunduğunun tespit edildiği, bu fotoğrafların siviller tarafından temin edilmesinin mümkün olmayacağının anlaşıldığı bilgisi de yer aldı.

Terör örgütü elebaşı Gülen'in ABD'de "geçici tutuklanması ve iadesi" ile alakalı Türkiye ve ABD yetkilileri arasında gerçekleştirildiği değerlendirilen yazışmalara ilişkin belgeler bulunduğu, Gün'ün bu yazışmaları temin ettiğinin belirlendiği ifade edilen iddianamede, Gün'ün ayrıca HTS/BAZ verilerinde özel hava aracı kullandığı veya kayıt dışı seyahat gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı vurgulandı.

İddianamede, Gün'e ait olduğu değerlendirilen el yazısı notun çevirisinde, Gün'ün 15 Temmuz günüyle alakalı "Ankara Gitme", "Plan ne" şeklinde ibarelerin bulunduğu, yaşanan süreçten haberdar olabileceğinin değerlendirildiği aktarıldı.

Yine Gün'den ele geçirilen belgelerde yer alan Shvan İbrahim Taha isimli kişiye yönelik yapılan açık kaynak araştırmalarında, bu kişinin George Soros tarafından desteklenen bir hedge fonunu yönettiği yönünde teyide muhtaç bilgilere ulaşıldığı belirtilen iddianamede, özellikle Soros vakfının Türkiye'de başta Gezi Parkı eylemleri olmak üzere çok sayıda anayasal düzene karşı gerçekleştirilen eylemlerde isminin geçtiği ve bu tür eylemleri finanse ettiğinin tespit edildiği, Hüseyin Gün'ün faaliyetlerinde Soros vakfından faydalandığının anlaşıldığı belirtildi.

HÜSEYİN GÜN, ORTA DOĞU ÜLKELERİ HAKKINDA İNGİLTERE BAŞKONSOLOSLUĞUNA SUNUM YAPTI

İddianamede, Gün'ün, Afganistan ve Libya ile alakalı yurt dışında faaliyet gösteren kişiler hakkında iletişim ve istihbari bilgi paylaşımında bulunduğu aktarılarak, Gün'ün Orta Doğu ülkeleriyle alakalı konularda İngiltere Başkonsolosluğu'na sunum yaptığı kaydedildi.

Şüpheli Hüseyin Gün hakkında, iddianamede şu ifadelere yer verildi:

"Şüpheli Hüseyin Gün'ün beyanında, kendisinin Piiq isimli bir şirketinin olduğunu, bu şirkette Aaron Barr isimli bir ortağının olduğunu, Aaron Barr'ın eski istihbarat servisi elemanı olduğunu fakat istihbarat faaliyetlerine devam ettiğini, bu şirkette analizlerin Aaron Barr tarafından yapıldığını ikrar ettiği, bu kapsamda şüphelinin iş adamı kisvesi altında istihbarat servisi elemanı olarak faaliyetlerde bulunduğu ve bu kişilerle irtibatlı olduğu anlaşılmıştır."

ÖNERİLEN VİDEO

Esenler'de metro raydan çıktı: Yolcular tahliye edildi

Kapat
Video yükleniyor...